• "Caravane" (Kervan) adlı gravür, 18. yüzyıl sonu – 19. yüzyıl başına tarihlenen, Anadolu coğrafyasındaki bir kervan molasını ya da yolculuğu betimleyen el-renkli bir baskıdır. Eser, Avrupa seyahatnamelerinde sıkça rastlanan "egzotik yaşam" temasını yansıtır. Eser Tipi: Elle renklendirilmiş bakır gravür baskı Konu: Caravane (Kervan) — Develer, çadırlar ve Osmanlı figürleriyle betimlenmiş hareketli bir yolculuk sahnesi Dönem: 18. yüzyıl sonu – 19. yüzyıl başı (yaklaşık 1790–1820) Sanatsal Analiz: Gravür, çadırların kurulduğu ve insanların deveyle ya da yaya olarak toplandığı bir kervan sahnesini betimler. Ön planda, Osmanlı tarzı kıyafetler içinde bir süvari figürü, kompozisyonun odak noktasını oluşturur. Giysi ve silah detayları, dönemin Doğu’ya duyulan kostüm ve gelenek merakını yansıtır. Çizer ya da gravür sanatçısına ait imza okunamamakla birlikte, eserin 18. yüzyıl sonu seyahat ressamlarından birine ait olduğu düşünülmektedir. Diğer taraftan, sağ üst köşede yer alan levha numarası ya da seri kodu, eserin büyük bir yayın veya seyahatname serisinin belirli bir cilt ve levhasına ait olduğunu gösterir. Bu tür kataloglama uygulaması, özellikle Alman ve Fransız yayınevlerinde yaygındı. Her ne kadar kesin kaynağı bu ibareyle saptanamasa da, eserin bir seri yayının parçası olduğu açıktır. Teknik Analiz: Çizgi detayları ve dokular, bakır gravür tekniğini işaret eder. Baskı sonrasında sahneye derinlik kazandırmak amacıyla elle renklendirme uygulanmıştır. Renklerin tonlaması ve gölgelendirme, dönemin pitoresk estetiğine uygun dramatik bir atmosfer yaratır. Kondisyon: 8/10 Eser, bakır gravür tekniğiyle basılmış olup iyi kondisyondadır. Kâğıt üzerinde ciddi bir leke, yırtık ya da onarım izine rastlanmamaktadır.  
  • Bu gravür grubu, Avrupa sanat ve yayıncılık tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Comte de Choiseul-Gouffier'nin eserinden alınan, tematik olarak birbirini tamamlayan üç adet el-renkli bakır gravür baskısından oluşur. Gravürler, Homeros'un İlyada'sına konu olan Truva (Troas) bölgesinin topografik görünümünü betimliyor. Bu gravür grubu, Comte de Choiseul-Gouffier'nin 1782 tarihli prestijli Voyage pittoresque de la Grèce eserinin orijinal baskısının gravürleri temel alınarak, 19. Yüzyıl başlarında yeniden üretilmiş baskılardır. Her ne kadar orijinal baskılardan alınmamış olsalar da, bu yeniden basımlar, orijinal çizimlerinin tarihi ve sanatsal önemini korumakta ve dönemin oryantalist seyahatname gravür koleksiyonculuğu açısından değer taşımaktadır. Eser Tipi: l renklendirmeli bakır gravür baskı (Hand-coloured Copper Engraving) Eser Sahibi/Yayın Projesi Sorumlusu: Choiseul-Gouffier, Marie-Gabriel-Auguste-Florent, comte de, 1752-1817 Orijinal Yayın: Voyage pittoresque de la Grèce (Cilt I), 1782. (https://archive.org/details/gri_33125008279693/page/272/mode/1up) Çizer (Ressam): Gravürün temelini oluşturan orijinal çizim, Jean-Baptiste Hilaire’e aittir. (yaklaşık 1753-1822) Hilaire, Choiseul-Gouffier'nin seyahatleri sırasında ona eşlik eden ve yerinde gözlem yaparak çizimleri yapan önemli bir Oryantalist ressamdır. Gravürcü (Hakkak): Hilaire'in çizimini bakır levha üzerine işleyen ve baskıyı mümkün kılan sanatçı, Denis-Malo Frélaut'tur (yaklaşık 1764-1824). Frélaut, eserin diğer levhalarında da imzası bulunan, dönemin tanınmış gravürcülerindendir. Sanatsal Analiz: Eser üzerinde bulunan gravürler, Truva'nın bulunduğu topraklardaki üç önemli noktayı gösteriyor ve her birinin altında, hangi alanı işaret ettiği belirtilmiş: Vue de l'Emplacement d'Ilion: İlion'un (Truva'nın) Yerleşim Yerinin Görünümü Vue des Sources froides du Scamandre: Skamandros'un (Karamenderes Nehri) Soğuk Kaynaklarının Görünümü Vue des Sources chaudes du Scamandree: Skamandros'un (Karamenderes Nehri) Sıcak Kaynaklarının Görünümü Ek Bilgiler:  Bu çalışma, Choiseul-Gouffier'nin (1784'te İstanbul'a Fransız büyükelçisi olarak atanan aristokrat bir diplomattır) Klasik Yunan ve Anadolu uygarlıklarına olan büyük ilgisini yansıtır. Voyage pittoresque de la Grèce, 18. yüzyıl Avrupa'sında Neoklasik akımın yayılmasında ve arkeolojik keşiflere olan ilginin artmasında kilit rol oynamış, Batı sanat anlayışını derinden etkilemiştir. Gravürler, Osmanlı coğrafyasının en erken ve en değerli resimli kayıtları arasındadır. Kondisyon: 8/10 240 yılı aşkın yaşına göre kondisyonu çok iyi; kâğıt tonunda hafif yaş patinası dışında renk canlılığı korunmuştur.
  • Bu eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri ve protokol hayatını detaylandıran bir yayından alınmış, Büyük Vezirin resmi çadırını ve ordugâh düzenini gösteren iki ayrı teknik çizimi tek bir levhada sunan bir gravürdür. Eser Tipi: İki Görünümlü Elle-Renklendirilmiş Gravür Baskı (Two-View Hand-Coloured Engraving) – Teknik Çizim Konu: La Tente du Grand Vizir (Büyük Vezirin Çadırı) – Osmanlı Ordugâhı Mimarisi Dönem: 18. Yüzyıl Sonu – 19. Yüzyıl Başı (Yaklaşık 1790 – 1820) Sanatsal Analiz: Gravür sanatçısının imzası bulunmuyor. Büyük olasılıkla, Osmanlı sarayında veya ordugâhında gözlem yapan Avrupalı bir teknik ressam tarafından çizilmiş ve daha sonra Avrupa'da gravür haline getirilmiştir. Üstteki görsel, Vezir çadırının (Ana Divan çadırı) ve daha küçük çadırların dış koruma paravanı içine yerleştirilmiş genel ordugâh düzenini gösterir. Yanında duran sancaklar ise Vezirin yüksek rütbesini simgeler. Alttaki görsel ise, Ana Divan çadırının iç/dış cephe süslemesini gösteren detaylı bir görünüm. Teknik Analiz: Muhtemelen Bakır Gravür ve Elle Renklendirme. Çizimler, bir mimari plan veya askeri protokol çizimi gibi, perspektiften çok oranlara ve teknik detaylara odaklanmıştır. Renklendirme, Vezir çadırının kırmızı, mavi ve altın sarısı gibi zengin süsleme ve kumaşlarını betimler. Çizim altındaki yazılar, çadırın bölümlerini açıklar; Tente du Divan (Divan Çadırı), Tente de retraite (Geri Çekilme Çadırı) ve Vezirin özel ihtiyaçları için ayrılmış bölümler. Bu, eserin sadece görsel değil, aynı zamanda protokol ve mimari açıdan bilgilendirici bir belge olduğunu kanıtlar. Ek Bilgiler: Bu tür teknik ve detaylı levhalar, özellikle 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarında, Osmanlı ordusunun organizasyonunu, giyimini ve protokolünü inceleyen Baron de Tott, Mouradgea d’Ohsson ya da Luigi Mayer gibi sanatçıların veya seyyahların büyük yayınlarında yer alırdı. Kondisyon: 8.0/10 Levha, yaşına göre iyi korunmuştur. Kenarlarda ve sağ üst üst kısımda hafif bir sararma veya küçük bir nem lekesi gözlenmekte. Elle renklendirme canlılığını korumuş, özellikle çadır detaylarındaki zengin renkler belirgindir. Çizim çizgileri ve kağıt üzerindeki baskı izi temizdir.
  • Bu eser, 19. yüzyılın tanınmış manzara ressamı ve çizerlerinden William Henry Bartlett (1809–1854) tarafından tasarlanmış, yetkin gravür sanatçısı William Radclyffe (1783–1855) tarafından çelik levha üzerine işlenmiştir. Gravür, Sultan Süleyman Türbesi’nin iç mekânını ve dönemin Osmanlı mimarisine özgü manevi atmosferini betimlemektedir. Eser Tipi: Çelik Gravür Baskı (Steel Engraving) Sanatçılar: W. H. Bartlett (çizim) ve W. Radclyffe (gravür) Konu: Sultan Süleyman Türbesi'nin içi Dönem: Gravür, Bartlett’in ünlü seyahat albümü The Beauties of the Bosphorus (yaklaşık 1838) için hazırlanmıştır. Bu albüm, 19. yüzyıl İngiliz kamuoyunda Osmanlı topraklarına yönelik oryantalist ve romantik ilgiyi artıran başlıca görsel kaynaklardan biridir. Sanatsal ve Teknik Analiz: Eser, Sultan Süleyman'ın türbesinin içini etkileyici bir şekilde betimliyor. Kompozisyon, türbenin kubbeli tavanını, sarkıt avizeyi, süslemeli iç mekân detaylarını ve sandukaların etrafında dolaşan ziyaretçileri tasvir eder. Ziyaretçilerin türbe içindeki duruşları ve giyimleri, dönemin sosyal yapısına dair önemli detaylar sunuyor. Figürlerin konumlandırılışı, mekânın anıtsal ölçeğini vurgularken esere hem ölçü hem de yaşanmışlık hissi kazandırır. Teknik Detaylar: Eserin alt kısmında, sanatçı ve gravürcüyü belirten “delt.” kısaltması delineavit (çizen), “sculpt.” kısaltması sculpsit (oyan) anlamına gelir.. Bu, Bartlett'in yerinde yaptığı çizimi, Radclyffe'nin ise görseli çelik levha üzerine işlediğini gösteriyor. Bu ortak çalışma, 19. yüzyılın seyahat kitaplarının ve illüstrasyonlarının karakteristik bir özelliğiydi. Ek Bilgiler: Sultan Süleyman Türbesi, Mimar Sinan'ın en büyük eseri olan Süleymaniye Camii Külliyesi'nin bir parçası. Türbe, hem mimari bir şaheser hem de Osmanlı tarihinin en önemli şahsiyetlerinden birine adanmış kutsal bir mekân. Bartlett gibi sanatçılar, Osmanlı'nın bu tür mistik ve mimari değerlerini, ürettikleri eserlere yansıtarak, Batı'da hayranlık uyandıran Türkiye imajını oluşturdular. Kondisyon: 7/10 Yaşına ve kâğıdın narin yapısına rağmen eser genel olarak iyi korunmuştur. Yüzeyde hafif sararmalar ve yer yer küçük lekeler görülse de, baskının ana hatları ve detayları son derece nettir.
  • Üç Osmanlı Camisinin Görünümü (Sultan Ahmet, Fatih, Yeni Valide) İstanbul Camileri Gravürü (Sultan Ahmet, Fatih, Yeni Valide), tek bir levha üzerinde İstanbul’un üç önemli Osmanlı camisinin görünümünü sunar. Eser, 18. yüzyıl sonu veya 19. yüzyıl başına tarihlenen el-renkli bir gravürdür. Bu tür tematik levhalar, Fransız ve İngiliz seyahatnamelerinde sıkça karşılaşılan bir betimleme tarzıdır Eser Tipi: Üç Görünümlü El-Renkli Gravür Baskı Konu: İstanbul Camileri (Sultan Ahmet, Fatih, Yeni Valide Camii) Dönem: 18. Yüzyıl Sonu – 19. Yüzyıl Başı (Yaklaşık 1790 – 1820) Yayıncı/Matbaa: Gravürün sağ alt köşesindeki matbaa ibaresi tam olarak deşifre edilemese de, "Imp. chez..." ile başlayıp devam eden bu yazı, eserin 19. yüzyılın başlarında, orijinal çizimleri farklı sanatçılara ait bir İstanbul konulu yayından, 19. yüzyıl başlarında yeniden üretilmiş bir baskı olduğunu gösterir. Sanatsal Analiz: Mimari yapılar, bütün detaylarıyla ve oranlarına uygun olarak betimlenmiş. Dönemin Osmanlı sokak hayatını yansıtan figürler de ön plana yerleştirilerek sahneye hareket katılmış. Eser bu haliyle bir bakıma "Neoklasik Seyahatname Üslubunu" yansıtmakta. Levha numaraları, bu baskının bir albüm ya da seyahatnamenin ikinci bölümündeki 82. levha olduğunu gösterir. Numaralar, kaynağın ciltli, büyük ve çok bölümlü bir eser olduğuna işaret ediyor. Diğer taraftan, birden fazla levha numarası bulunması, bu baskının bir ciltte yer alan üç ayrı gravürün daha sonra tek levha üzerinde birleştirilmiş versiyonu olabileceğini düşündürür. Yani, camilerin orijinal basımlarda ayrı ayrı sunulmuş olması muhtemeldir. Betimlenen Yapılar : VUE DE LA MOSQUÉE DE SULTAN-AHMET: Sultan Ahmet Camii (Mavi Cami). VUE DE LA MOSQUÉE DE SULTAN MEHEMMED: Sultan Mehmed Camii (Fatih Camii). VUE DE LA MOSQUÉE DE LA VALİDÈ (prise du côté de terre): Valide Camii'nin (Yeni Cami) kara tarafından görünümü. Ek Bilgiler: Sultan Ahmet Camii (Vue de la Mosquée de Sultan-Ahmet): 1609-1616 yılları arasında Sultan I. Ahmet tarafından Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır. İstanbul'un altı minareli tek selatin camisi olmasıyla ünlüdür. Avrupa'da "Mavi Cami" (Blue Mosque) olarak bilinir. (Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Mimarlık Tarihi Akademik Yayınları) Fatih Camii (Vue de la Mosquée de Sultan Mehemmed): Fatih Sultan Mehmed adına 1463-1470 yılları arasında yapılan, şehrin fethinden sonra inşa edilen ilk büyük selatin camisidir. 1766 depreminde büyük hasar görmüş, III. Mustafa döneminde Mimar Mehmet Tahir Ağa tarafından yeniden inşa edilmiştir. Gravürdeki görünüm, büyük olasılıkla 18. yüzyılda gerçekleştirilen bu yeniden inşa dönemine aittir. (Kaynak: Kültür Bakanlığı Envanter Kayıtları, Sanat Tarihi Kaynakları) Yeni Valide Camii (Vue de la Mosquée de la Valide): Eminönü'nde yer alan bu caminin inşası 1597'de Safiye Sultan tarafından başlatılmış, çeşitli kesintilerden sonra Turhan Hatice Sultan döneminde 1665 yılında tamamlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun "Kadınlar Saltanatı" döneminin bir simgesidir. Kara tarafından görünümü (prise du côté de terre) özellikle özenli bir biçimde tasvir edilmiştir. (Kaynak: İstanbul Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivleri, Tarihçiler ve Mimarlık Uzmanları) Kondisyon: 8/10 Tek bir levha üzerinde üç ayrı görsel sunan bu eser, yaşına göre oldukça iyi kondisyondadır. Kağıt ton değişimi yaşına uygun, ancak ciddi bir hasar veya lekelenme gözlenmemiştir. Baskı kalitesi ve el-renklendirmesi oldukça iyidir. Çerçevelenmeye uygun nitelikte olup, koleksiyonluk değerdedir.
  • Büyük şair Nazım Hikmet'in, uzun yıllar adı bilinmeyen son sevgilisi Adile Hüseyinova'nın (Adilya Guseinova) tek orijinal fotoğrafı... Dünyada ilk defa satışa sunulan fotoğrafın vasıfları şöyle:
    • 134 mm. x 79 mm.
    • İpek kağıda siyah - beyaz...
    Literatür______________________________
    • 13.01.2002 tarihli gazete haberleri
    Katalog notu___________________________ Adile Hüseyinova, Nazım Hikmet'le (Ran) 1961 yılında tanıştı, aşık oldu. Hüseyinova'nın ilişkisi ölümüne kadar yani 2 yıl sürdü. Her iki tarafta bu ilişkiyi titizlikle sakladı. Hüseyinova'nın ne adı bilindi, ne de fotoğrafı görüldü. Nazım, Azeri kökenli olan Hüseyinova'yı  dostlarına tanıtırken ‘‘İstanbul kızlarını andıran Adile Hanım’’ şeklinde takdim ederdi. Eşi Vera'nın eski kocasıyla gizlice görüştüğünü öğrenen öğrenen Nazım, vefatından üç gün önce Hüseyinova'nın evine taşınmaya karar verir. Aldatılmanın acısıyla bitkin vaziyettedir. ‘‘Kalbim yoruldu, ağrıyor’’ diyen Nazım, intihar eden yazar dostu Ernest Hemingway'le ilgili Hüseyinova'ya şunları söyler: ‘‘İntihar ederek çok cesurca davrandı. Bir şey yapamıyorsan gitmelisin’’. Nazım, bu sözlerinden üç gün sonra kalp krizi geçirerek, 3 Haziran 1963 tarihinde hayata veda eder.
  • Ouvrard - 18. Yüzyıl Fransız Viyolonsel (Cello) yalnızca bir müzik aleti değil, aynı zamanda 18. yüzyıl Avrupa sanat ve zanaat tarihinin önemli bir mirasıdır. Bu eser, dönemin Paris’teki önde gelen yaylı çalgı yapımcılarından Jean Ouvrard’ın elinde tınısını bulmuştur. Enstrümanın değerini belirleyen en önemli unsur, üzerindeki üretici etiketi ve 1740’lı yıllara uzanan geçmişidir. Bu tarih, eseri Barok Dönem’den Klasik Dönem’e geçiş sürecine, hatta Galant Müzik akımı dönemine konumlandırmaktadır. Ouvrard’ın bu viyolonseli, bir müze ya da ciddi bir koleksiyon için paha biçilmez bir tarihsel bağlam sunmaktadır. Antonio Stradivari gibi efsanevi isimlerin gölgesinde kalmış olsalar da, Ouvrard gibi ustalar 18. yüzyıl Fransız lutherie (yaylı çalgı yapımı) sanatına yön vermiş, kendi dönemlerinin saygın zanaatkârları olarak tarihte yer edinmişlerdir. Materyal: Enstrümanın gövdesi, yaşının getirdiği asil patinaya sahip, ince taneli ladin ve akçaağaçtan işlenmiştir. Kapak, sap, baş ve burgular tamamen el oymasıdır. Tel kuyruğu, köprü ve ses delikleri gibi parçalar da dönemin el işçiliği geleneğini yansıtır. Teknik: Bu eser, 18. yüzyıl Fransız lutherie ekolünün seçkin örneklerinden biridir. Özellikle ses deliklerinin (f-holes) zarif oyulması ve sap başındaki “salyangoz” (scroll) biçimli oyma, dönemin estetik anlayışını kusursuz biçimde yansıtır. Marka-İşaret: Viyolonselin iç kısmında, “Ouvrard Luthier à Ste Cecille Place de l’Ecole à Paris. 174...” ibaresini taşıyan bir etiket yer almaktadır. Bu etiket, enstrümanın 1740’lı yıllarda Paris’te yaşayan ünlü luthier Jean Ouvrard tarafından yapıldığını gösterir. Etikette geçen “Ste Cecille” ifadesi, müziğin koruyucu azizesi Azize Cecilia’ya adanmıştır. Bu atıf, dönemin Fransız luthierleri arasında yaygın bir gelenekti. Kondisyon: 7/10 İmalatının üzerinden neredeyse üç asır geçmiş olmasına rağmen, Ouvrard’ın bu viyolonseli yaşına göre oldukça iyi bir kondisyondadır. Ahşap yüzeyde doğal aşınmalar, çizikler ve hafif cila kaybı görülmektedir; ancak enstrümanın ana gövdesi ve yapısal bütünlüğü korunmuştur. Değeri göz önünde bulundurularak, kapsamlı bir inceleme ve restorasyon önerilir. Bu parça, hem koleksiyonluk değeri hem de Avrupa müzik tarihine taşıdığı miras açısından nadir rastlanan bir örnektir.
  • “Smyrna from the Harbour”, 19. yüzyılın en üretken topografik sanatçılarından Thomas Allom (1804–1872) tarafından tasarlanmış, dramatik ve etkileyici bir İzmir (Smyrna) Körfezi manzarasıdır. Bu gravür, 1838 yılında Londra’da yayımlanan “Constantinople and the Scenery of the Seven Churches of Asia Minor” adlı ünlü seyahat albümünün bir parçasıdır. Eser Tipi: Çelik Gravür Baskı (Steel Engraving) Sanatçılar: Thomas Allom (çizim), J. C. Bentley (gravür) Konu: İzmir Körfezi'nden görünüm Dönem: 19. Yüzyılın ilk yarısı (1834-1836) Yayın: Thomas Allom, David Roberts ve William H. Bartlett gibi 1800'lerin başında Yakın Doğu'ya seyahat eden usta sanatçılardan biriydi. 1837 yılında İstanbul, Bursa ve Ege bölgesinde on ay boyunca seyahat ederek çizimler yaptı. Sanatsal ve Teknik Analiz: Ön planda dalgalı bir denizde mücadele eden tekneler görülür. Soldaki büyük yelkenli, rüzgâra karşı yelkenini indirmeye çalışan bir figürle dramatik bir gerilim yaratırken, güvertedeki bir diğer figür uzaklaşan kayığa bakar. Kayığın bir yanında kadınlar, diğer yanında kürek çeken erkekler yer alır. Arka planda ise denizin hareketliliğine tezat biçimde, İzmir kıyıları ve yapıları dingin bir siluet olarak belirir. Bu karşıtlık, Allom’un dramatik ışık kullanımını ve romantik kompozisyon anlayışını yansıtır. Gravürün alt kenarında kimlik bilgileri yer alır: Ortada “Smyrna from the Harbour – Asia Minor” başlığı, sol altta “T. Allom delt.” (delineavit, çizen), sağ altta “J. C. Bentley sculpt.” (sculpsit, oyan) notları bulunur. Ek Bilgiler: 19. yüzyıl, Batılı gezginlerin ve sanatçıların Osmanlı coğrafyasına duydukları merakın doruğa ulaştığı dönemdir. İzmir, bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli liman kentlerinden biri olarak, hem ticari canlılığı sebebiyle, hem de çok kültürlü yapısıyla sanatçılar için ilham kaynağı olmuştur. Thomas Allom, II. Mahmud döneminde (1834–1836) İstanbul, Bursa, Manisa, İzmir, Efes, Bergama ve Pamukkale gibi kentlerde çizimler yapmış, bu tasvirler daha sonra gravür serilerinde yayımlanmıştır. Müzayedemizdeki bu eser, İzmir'in o dönemdeki canlılığını ve doğal güzelliğini yansıtan nadir görsellerden biri. Kondisyon: 7/10 Yaşına ve kâğıdın hassas yapısına rağmen eser genel olarak iyi durumdadır. Kâğıt yüzeyinde hafif sararma ve yer yer küçük lekeler görülse de baskı alanı netliğini ve detaylarını korumaktadır.
  • "Tyre, from the Mainland” başlıklı bu gravür, 19. yüzyılın tanınmış manzara ressamı ve çizerlerinden William Henry Bartlett (1809–1854) tarafından tasarlanmış, gravür sanatçısı William H. Capone tarafından çelik levha üzerine işlenmiştir. Gravür, Lübnan’ın kadim liman kenti Sur’un (Tyre) tarihî dokusunu ve Akdeniz atmosferini yansıtır. Eser Tipi: Gravür Baskı (Engraving) Sanatçılar: W. H. Bartlett (çizim) ve W. H. Capone (gravür) Konu: Tyre (Lübnan) manzarası Dönem: Bu gravür, Bartlett'in 1838 yılında basılan ünlü seyahat serisi "Syria, The Holy Land, Asia Minor Illustrated" adlı eseri için üretilmiştir. Sanatsal Analiz: Eser, adından da anlaşılacağı gibi, Sur (Tyre) şehrinin karadan görünümünü betimliyor. Ön planda küçükbaş hayvanlarını otlatan figürler, sağda sohbet eden birkaç kişi ve arkada, kente hâkim bir kilise ile Sur’un sakin denizi görülür. Bu çok katmanlı kompozisyon, hem pastoral hem de tarihî bir manzara etkisi yaratır. Teknik Detaylar: Eserin alt kısmında, gravürün kimliğini belirleyen ibareler yer alır. Ortada “Tyre, from the Mainland” başlığı, sol altta “W. H. Bartlett delt.” (delineavit, çizen), sağ altta “W. H. Capone sculpt.” (sculpsit, oyan) notları bulunur. Bu, Bartlett’in sahada yaptığı çizimin Capone tarafından çelik levha üzerine itinayla işlenmiş olduğunu gösterir. Ek bilgiler: Sur (Tyre), antik çağlardan beri Akdeniz'in en önemli liman şehirlerinden biriydi. Fenikeliler’in başkenti olan bu antik kent, M.Ö. 332’de Büyük İskender’in ünlü kuşatmasıyla tarihe geçmiş, Doğu Akdeniz’in ticaret ve kültür merkezlerinden biri olmuştur.““Tyre, from the Mainland” gravürü, Batılı sanatçıların Kutsal Topraklar ve Doğu Akdeniz’in tarihî mirası karşısında geliştirdikleri oryantalist ilgiyi yansıtan önemli örneklerdendir. Eser, Sur'un hem antik hem de 19. yüzyıldaki görünümünü bir arada sunan nadir bir tarihi belge. Kondisyon: 7.5/10 Yaşına ve kâğıdın hassas yapısına rağmen eser iyi korunmuştur. Kâğıt yüzeyinde hafif sararma ve küçük lekeler görülse de, baskının ana hatları ve detayları son derece nettir.
  • Osmanlı tapu...
    • Nazaroğlu Hacı Karabet kızı Serbuhi Hatun'a ait tapu (*)
    • Tekirdağ (Filyos) tarla tapusu 1/6 hisse
    • 59.5 x 33 cm.
    • Kondisyonu çok iyi durumdadır.
    (*) Karabet isim ya da soyadının Anadolu Ermenileri arasında yaygın olduğu dikkate alınarak, Serbuhi Hatun'un Türkiye Ermenisi olabileceği değerlendirilmektedir.
  • II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 30. yıldönümüne atıfla Bursa'da 19 Ağustos 1322 (31 Ağustos 1906) tarihinde "Mamulât ve Mahsûlât Sergisi" düzenlenir. (*) Müzayedeye sunduğumuz deri cüzdanın, Mamulat Sergisi için özel olarak imal edildiği tahmin edilmektedir. Mamulat Sergisi’nde şekercilik ve pastacılıktan, mücevherata, dericilikten orman ve maden işlerine, güzel sanatlardan Kütahya çinilerine kadar 21 farklı alanda ürün sergilenerek satış yapılır. (**) Sergiyi, Almanya, Fransa, İngiltere ve Avusturya gibi ülkelerden çok sayıda kişinin gezdiği belirtilmektedir. (***)
    • Dana derisi cüzdan üzerinde Osmanlıca şu ifadeler yer alıyor:
    Mamulat-ı Dahiliyye (Yerli imalat) Hakkı Sabri Biraderler. Uzunçarşı'da 108 numara. (****) Cülus-ı Sultaniyye Yadigarı (Sultanın tahta geçmesi...)
    • Latin harfleriyle yeralan ifade ise şöyle:
    Souvneir Cosp / Lee (*****) Vasıflar ----------------------
    • Dana derisi
    • Deri iple tırtıl işleme benzeri yöntemle dikilmiştir. Sonrasında yapılan tadilatta pamuk ipliği kullanılmıştır.
    • Çıt çıtları makinasız - elle basılmıştır.
    • Kapalı hali, 117 mm. x 180 mm. / Açık hali: 270 mm. x 180 mm.
    (*) Cafer Çiftçi, Uludağ Üniversitesi, Fen - Edebiyat Fak. Sosyal Bilimler Dergisi, yıl: 14, sayı: 24, 2013/1 (**) Hüdâvendigâr Vilâyeti Salnâmesi, 1325 (1907-1908), s.290. (***) Bursa Gazeteciler Cemiyeti, http://bgc.org.tr/ansiklopedi/bursa-sergisi.html (****) Evliya Çelebi seyahatnamesine göre Bursa - Uzun Çarşı’da 9.000 dükkan faaliyet göstermektedir. Deri cüzdanı imal eden Hakkı Sabri Biraderler'in de 108 kapı numaralı dükkanda çalıştıkları anlaşılıyor. (***) Souvenir (hatıra eşya) kelimesi yerine "souvneir" kelimesinin yanlışlıkla basılmış olabileceğini tahmin ediyoruz. Ayrıca "Cosp / Lee" ifadesinin de Latince Constantinopolis'e (İstanbul''a) işaret ettiğini düşünüyoruz.  Özellikle Fransız, Venedik, Ceneviz gibi ülke menşeili objelerde "Cons - Ple" benzeri kısaltmalarla karşılaşılır.  Latin köklü dillerden Osmanlıca'ya çeviride transkripsiyon hatalarına sık sık tesadüf edilir.. Latince Constantinople ya da Kostantiniye kelimelerinin  Osmanlı Türkçesi'nde ( قسطنطينيه) Kostantînīyye olarak kullanılması tipik bir örnektir. Özel not --------------------------------- II. Abdülhamit'in tahtı çıkışının yıldönümü anısına imal edilen deri cüzdan, yukarıda okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • (G.B. koleksiyonu)
    • Porselen, çok nadir...
    • Karl Ens kuş figürleri 80- 100 yaş civarındadır. Yeşil rüzgar gülü damgalarıya dikkat çekmektedir. Marka kataloğuna göre yeşil rüzgar gülü, 1919 - 1945 yılları arasındaki kullanılmıştır.
    • Figürler, 8 ve 10 cm. yüksekliktedir.
    • Figürler numaralıdır.
    Karl Ens ---------------------------------- Karl Ens porselen evi - atölyesi, 1899 - 1972 yılları arasında faaliyet gösterdi. Atölye üç çeyrek yüzyıl boyunca sadece üst sınıf - dekoratif porselen figür çalıştı. Kurucu (baba) Karl Ens porselen imalatına Tiebner isimli ortağı ile 1860 yılında başlamıştı. Ancak 1899 yılından itibaren iki oğluyla beraber Porzellanfabrik Karl Ens adı ile müstakil imalata yöneldi. Porselen figürler, Ens'in oğulları (küçük) Karl ve Eduardo'nun atölyeyi çalıştırdığı 1919 - 1939 döneminde dünyada kült haline geldi. E, N, S harfleri ve rüzgar gülü ile işaretlenen Ens figürleri, dönemler itibariyle farklı markalarda kullanmıştır. Karl Ens porselen evi 1972 yılında millileştirilerek 1990 yılına kadar VEB Sitzendorfer Porzellanmanufaktur bünyesinde faaliyet göstermiştir.
  • (G.B. koleksiyonu)
    • Porselen, nadir…
    • Karl Ens kuş figürleri 50 - 80 yaş civarındadır. Mavi (Delf çinisi) rüzgar gülü damgasıyla dikkat çekmektedir. Marka kataloğuna göre mavi rüzgar gülü 1945 - 1972 yılları arasında kullanılmıştır.
    • Tek dal üzerine yerleştirilen kuş figürleri, 9 ve 14 cm. yüksekliktedir.
    • Figürler numaralıdır.
    Karl Ens ———————————- Karl Ens porselen evi – atölyesi, 1899 – 1972 yılları arasında faaliyet gösterdi. Atölye üç çeyrek yüzyıl boyunca sadece üst sınıf – dekoratif porselen figür çalıştı. Kurucu (baba) Karl Ens porselen imalatına Tiebner isimli ortağı ile 1860 yılında başlamıştı. Ancak 1899 yılından itibaren iki oğluyla beraber Porzellanfabrik Karl Ens adı ile müstakil imalata yöneldi. Porselen figürler, Ens’in oğulları (küçük) Karl ve Eduardo’nun atölyeyi çalıştırdığı 1919 – 1939 döneminde dünyada kült haline geldi. E, N, S harfleri ve rüzgar gülü ile işaretlenen Ens figürleri, dönemler itibariyle farklı markalarda kullanmıştır. Karl Ens porselen evi 1972 yılında millileştirilerek 1990 yılına kadar VEB Sitzendorfer Porzellanmanufaktur bünyesinde faaliyet göstermiştir.
  • Masif ceviz, oymalı ikili koltuk... (*)
    • Tamamı el işi - oyma. (**)
    • Kolçaklar tek taraflı çıkarılarak katlanmaktadır.
    • Masif ceviz, 97 x 94 x 40 cm.
    • 1960'lı yıllar (***)
    (*) Sahibinin verdiği bilgiye göre 1980 başlarında adı hatırlanamayan antikacıdan satın alınmıştır. (**) Oyma tarzı itibariyle yapan ustanın geleneksel yöntem ve ekipmanla çalıştığı ve Ermeni kökenli olabileceği değerlendirilmektedir. (***) Kullanılan vida - somunlar, imalat yaşının 60 yıl civarında olduğunu teyit etmektedir.
  • Kirman ile eğrilmiş yün ve doğal boya kullanılarak, sine düğümü tekniğiyle dokunmuş, bölgesel motifler ile bezenmiş taban halısı. Çapı olmayan, desen simetrisi ve renk geçişleri mükemmel bir halı. 1970'li yıllardan... Döneminde kaçak yollardan Türkiye'ye sokulan, ipek hissi veren Gazne halısı. 248 x 208 cm.
    Kondisyon: Çok iyi (9/10)
    Değerlendirme notu: Sine düğümü, İran, Türkistan, Hint ve Çin halılarında yaygın olarak, Türk halılarında ise zaman zaman kullanılan bir düğüm tekniğidir. Adını batı İran’daki bir şehirden almıştır. Bu teknikte renkli yün ilme ipliğinin yalnızca bir ucu çözgü teline bağlanır. Öbür ucu diğer çözgü teline dolandıktan sonra önde sağa ya da sola doğru yatık şekilde bırakılır. Bu teknikle kadife gibi yumuşak bir dokuma ortaya çıktığı gibi desimetrekareye de daha çok düğüm sayısı düşer. Bu yüzden ince, zarif, yumuşak halıların dokunmasına müsait bir tekniktir.
     
  • Atatürk'ün çağdaş Türk kadınına rol model seçtiği Nimet Alisbah'ın eseri... (*) Eser, Türkiye'de ilk kez müzayedeye çıkıyor.
    • Nimet Alisbah (1912 - 2001)
    • Eser, 1969 yılında Türk - Amerikan Derneği'nde düzenlenen sergiden satın alınmıştır. (*)
    • Duralit üzerine yağlıboya
    • İmzalı
    • 38 x 43.5 cm. (çerçeveli 50.5 x 55.5 cm.)
    (*) Ayhan Çilingiroğlu koleksiyonu...
    • Çilingiroğlu, aynı zamanda aile dostu olan Nimet Alisbah’dan dinlediği anıları şöyle naklediyor: “Mustafa Kemal Atatürk, modern Türk kadını için rol model olabilecek genç kızlar belirlenmesini istemişti. Seçtiği 5 - 6 genç kızdan biri de Nimet hanımdı. Nimet hanım bu çerçevede Atatürk'ün seyahatlerine katıldı."
    • Çilingiroğlu, 12 Mart Muhtırasını takip eden Nihat Erim Hükümetinde (1971) Meclis dışından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (26.3.1971 - 11.12.1971) görevine getirildi. Sonraki yıllarda Dünya Bankası ve OECD'de çeşitli görevlerde bulundu.
    Kim kimdir ? (Einstein'ın arkadaşı...) --------------------
    • Nimet (Bilsel) Alisbah: Cumhuriyetin kurucu kadroları arasında yer alan Ord. Prof. Mehmet Cemil Bilsel'in kızıdır. Bilsel, bizzat Atatürk tarafından 1925 yılında Ankara Hukuk Mektebini kurmakla görevlendirildi. Burada dekan vekilliği ve devletler hukuku alanında öğretim üyeliği yaptı. 1934 yılında yeni kurulan İstanbul Üniversitesinin rektörlüğüne getirildi. Emekliye ayrıldığı 1943 yılında CHP’den Samsun milletvekili seçildi. 1949 yılında vefat etti. (Ref: Ali Çankaya, Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler , c. II, 1968)
    • Orhan Alisbah (1910 - 1989): Nimet Alisbah'ın eşi olup. Türkiye ve dünyanın önde gelen matematikçileri arasındadır. Çalışmalarıyla dikkat çeken Alisbah, 1955 yılında Princeton Üniversitesi'ndeki İleri Araştırmalar Enstitüsü'ne davet edilir. Enstitü de Einstein ve Oppenheimer'la birlikte çalışır. Einstein'ın çok önem atfettiği arkadaşı ve meslektaşıdır.
    • Einstein'le fotoğraf (1953): Aşağıda yer alan fotoğraf, Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsü'nde çekildi. Fotoğrafta Orhan Alisbah’ın oğlu Bilsel Alisbah ile Albert Einstein görülmektedir. Bilsel Alisbah'ın aktardığına göre 1950'li yıllarda Enstitü’nün şehre ulaşımı bir arabayla sağlanıyordu. Ön koltukta oturmak için iki kişi hep ısrar ederdi; Bilsel ve Albert. İkili, bu hoş çekişme neticesinde arkadaş oldu. Fotoğraf, Ağustos 1953’te çekildi. Einstein tarafından 1954’te imzalandı.
     
    • Annesi Nimet hanımın kızlık soyadını isim olarak alan Prof. Dr. Bilsel Alisbah'da (1937 - 2017) babası gibi uluslararası üne sahip bir matematikçi oldu. Bilsel Alisbah'ın girişimiyle 1998’dan beri her yıl Bilkent Matematik Bölümü’ndeki başarılı öğrencilere Prof. Alisbah bursu verilmektedir.
  • 1970’li yıllarda Sümerbank tarafından dokunmuş ipek halı. İlmek sıklığı; 10 x 10 cm. Ebat; 120 cm. x 80 cm.=0.96 m2
    Provenance: Ü. A.
    Kondisyon: (10/10)
       
    • 100 x 165 cm.
    • 1950 öncesi, Trakya.
    • Akrep motifli...
    • Merinos yün, kök boya, küçük bir kısım krom boya.
    (HW koleksiyonu)
  • Cumhuriyet dönemi, Ankaralı kadın pazarcılar... Arka yüz-el yazısı ile; "Bir pazar yeri - kümes hayvanlarının nasıl bağlandığına dikkat edin! Bunu tüm ülkelerde yapıyorlar." (A market place -note how the poultry have their legs tied. They do this in all continental countries.)
    Kondisyon: 10/10
     
  • Laonicus Chalcondyles'in (Chalcondile, 1423?-1490?) 17'nci kehaneti... "İstanbul'un Fethi" Gravür, Blaise de Vigenere tercümesi "L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien..." isimli kitabın 1650, Paris baskısından çıkmadır. (*)
    • Döneminin el (kök) boyası. (**)
    • Çok nadirdir.
    • Bakır baskı.
    • 33.7 x 23 cm. (Çerçeveli, 44.5 x 33.5 cm.)

    ------+-----

    "Türk İmparatorluğu'nun Çöküşü - On Yedinci Figür" başlığını taşıyan gravür, Chalcondyles'ın Türk İmparatorluğu'nun geleceğine ilişkin 17 kehanetinden 17'ncisini ifade ediyor. Gravür başlığı altında (Chalcondyles'ın el yazmalarından alıntılanan) arkaik Grekçe ifadeler yeralıyor. Epigram (***) kısmı ise şaşırtıcıdır. Eski Türkçe (Osmanlıca) kelimeler Latin harfleriyle yazılmıştır. Epigramın günümüz Türkçesiyle transkripsiyonu şöyledir: "Padişahımız gelir, kafirun (kafirin) memleketi(ni) alır, Kızılelma’yı alır, kabzeyler (zapt eder) (,) yedi yıla dek gavur kılıcı çıkmaz ise on iki yıla dek onların beyliğini eder (,) evi yapar (,) bağı diker, bahçeyi bağlar, oğlu kızı olur (.) On iki yıldan sonra Hristiyan’ın kılıcı çıkar, o Türkü gerisine püskürtür." Türk mitolojisine göre -münhasıran Yeniçeri doktrininde- "Kızıl Elma", İstanbul'dur. Dönemin Avrupası, Osmanlı İmparatorluğu'nun (7 ve 12 yıl içinde) İstanbul'u fethederek nüfusunu (oğul - kız ) çoğaltacağını düşünüyor. Süreler, Havvas ilimlerinden Dawa(h) sistemiyle değerlendirdiğinde her yılın bir jübile (herhangi bir olayın ellinci ya da yüzüncü yıldönümü) yılına işaret ettiği düşünülüyor. Başka bir hesaba göre de kehanette yer alan her yılın güneş yılının sürdüğü kadar güne yani 365 yıla tekabül ettiği kabul ediliyor.

    Kitap ismi ile Kızıl Elma Kehaneti başlığı çelişmektedir. İstanbul'un fethine tanıklık etmiş olan Chalcondyles, el yazmalarında Yunan (Bizans - Doğu) İmparatorluğu çökerken, Türklerin İmparatorluk kuruluşunu anlatıyor. Gravür ise "Türk İmparatorluğu'nun çöküşü" başlığını taşıyor.

    Gravürün yorumunu katalog kaydındaki üçüncü isim olan Artus Thomas yapıyor. Thomas, 1600'lü yılların başındaki politik konjonktüre uygun olarak Osmanlı'nın Batı'ya ilerlemesini durduğunu düşünüyor. Elinde Kızıl Elma'yı tuttuğu halde bu durumdan hoşnut olmayan figür, 13'üncü (****) Osmanlı Padişahı III. Mehmet'e benzetiliyor. Topkapı Sarayı Müzesi kütüphanesinde Bağdat kitapları arasında yer alan Osmanlı Padişahları albümünde Çelebi Mehmed'den Sultan III. Murad’a kadar 8 padişahın elinde elma vardır. 9'uncu padişah III. Mehmet'tir ve elinde kızıl elma yoktur. III. Mehmed'in, (1595 - 1603) tahta çıkışından iki yıl önce başlayan Osmanlı - Avusturya savaşı 11 yıl sonra (1606) Zitvatorok Antlaşması'yla sonuçlanıyor. Sultan I. Ahmed ve Avusturya adına Arşidük II. Rudolf arasında imzalanan anlaşma, Osmanlı'nın daha fazla Batı'ya gidemeyeceğini ortaya koyuyor.

     

    (III. Mehmed, Cristofano dell'Altissimo, 16. yüzyıl.)

        (*) Kitap künyesi: ... Avec la Continuation de la mesme Histoire depuis la ruine du Peloponese jusques à présent 1612 par Thomas Artus, Laonicus Chalcondyles, Paris: Claude Sonnius & Denys Bechet 1650. II.Cilt: Bakır baskı başlık sayfası , [4], 196, [12], Michel Baudier’in kaleme aldığı “Histoire Generale Du Serrail et De La Cour Du Grand Seigneur, Empereur Des Turcs” bölümü,“La Ville de Constantinople” adlı katlanır gravür, 89, [3], 1-273 çift sütun olarak numaralandırılmış 137 s., [3] s., Nicolas de Nicolay’ın 1572’de Nürnberg’de yayınlanmış olan “Von der Schiffart und Rayß in die Turcken unnd gegen Oriennt.” adlı eserinden alınmış 60 + 4 (?) tam sayfa gravür, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüne dair 17 kehanet gravürü, 116 s., [3] s. (**) Koleksiyoner S.E'nin verdiği bilgiye göre kehanet gravürünün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce - muhtemelen 1650 yılı içinde - elle renklendirilmiştir. (***) Ortaçağ'da heykellerin üzerine yazılan yazılara "epigram" deniliyordu. (****) Chalcondyles ve Thomas'a göre 3. Mehmet'in padişahlık sıralamasındaki yeri 13 değil 17'dir. Chalcondyles, Trakya'da (Rumeli'de) ilk fetihlerin kahramanı olan Osmanlı Şehzadesi Süleyman Paşa ile Fetret dönemi 3 ismi de "imparator" olarak kaydediyor.

    ---+---

    On Yedinci Kehanet gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • "1850 öncesine tarihlenebilen, kök boya ile renklendirilmiş, eğirme ip ile dokunmuş, çivit, kiremit ve ördekbaşı yeşil renklerin hakim olduğu, dragon motifli, çift şah "fragman" kilim. Kırım-Kafkas kilimlerinin karakteristiğine uygun olarak çözgüsü pamuk, atkısı yündür. İlikli kilim dokuma yöntemi uygulanmış, desen simetrisi mükemmel. 180 x 170 cm.
    Provenance: Michal Sokolnicki - H. W. koleksiyonu.
    Kondisyon İyi (6/10)
    Değerlendirme notu: Fragman olduğu için kilimin boydan her iki başında çerçeveleri (suyolu) yok.
    Michal Sokolnicki kimdir? İkinci Polonya Cumhuriyeti’nin (1918–1945) Türkiye nezdindeki son büyükelçisi Michal Sokolnicki, 1880 yılında doğdu. Paris’teki öğrencilik yıllarında sosyalist düşünceyle tanıştı. 1901’ten itibaren de Polonya bağımsızlık savaşının önderi ve ilerideki Devlet Başkanı Mareşal Jozef Klemens Pilsudki’nin (1867–1935) yakın çevresinde bulundu, özel kalem müdürlüğünü yaptı. Türkiye’yle olan ilişkilere çok önem veren ve Mustafa Kemal Atatürk’e de özel bir muhabbet besleyen Mareşal’in vasiyetini yerine getirerek, 1936 yılında Ankara’daki büyükelçilik görevini kabul etti. 12 Haziran 1936 tarihinde Atatürk’e güven mektubunu sunarak göreve başlamıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Rus felsefesi dersleri verir. 1967’de Ankara’da vefat eder ve Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedilir. Uzun yıllar hocalık yaptığı D.T.C.F.’nin avlusuna 2008 yılında adına bir anı plaketi konulmuştur. Günlüklerinin Ankara yıllarını içeren bölümleri Londra’da yayınlanmıştır.
     
  • Osmanlı dönemi 4 tabaklı ve kapaklı sefer tası. 19. yüzyıl. Bakır dövme tekniği ile yapılmış, kilitli mekanizmalı, tutamaklı, kilit mekanizması ve tutamakları pirinç. 18 x 19 cm.
    Kondisyon: 7/10
    Provenance: S. G. koleksiyonu
     
  • Asya'daki Büyük Hükümdarın Toprakları, İran İmparatorluğu, Özbekistan Ülkesi, Arabistan ve Mısır. (Etats du Grand-Seigneur en Asie, Empire de Perse, Pays des Usbecs, Arabie et Egypte.) 1753 tarihli. Kenar boşlukları dahil 76,5x55 cm boyutlarında. 1 : 7500000 ölçek. Sınırlar elle döneminde renklendirilmiştir. Nadir harita...
    Kondisyon: 9/10
    Provenance: S. E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Robert de Vaugondy'nin 1753 tarihli muhteşem "Pers, Arabistan ve Osmanlı İmparatorluğu" haritası, İmparatorluğun zirvede olduğu dönemi gösteriyor. Harita Karadeniz'den Arabistan'ın en güney uzantısına ve batıya kadar, Pers'i de içerecek şekilde Hindistan'ın batısındaki Moğol İmparatorluğu'na kadar uzanan toprakları içerir. Vaugondy, o dönemin en son coğrafi bilgilerini Fransızca ve Arapça yazılışları kullanarak birleştirmiştir. Haritada, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz tabanı sığlıklarını ve resifleri, dağ silsilelerini, gölleri, nehirleri ve tarihi bölgeleri içeren ayrıntılı bilgi sunulmaktadır. Sol alt köşede, son derece dekoratif bir başlık kartuşu, bir minder üzerinde oturan mağrur bir Osmanlı paşası ile karşısında oturan muhtemelen bir İran şahı veya bir Arap şeyhini tasvir etmektedir. Figürler, altın bir hilal ile taçlandırılmış bir kubbe altında oturmaktadır.  Sağ alt köşede ise beş mesafe ölçeği bulunmaktadır. Harita, 1753 yılında Robert de Vaugondy tarafından çizilmiş ve Atlas Universal'ın 1757 baskısında yayımlanmıştır. Atlas Universal, gerçek gözlemlere dayalı olan ilk atlaslardan biridir. Bu nedenle bu harita (o dönem için) oldukça doğrudur ve çoğu şehrin adını doğru bir şekilde içerir. Gilles (1688 - 1766) ve Didier (yak. 1723 - 1786) Robert de Vaugondy, 18. yüzyılın ortalarında Paris'te faaliyet gösteren harita yayıncısı, gravürcü ve kartograflardı. Baba ve oğul olan Vaugondy’ler, Sanson harita firmasının mirasçılarıydı. Firmanın bütün kaynaklarına hâkim olan baba-oğul sonrasında kendi büyük eserlerini üretmeye başladılar. 18. yüzyıl Paris'inde mevcut olan büyük kaynaklardan en doğru biçimde yararlanarak, her haritayı kendi üstün coğrafi bilgilerine, bilimsel araştırmalara, çağdaş kâşiflerin ve misyonerlerin günlüklerine ve doğrudan astronomik gözlem gibi kaynaklara dayandırdılar. Yine de, 18. yüzyıl Paris'inde coğrafi bilgi, özellikle kutuplar, Amerika'nın Pasifik kuzeybatısı ve Afrika ile Güney Amerika'nın iç bölgeleri de dahil olmak üzere keşfedilmemiş dünya bölgeleri hakkında son derece sınırlıydı.  Dönemin kartografları, haritalarındaki bilinmeyen alanları, coğrafik teorilerine dayalı spekülasyonlarla doldururlardı ve genellikle keşifçiler ve denizciler tarafından toplanan şüpheli birincil kaynak materyale dayanırlardı. Bu nedenle, Vaugondy’lerin de dahil olduğu 18. Yüzyıl haritacıları spekülatif coğrafyacılar olarak kabul edilirler. Bilineni bilinmeyeni doğrulamak için kullanmaya çalışan spekülatif coğrafya yaklaşımı, pek çok rekabeti doğal olarak beraberinde getirdi. Vaugondy'lerin diğer kartografçılarla, özellikle Phillipe Buache ile olan çatışmaları, her ikisinin de üyesi oldukları Academie des Sciences'e sunulan sayısız çelişkili belgelere neden oldu. Spekülatif coğrafyanın dönemi, Captain Cook, Jean Francois de Galaup de La Perouse ve George Vancouver'ın 18. yüzyılın sonlarında yaptığı keşiflerle sona erdi. Didier öldükten sonra haritaları Jean-Baptiste Fortin tarafından satın alındı ve 1787'de Charles-François Delamarche’a (1740 - 1817) satıldı. Delamarche, Vaugondy haritalarından faydalandı, ancak aynı zamanda Vaugondy'nin mirasçısı olan Marie Louise Rosalie Dangy'nin mirasını gasp ettiği ve onu öldürmüş olabileceği düşünülmektedir. Harita, Atlas Universel (Paris – 1757) içinden çıkmadır. Atlas Universal, Robert de Vaugondy firmasının en önemli eseridir. Atlas birçok açıdan devrim niteliğindedir; hem modern hem de tarihsel olarak geniş bir harita koleksiyonundan oluşur ve Vaugondy'nin "uygun, tam, birbirine uyan ve kullanışlı" ilkesini en iyi şekilde temsil eder. Olağanüstü kalitesiyle beğenilen bir eser olmasına rağmen, Atlas Universel, özellikle Philipppe Buache gibi diğer kartografçardan sert eleştiriler almıştır. 1757 ile 1788 arasında birden fazla baskıda yayınlanmıştır. 1786'den sonra yayımlanan son baskılar, Robert de Vaugondy firmasını ve Boudet'in yayın haklarını devralan Charles Delamarche tarafından yapılmıştır.
     
  • Tobias Conrad Lotter (1717 - 1777), "Avrupa, Asya ve Afrika’yı Kaplayan Büyük Türk İmparatorluğu” temalı harita... Magni Turcarum Dominatoris Imperium per Europam, Asiam et Africam, se extendens Regiones tam proprias, quan tributarias et clientelares ut et omnes Beglerbegatus sive Praefecturas Generales oculis sistens accuratissima cura delineatum per Tob. Conr. Lotter, Chalcogr. Et Geogr. Augs. 1762 tarihli. 58,5 x 50 cm boyutlarında Ölçek: 1 : 11000000 Elle renklendirilmiş. Nadir, orijinal, antika harita.
    Kondisyon: 9/10
    Provenance
    Değerlendirme notu: Tobias Conrad Lotter (1717 - 1777), Alman gravürcü ve harita yayıncısıdır. Lotter, bir fırıncının ve şehir muhafızının oğlu olarak dünyaya gelir. Ünlü harita yayıncısı olan Matthäus Seutter'ın büyük kızı Euphrosina (1709 - 1784) ile evlenir.. 1740 yılında kayınpederinin harita işinde çalışmaya başlar. 1740 ile 1744 yılları arasında, Seutter'ın imzası ile  Atlas Minor’u basılır. Seutter'ın 1757'deki ölümünden sonra, firmayı oğlu Albrecht Karl Seutter (1722 - 1762) devralır. Albrect de birkaç yıl sonra 1762'de ölür. Geriye kalan Seutter harita plakaları daha sonra Lotter ve yayıncı Johan Mitchell Probst (1727 - 1776) arasında bölünür. Oğullarının desteğiyle, Matthäus Albrecht (1741 - 1810), Georg Friedrich (1744 - 1801) ve Gustav Conrad (1746-1776), Tobias Conrad Lotter, kayınpederinin ekonomik başarısı ve profesyonel itibarını sürdürmeyi başarır. Zaman içinde, Lotter, Alman ekolünün en önemli 18. yüzyıl harita yayıncılarından birisi olur. Müzayedeye sunduğumuz harita Atlas Novus (1762) kitabından çıkmadır. Detaylı el boyaması harita, bakır levha üzerine kazınmıştır. Topoğrafik, siyasi ve idari bölümleri, kasabaları ve köyleri, yer adlarını, nehirleri, ormanları ve dağları içermektedir. Başlık kartuşları renklendirilmiş olup içerdikleri bir Osmanlı padişahı, mitolojik figürler ve tüccarlarla dikkat çeker. 18. yüzyılın en önemli ve üretken Alman harita yayıncılarından birisi olan Georg Matthäus Seutter (1678–1757) tarafından 1727’de yapılmıştır. Matthaus Seutter'in ölümünden sonra işi oğlu Albrecht Carl’a miras kalır. Onun da 1762’de ölmesi ile damadı Conrad Tobias Lotter işi üstlenir. Lotter, yayıncı Johann Michael Probst ile birlikte Atlas Novus’u 1762’de yeniden basar. Bu baskıda bakır plakalardaki Seutter ismi, Tobias Conrad Lotter olarak değiştirilir.
     
  • Kayseri-Sivas yöresine ait mihraplı, şamdanlı, 1800 yılların başlarıyla tarihlenen halı namazlık. 162 x 111 cm. ölçülerinde... Atkı Manchester ipinden, hav iplikleri ipek (floş) ve kök boya ile renklendirilmiş Ermeni dokumasıdır. Son derece nadir, müzelik, muhteşem bir koleksiyon ürünü.
    Provenance: H. W.
    Kondisyon: İyi  (6/10)
    Değerlendirme notu: Yaşına bağlı olarak ve namazlık olmasından dolayı vücut asidi nedeniyle hav kaybı ve atkılarda eprime vardır.
     
  • Kirman ipi ve kök boya kullanılarak yöresel motiflerle çift şah olarak dokunmuş, motif simetrisi mükemmel, atkısı–çözgüsü yün, ilikli Anadolu kilimi. 216 x 151 cm.
    Provenance: H. W koleksiyonu
    Kondisyon-Çok iyi (9/10)
  • Fransız Art Nouveau, "Bert Paris" damgalı, zarif kabartmalı, dekoratif süslemelerin ön plana çıktığı porselen soba, 79 x 40 x 51 cm...
    Provenance: O. W.
    Kondisyon: Çok iyi (8/10)
    Değerlendirme Notu: Zarif, dekoratif süslemeler, kıvrımlar ve bitkisel desenlerin sıklıkla kullanıldığı Art Nouveau sanat akımının tipik bir örneği... 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında etkili olmuş bu akım, Türkiye'de Yeni Sanat ya da 1900 Sanatı olarak adlandırıldığı gibi birçok Avrupa ülkesinde de bölgesel olarak değişik adlarla anılmış, adlara uygun olarak da uygulamaların niteliklerinde değişiklikler görülmüştür. Kullanılan abartılı barok stili benzeri dekoratif bezeme ve süslemeler sebebiyle Floral Style (Doğal Stil), Style Coup De Fouet (Kamçı Vuruşu Stili) ve Style Anguille (Yılanbalığı Stili) olarak da anılmıştır.
     
  • Osmanlı'nın ilk jeoloji kitabı... (*) Çok nadir (**)... Kitabın girişinde bulunan ve yerkürenin kesitini gösteren renkli levhanın kondisyonu çok iyidir. Eserin naif cildinde olması ayrıca önem arzetmektedir.
    • Arapçadan Osmanlıcaya çeviren: Seyyid Mehmed Ali Fethi (***)
    • Yayınevi: Dar üt-Tıbaat ül-Amire, 1853
    • Yayın Yeri: İstanbul
    • 142, 9, 6 s.
    • 22 x 15 cm.
    • Özege-09015
    • Sırtı deri, altın varaklı, gofre baskılı cilt... (Cilt ön yüzünde soyulma vardır.)
    (*)  "(Prof. Dr.) Kemal (Erguvanlı) Bey’den geriye proje ile ilgili daktiloyla yazılmış ve yer yer el yazısıyla düzeltilmiş “Türkiye’de İlk Jeoloji Kitabı” başlıklı dört sahife not kalmıştı." (Prof. Dr. Celal Şengör, Osmanlı Bilimi Araştırmaları XI/1-2 [2009-10]) (**) "Kemâl Bey bu bilgiyi o sırada yeni bitirmiş olduğu bir makaleye bir dipnot olarak koymak için iznimi istedi. Olumlu cevabım üzerine bu bilgi, rahmetlinin “Dünyada mühendislik jeolojisi kitapları ve dergileri” başlıklı makalesinin sonunda benim buluşum olarak yer aldı." (Prof. Dr. Celal Şengör, Osmanlı Bilimi Araştırmaları XI/1-2 [2009-10]) (***) Prof. Şengör'ün buluşunun tescil edildiği makale için bkz. Erguvanlı, “Dünyada mühendislik jeolojisi kitapları ve dergileri,” Mühendislik Jeolojisi Türk Milli Komitesi Bülteni, VII, 7 (1985): 28-32. Erguvanlı’nın makaledeki notu (s.32) şöyledir: “Şubat 1985’te jeoloji ve kitapları tutkunu Dr. A. M .C. Şengör’ün İstanbul’da sahaflardan aldığı ‘Géologie Elémentaire Appliquée à l’Agriculture et à l’Industrie avec un Dictionnaire des Termes Géologiques ou Manuel de Géologie’ adlı kitabının ilk baskısının Paris’te 1832’de, elimizdeki bu 4. baskısının ise 1843’te yapıldığı, ... şekil ve içeriğinin incelenmesinden bu kitabın Fransızca’dan Arabça’ya ve Arabça’dan Türkçe’ye çevrilen ilk jeoloji (ilmü tabakatülarz) kitabının Fransızca orijinali olduğu tespit edilmiştir. Buradan, bugün kullandığımız ‘jeoteknik’ teriminin bu kitapta ilk kez kullanıldığı ve ilk yayımlanan kitabın da mühendislik jeolojisi olduğu belgelenmiştir.”    
  • Lot 19
    FORCHINO
    The Duchess, 2006

    Forchino, limited, 00529, heykel (figür), erken dönem imalatı, "The Duchess (Düşes)". Ünlü karikatürist ve heykeltıraş Guillermo Forchino tasarımı, el yapımı, el boyaması. Genişlik: 40 cm. Figürün taban damgasında, Fransa’da tasarlandığı belirtilmiştir. “00529” ibaresi, eserin sınırlı sayıda üretilen bir seriye ait olduğunu gösterir. Alt kısımda ayrıca “G. Forchino – Paris” imzası ile birlikte, “© 2006 Veronese” telif bilgisi yer alıyor. Kondisyon: 10/10 Provenace: M. Ünlü koleksiyonu
    Figürlerin yüz ifadeleri, şoförün abartılı bıyığı, yolcunun gözlüğü ve sigarası gibi detaylar, Forchino’nun mizah anlayışını ve karakter yaratma becerisini öne çıkarır. Reçine kalıbın detay hassasiyeti sayesinde araç üzerindeki çizgiler, kaporta formu ve iç donanım unsurları belirgin bir netlikle işlenmiştir. Bu seri, Forchino’nun lüks otomobil estetiğini insan figürleriyle ustalıkla harmanladığı dönemi temsil eder. Figürün ana malzemesi, dayanıklılığı ve ince detayları başarıyla yansıtma kabiliyetiyle bilinen polyresin veya benzeri yüksek kaliteli bir sentetik reçinedir. Figür, çok katmanlı ve elle boyanmış bir yüzeye sahiptir. Klasik otomobilin ön ızgarası, tamponları ve far kasaları gibi detaylar, parlak metalik boya veya ince kaplama ile vurgulanmıştır. Lastikler mat siyah, karoser ise kremsi beyaz tonlardadır; iç bölüm ve figürlerde canlı bir renk paleti tercih edilmiştir. Bu eser, Karikatürize Sanat (Caricature Art) ve Modern Figüratif Heykel anlayışının birleşimini temsil eder. Forchino, Art Deco, klasik veya vintage otomobil tasarımlarını mizahi bir dille abartır ve insan figürlerini bu lüks temalara entegre eder. Eserin üretim yılı 2006 olup, otomobil tasarımı 1930’lu ve 1940’lı yılların lüks Avrupa ya da Amerikan cabriolet (roadster) modellerini çağrıştırır.
    Günler
    Saat
    Dakikalar
    Saniyeler
    Müzayede biter:
    Details
  • J. D. Barbie du Bocage’ın “Voyage du Jeune Anacharsis” kitabı için yapılmış Karadeniz ve Azak Denizi haritası. Le Palus-Meotide et le Pont-Euxin, Pour le Voyage du Jeune Anacharsis, Par J. D. Barbie du Bocage Yapım yılı 1781, basım yılı 1799’dur. 40,5 x 25,5 cm. Nadir bulunan orijinal antika harita.
    Kondisyon: 8/10 (kağıt yaşına bağlı sararmalar var.)
    Provenance:S. E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: J. D. Barbie du Bocage tarafından “Voyage du Jeune Anacharsis” kitabı için yapılmıştır. Palus-Meotide Azak Denizinin antik adıdır. Pont Euxin ise ilk defa Homeros tarafından kullanılan ve büyük su kütlelerini tanımlamak için başvurulan Pontos kelimesi ile antik dönemde Yunanlıların Kuzey Anadolu bölgesini ve orada yaşayan insanları tanımlamak için kullandıkları Euxinos kelimelerinin birleşiminden oluşur. Zamanla Karadeniz’in adı Pont-Euxin’e dönüşür. Sağ üstte çerçevenin dışında “Chap. 1er in 8 Tome y page 7” ifadesi bulunmaktadır. Bu haritanın kitap içindeki yerini ifade etmektedir. Ayrıca haritada “Stades Phytiques”, “Stades Olympiques”, “Lieues communes de France” ve “Myriametres Republicaines”* olmak üzere 4 ayrı çizgi ölçek vardır. Haritanın sağ üst köşesinde “Le Palus-Meotide et le Pont-Euxin, Pour le Voyage du Jeune Anacharsis, Par J. D. Barbie du Bocage”  ifadesi ve hemen altında Juin 1781 – Pluviose An VIIe  tarihleri yer almaktadır. Bu tarih, “Myriametres Republicains” ölçeği ile birlikte haritayı eşsiz kılmaktadır. Çünkü ölçek Cumhuriyetçi Hükümetin Paris Bilimler ve Sanatlar Akademisi'nin tavsiyesi üzerine, 1793'te kabul ettiği yeni ondalık metrik sisteme göre hazırlanmış bir ölçektir Tarih ise “Fransız Cumhuriyet Takvimi’ne** uygun olarak verilmiştir. Fransız Devrim takvimi (Calendrier Révolutionnaire Français) olarak da adlandırılan Fransız Cumhuriyet takvimi (Calendrier Républicain Français), Fransız Devrimi sırasında oluşturulan ve uygulanan ve Fransız hükümeti tarafından 1793'ün sonlarında yasal olarak kabul edilen takvimdir. 1805 yılının sonuna dek yaklaşık 12 yıl boyunca kullanıldı. Daha sonra 1871'de Paris Komünü tarafından 18 gün süreyle ve Gregoryen takviminin yerini alması amaçlanarak yeniden canlandırıldı. Haritanın basım tarihini gösteren “Pluviôse An VIIe” Gregoryen takvime göre 1799 yılının Ocak ayına işaret etmektedir. Barbié du Bocage olarak bilinen Jean-Denis Barbié, 28 Nisan 1760'ta Paris'te doğdu ve 28 Aralık 1825'te aynı kentte öldü. Fransız coğrafyacı ve haritacı, Paris Edebiyat Fakültesi dekanı ve Fransız Enstitüsü (L’Institut de France) üyesidir. Antik Yunan kültürü üzerine derin bilgisi olan Barbié kendisini özellikle Yunanistan'ın coğrafya ve harita araştırmalarına adadı. Coğrafya bilimine tarihçi bir haritacı olarak ve matematik coğrafyası gibi yeni yöntemler kullanarak hizmet etti. Antik çağ kaynaklarının betimlerini çağdaş verilerle bağdaştırarak inceledi ve Yunan kültürü alanında en önemli haritacı olarak ünlü oldu. 1780’de henüz 20 yaşında olmasına rağmen Antik dönem haritaları konusundaki uzmanlığı ile Peder Barthélémy tarafından yazılan “Le Voyage du Jeune Anachrasis” kitabına eşlik eden Atlas’ın haritalarını hazırlamak işini üstlendi. Defalarca baskısı yapılan Le Voyage du Jeune Anachrasis’in Atlas’ı her yeni baskı da yeni bilgilerle zenginleştirildi. Pierre François Tardieu ise 1711-1771 arasında yaşamış Fransız haritacı ve gravürcüdür. Geniş ve üretken Tardieu ailesinin bir üyesidir.  Aile yaklaşık 200 yıl boyunca Paris’te gravürcülük işi ile uğraşmış ve önemli çalışmalara imza atmıştır. P. F. Tardieu’nun Rue de la Cordoniere’de bir ofisi vardı. Haritanın sol alt köşesinde yer alan P. F. Tardieu ise hem tarih itibariyle hem de ismin yanında yer alan adres (Rue Estrapade) göz önüne alındığında asıl adı Pierre Antoine François olan oğludur. P. F. Tardieu de l;estrapade olarak bilinen oğul Tardieu uzun yıllar kazıdığı haritaları babasının adıyla imzalamıştır. Kaynak Genç Anacharsis'in Yunanistan'da Seyahatleri (Fransızca: Voyage du jeune Anacharsis en Grèce), Jean-Jacques Barthélemy tarafından yazılan ve ilk olarak 1788'de yayınlanan Anacharsis adlı İskit'in MÖ 4. yüzyılın ortalarında Yunanistan'daki seyahatlerini konu alan kurgusal bir eserdir. Antik Çağ'da Yunanistan'daki yaşamı anlamak için gerekli tüm bilgileri sunan bu eser 19. yüzyıl edebiyatı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. 1788 Fransızca baskısı, bir atlas ve madeni para reprodüksiyonu cildiyle birlikte altı cilt halinde yayınlandı. Roman oldukça popüler hale geldi ve sonraki yüzyılda, sürekli genişletilerek yaklaşık seksen baskı yaptı. İngilizceye, İspanyolcaya, Almancaya, İtalyancaya, Dancaya, Felemenkçeye, modern Yunancaya ve hatta Ermeniceye çevrildi. Bununla birlikte, on dokuzuncu yüzyıl sona ererken, Anacharsis çekiciliğini kaybetti - modası geçmiş görünmeye başladı ve sonuç olarak unutulmaya yüz tuttu. Günümüzde oldukça unutulmuştur. Haritanın içinden çıktığı 1799 baskısı 7 cilt ve 1 cilt Atlas’tan oluşmaktadır. Bu nedenle haritanın sağ üst köşesinde 8. Cilt, Bölüm 1, sayfa 7 ifadesi yer almaktadır. (*) Haritanın 4 farklı çizgi ölçeğinden en altta yer alan “myriametres republicains” ölçeği 1789 Fransız devrimi sonrası kurulan Cumhuriyetçi Hükümetin Paris Bilimler ve Sanatlar Akademisi'nin tavsiyesi üzerine, 1793'te kabul ettiği yeni ondalık metrik sisteme göre hazırlanmış bir ölçektir. Bu ondalık metrik sistem, ortalama güneş gününün 24 saat yerine her biri 100 dakika 1000 saniyeden oluşan on saate bölündüğü yeni bir zaman düzenlemesi üzerine kuruldu. Zaman düzenlemesinde bu değişikliğe bağlı olarak dairenin ve karasal meridyenin kadranı da her biri 60 dakika ve 3600 saniye olan 90 derece yerine, her biri 100 dakika ve 1000 saniye olan 100 dereceye bölündü. Karasal meridyenin ortalama uzunluğunun 10 milyonda biri de, tüm çizgisel ölçülerin birimi olarak belirlenerek tüm önceki standartlarla kıyaslanamaz bir metrik sistem oluşturuldu. Ancak bu yeni “devrimci” metrik sistem bir standart oluşturmak yerine denizcilik, mimari ve mekanik sanatlar açısından olduğu kadar astronomi alanında da inanılmaz bir kafa karışıklığına neden oldu. Devrim öncesinin tüm zaman ve mekân algısını değiştirmeye yönelik bu girişim toplumsal olarak reddedildiği için bir süre sonra işlevsiz hale geldi. 1812’de Napolyon döneminde bu ondalık metrik sistemden vazgeçildi. Daha sonra 1840’da yeniden düzenlenerek metrik sisteme geçildi ve bugün bildiğimiz, evrensel ölçü birimi olan metrik sistem oluşturuldu. Evrensel metrik sistem güneş gününün 24 saat, saatin 60 dakika, dakikanın 60 saniye olarak kabul edildiği bir zaman bölünmesine dayanıyordu. Tüm çizgisel ölçülerin birimi, bir günün 24 saat olarak kabul edildiği zaman bölümlemesine bağlı olarak tanımlanan karasal meridyenin uzunluğunun 10 milyonda biri olarak standartlaştı. **Fransız Cumhuriyet takvimi, devrim sonrasında zamanı ve mekanı yeniden düzenleme gereğinden hareket ederek tasarlanmıştır. Ulusal Kurucu Meclis, ilk başta, Bastille Baskını tarihi olan 14 Temmuz 1789'dan başlayarak "Özgürlük çağını" işaret eden yeni bir takvim oluşturmayı amaçladı. Ancak, 2 Ocak 1792'de halefi Yasama Meclisi, IV. Yıl'ın önceki gün başladığına karar verdi. Bu nedenle yılı 1 Ocak 1789'da başlattı. Ancak 1792'de Birinci Fransız Cumhuriyeti ilan edilince yeni Ulusal Konvansiyon, 1792'nin Fransız Cumhuriyeti'nin I. Yılı olarak bilinmesine karar verdi ve Ekim 1793'te Konvansiyon tarafından kabul edilen yeni takvim, 22 Eylül 1792'yi birinci yılın ilk günü yaptı. Cumhuriyet takvimi, Napolyon'un kaldırıldığını ilan ettiği 1 Ocak 1806'ya kadar kullanılmaya devam etti.
     
  • Üç perdelik opera (Osmanlıca) ... Çok nadirdir... (*)
    • Beste: Camille Saint-Saens (1835 - 1921) (**)
    • Fransızca libretto: Ferdinand Lemaire (1832 - 1879)
    • Osmanlıca libretto: Dr. Rıza Nur (1879 - 1942) (***)
    • Baskı tarihi: 1921 (R. 1337)
    • Yayın yeri: Sinop
    • Özege - 17491
    • 92 sayfa.
    • 195 x 125 mm.
    • Kondisyonu iyi durumda...
    (*) Naif kağıt kapağında Camille Saint-Saens'ın fotoğrafı yeralmaktadır. (**) “Saint-Saens’ın 3 perdeden ibaret olan Samson ile Dalila Operası’nın librettosu Ferdinand Lemaire tarafından hazırlanmış ve eser ilk olarak Almanya’da Weimar’da 20 Aralık 1877 yılında oynanmıştır” (Altar, 1989 s. 490). (***) Tıp doktoru olan Rıza Nur, II. Abdülhamid'in iltifat ettiği aydınlar arasındadır. Müzayedeye sunduğumuz Samson ile Dalila çevirisinin (1921) önsözünde (s. 14 -15) dünya görüşünü şöyle anlatır: "Bir milletin bir-iki ferdini ölümden kurtarmakla ömür tüketecek yerde onu bırakıp, milletin içtimaî derdine derman bulmaya savaşacak bir zamandayız. Millet giderse, kurtarılmış birkaç fertten ne çıkar. Millet kalırsa giden fertleri yeniden doğurur."
    Samson ile Dalila operası hakkında kısa bilgi: "M.Ö. 1136 yılında Filistin’in Gazze bölgesinde geçer. İsrail’in ünlü kahramanı uzun saçlı, güçlü Samson halkının özgürlüğü için valiyi öldürüp zafer kazanmıştır. Ancak güzel Filistinli kız, Dagon Tapınağı’nın Rahibesi Dalila, Samson’u kendisine âşık ederek onun gücünü nereden aldığını öğrenir. Uzun saçları kesilince gücünü yitiren Samson’un gözleri de oyularak hapse atılır. Son perdenin ikinci sahnesinde Dagon Tapınağı’ndaki halk sevinç içinde şarkı söylemekte, adını şarap tanrısı Baküs’tan alan ve giderek bir orjiye dönüşen Bakanal (Bachanal) dansıyla zaferlerini çılgınca kutlamaktadır. Samson’un Tanrı’ya yakarışının kabul edilmesi ve Dagon Tapınağı’nın yıkılmasıyla biten opera..." (Aktüze, Eylül 2003, s.1969).
  • Theo Sarmas koleksiyonu. Sıradışı, çok nadir, en uzun Çanakkale. (*) Yükseklik, 55 cm. 20’nci yüzyıl başları… Kondisyonu çok iyi. (*) Tespit edilebildiği kadarıyla Türkiye’de ilk defa bu kadar uzun boylu (55 cm.) Çanakkale çömlek – seramik müzayedeye sunuluyor. Çanakkale (çömlek) davulun, Yunan işgal ordusunun Anadolu’dan çekilmesine müteakiben 1922 – 23 mübadelesinde Yunanistan’a götürüldüğü düşünülmektedir.  (Elizabeth French, Hatıra Eşyalar ve Yeni Fikirler… ‘Seeking the Collectors: Çanakkale Jugs in UK Collections’ in Souvenirs and New Ideas…; derleyen Diane Fortenberry, Oxford, 2013, s. 39 – 43) _____________ Provenance: 1960 başlarından beri Theo Sarmas koleksiyonunda tutuluyordu. Londra merkezli Chiswick Auctions şirketinin, 3 Mayıs 2019 tarihli İslam ve Hint Sanat Müzayedesinde (Islamic and Indian Art Auction) lot95 numarasıyla el değiştirdi.
    Değerlendirme notu: Çanakkale davulun karakteristik özellikleri özetle şöyle:
    • Geleneksel şekle sahip küresel gövde.
    • Sırlı, düşük ateşte pişirilmiş.
    • Çanakkale yöresine özel kırmızı kil kullanılmıştır.
    • Uzun konik ayak.
    • Davul ayak kısmına gerilmiş deri dönemine ait olup mükemmel kondisyondadır.
    • Bezeme ve motifler kök boya.
    • Ağız kenarında, stilize rozet ve çapraz spiral bantlardan oluşan kalıplı bezeme.
    • Ayağa doğru, üstte ve ayağın kenarında bakır yeşili (polikarbon) boyalı motifler.
    • Orta alt kısımda üç ayrı bitkisel fisto.

    A Canakkale Pottery drum property from the Theo Sarmas Collection Ottoman – Turkey or Provinces, early 20th century of traditional shape, the globular body resting on a tall conical foot, stepped to the edge, the circular mouth still covered with the original leather, the body with moulded decoration near the mouth consisting of a band of stylised rosettes and diagonal spiralling bands, towards the foot three V-shaped moulded vegetal festoons, painted in copper green at the top and on the foot’s edge, with a later rope used as shoulder strap, 55cm high. Provenance: Theo Sarmas collection in London since early 1960s. Of clear ethnographic interest, this drum is a rare and unusual survivor of the early 20th-century Canakkale pottery production. Provenance: Chiswick Auctions, “Islamic and Indian Art Auction”, 3 May 2019, lot95
  • A Map of the Parts of Europe and Asia, adjacent to Constantinople
    • Gravür: Henry Mutlow (1756-1826) (*)
    • 18'inci yüzyıl (**)
    • Çelik baskı, 19 x 25 cm. (Çerçeveli: 28.7 x 35 cm)
    • Döneminin el boyası, pigment...
    • Kondisyonu çok iyi (9/10)
    (*) Ünlü İngiliz haritacı, gravürcü, yayıncı... H. Mutlow, İngiliz Kralının icazetiyle banknot basma yetkisi vardı. Firma adresleri şöyle:
    • Russell Court, London (1791)
    • 13 Russell Court, Covent Garden, London (1794-1818)
    • 3 York Street, Covent Garden (1817-26)
    Ref: Worms and Baynton-Williams, 'British Map Engravers' (2011) (**) Müzayedeye sunduğumuz haritanın 18. yy sonlarında yapılan ilk baskının sonraki yıllardaki tekrarı olduğunu tahmin ediyoruz. Tespit edilebilen ilk nüsha c. 1781 tarihlidir (W. Strahan & T. Cadell, Londra). Mutlow haritasının yeraldığı diğer kitaplar şöyle: Clarke, Edward Daniel (Text), Travels in Various Countries of Europe, Asia and Africa: Part The First, Russia, Tartary and Turkey (1810); Edward Gibbon, The History of the Decline and Fall of the Roman Empire (1838). Her iki kitapta W. Strahan & T. Cadell tarafından yayınlanmıştır.
  • A map of the Holy Land divided into the XII Tribes of Israel wherein is exactly mark'd ye travels of Iesus Christ... (*) (İsa Peygamber’in İsrail’de 12 kabileye bölünmüş kutsal topraklardaki yolculuğunun sarih şekilde işaretlendiği harita...)
    • Haritacı: John Senex (1678-1740) (**)
    • Çok nadir...
    • 36.5 x 46 cm. (çerçeveli: 46 x 55.5 cm.
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (pigment) boyası
    • Kondisyonu çok iyi
    (*) 1716 yılında yayınlanan “ Altı Haritada Kutsal Coğrafya ” adlı yapıttaki dördüncü haritadır. Haritalar, 1723’de Oxford’da basılan ve münhasıran Richard Ware tarafından satılan İncil’e eklenmiştir. Tespitlerimize göre mezkur gravür Ware tarafından satılan 1723 edisyonundan alınmadır. (Ref: The National Library of Israel; dig. code: pal0925; sys. no: 990023690400205171) (**) Eserin müellifi John Senex, erken 18. yüzyıl İngiltere'sinin en önemli haritacı ve yayıncıları arasında kabul ediliyor. Britanya Kraliçesi Anne’ın coğrafyacısı unvanını taşıyan Senex, aynı zamanda astronom, jeolog, topograf, gravürcü,  küresi yapımcısı ve antika harita taciridir. 1728 yılında Londra Royal Society üyeliğine (fellowship) seçilmiştir.
  • Osmanlı İmparatorluğu, 19. yüzyıl, saray işi, gelin – çeyiz bohçası.
    Atlas bohça, Abdülhamit dönemi (1876-1909) Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği görevlerinde bulunmuş önemli bir devlet adamının aile mirasıdır. Çeyiz sandığından çıkmadır. Ailenin hassasiyeti sebebiyle detaylar sertifika beraberinde sunulacaktır. İpek atlas üzerine, neo barok tarz nakış işlenmiştir. Dival işlemeli, altın klaptan… Nakışlar, pirinç çekilerek altın yaldız vurulmuş ince metal iplikle yapılmıştır. 69 x 72.5 cm. (Maundan imal 87x87 cm. ebadınd,a el yapımı çerçevesiyle satışa sunulmaktadır.)
    Kondisyon: 7/10 (İpekte sıyrılmalar mevcuttur.)
    Değerlendirme notu:
    • İpek atlas üzerine altın klaptan ve dival işlemeli bohça ya da örtüler “saray işi” olarak anılır.
    • “Dival” işi tersi ile yüzü farklı görünümde olan bir nakış türüdür. Cülde veya gergef tezgâhta üstten çok katlı sırma ve sim ile işlenir. Alttan mumlanmış iplikle karşılıklı tutturulur. Dival işleme ön yüzden sarma, tersten hristo teğelini andırır. Alt iplik üstten, üst iplik alttan görünmez.
    • Dival işi nakışın maliyeti yüksektir.  Osmanlı masraf çizelgelerinde ciddi tutarlarda paralar harcandığı görülür. Yapılışı zahmetli olduğu için günlük kullanımdan ziyade düğün gibi özel günlerde tercih edilir.
    • Altın klaptan, pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal ipliktir. Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilir
    Kaynak:
    • Ayten Sürür, Türk işleme sanatı, Akbank, 1976
    • Burton Berry, Old Turkish Towels, 1938
    • Celal Arseven, Sanat Ansiklopedisi, İstanbul, 1950
  • Carte de l’Ile de Lemnos levee sur les lieux et assujettie aux observations astronomiques... (*) Yerinde toplanan verilere ve astronomik gözlemlere dayalı Lemnos (Limni) Ada haritası...
    • Marie Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Eser: Voyage-Pittoresque de la Gréce, 2. cilt, 14. plan, syf. 129, 1809, Paris
    • Gravür: Pierre François Tardieu (1711-1771) (**)
    • Çok nadir...
    • 40 x 58.5 cm (çerçeveli: 47 x 65 cm)
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (kök) boyası
    • Kondisyonu çok iyi.
    (*) Ref: Barselona Deniz Müzesi; kayıt no: 257 C, ölçek: 1: 97.000 (**) Haritanın müellifi P.F. Tardieu, 18. ve 19. yüzyıllarda pek çok ünlü gravürcü yetiştiren Tardieu ailesinin ikinci kuşağına mensuptur. Ailenin ünü sebebiyle Paris’in 18. Bölgesinde bir sokağa Tardieu adı verilmiştir.
  • Cristal de Sevres Fransız Fontainebleau, geyik desenli Sherry Karafı (19x8) ve 2 flute kadeh (18 x 6,5).
    Provenance: A. Ç. koleksiyonu
    Kondisyon: Mint (10/10)
    Değerlendirme notu: Louis XV’in gözdesi, Marquise (Madame) de Pompadour, ölene dek, özellikle Fransız Rococo’sunun en belirgin örnekleri ile hem sarayda hem de tüm Fransa’da belli bir etki yaratır ve 1750 yılında, Paris'te bir cam imalathanesi kurar. Paris’te karışıklıklar çıkınca, imalathane, Sevr'deki Bellevue kalesine taşınır. Madame de Pompadour'un kardeşi Marquis de Marigny'nin yönetimi altında, Manufacture Royale de Sèvres Crystals artık yalnızca prestijli müşteriler için zarif dekoratif cam eşya üretimine geçer.
  • Carte de la Greece Ancienne... Antik Yunan haritası...
    • Marie Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Eser: Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1. cilt, 1782, Paris
    • Çok nadir…
    • 44 x 63.5 cm (çerçeveli: 51 x 70 cm.)
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (kök) boyası
    • Kondisyonu çok iyi.
    (*) Ref: Bibliotheque Nationale de France
    • Coğrafik koordinatları: E 19 ° - E 30 ° 30 '/ N 42 ° - N 36 °;
    • Ölçek: 1 / 1.200.000
    Note for English ----------------------------
    • Marie Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817) (*)
    • Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1. vol., 1782, Paris
    • Very rare…
    • 44 x 63.5 cm (with frame: 51 x 70 cm.)
    • Copper plate
    • Hand coloured of its time
    • Very good condition
    (*) Ref: Bibliotheque Nationale de France
    • Geographical coordinates returned approximately.
    • Relief expression: molehills.
    • 1776 [spring]: date of the trip to the Mediterranean Sea of ​​Monsieur de Choiseul-Gouffier in the company of the Marquis de Chabert, on board the ship "l'Atalante".
    • Geographic coordinates: E 19 ° - E 30 ° 30 '/ N 42 ° - N 36 °
    • Map scale: 1 / 1.200.000 ca (French Leagues of 3,000 Geometric Steps or 2,500 Toises 20 = [7.2 cm], Sea Leagues of 20 at degree 20 = [8 cm], Miles of 60 at degree 80 = [ 10.8 cm], Roman Miles evaluated at 756 Toises 80 = [8.6 cm], Greek Miles composed of 7 Stages 80 = [7.6 cm], Greek Miles and usage in the Archipelago, reduced to four fifths [sic] of the Roman Mile 80 = [6.9 cm], Olympic Stadiums, valued at 94 and a half Toises 600 = [8.1 cm], Stadiums one fifth [sic] shorter than the Olympic Stadium 600 = [6.5 cm], Stages estimated to be around 1,100 at 600 degree = [4.5 cm) (according to graphic scales).
     
  • Crystal St. Louis  Talma 899, 26 x 7,5 ölçülerinde Sherry karafı ve 13 x 6 ölçülerinde 2 kadeh. Karaf ve bardakların üzerine, klasik 1930 çizimi çiçek gravürü işlenmiştir. (1952-1970)
    Provenance: A. Ç. koleksiyonu
    Kondisyon: Çok iyi (9/10)
    Değerlendirme notu: Compagnie des Cristalleries de Saint Louis, 1586 yılında Lorraine'deki Münzthal'de (Fransızca Saint-Louis-lès-Bitche) kurulmuş bir şirkettir. Kökleri 1586 yılına dayanan Fransa'nın en eski cam üreticisi ve kıta Avrupası'nın (1781) ilk kristal cam üreticisidir.1995 yılında Saint-Louis, Hermès Grubunun bir parçası oldu ve zaten prestijli markanın ünü, yeni bir yaratıcı ivme ile daha da arttı. a) "Cristal St Louis France" işareti (daire içinde ve büyük harflerle) 1952/3'ten 1970'lere kadar kullanıldı. b) Sonrasında, "SL" işareti (harflerin arasında çift yatay çizgi bulunan bir daire içinde) kullanıldı.
     
  • Gravür… Pehlivanlar (Pleuianders Luyteurs) (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm.
    (*) Bu gravür, tespit edebildiğimiz tüm kaynaklarda "güreşçiler" adıyla anılmaktadır. Türkçe çevirilerdeki hatanın sebebi Latin - Batı dillerinde, "yağlı güreş" ve "pehlivan" tabirinin karşılığı olmamasıdır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Pehlivanlar gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür… Pleuianders Luytants / Pehlivanlar (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: D iij
    (*) Bu gravür, tespit edebildiğimiz tüm kaynaklarda “güreşçiler” adıyla anılmaktadır. Türkçe çevirilerdeki hatanın sebebi Latin – Batı dillerinde, “yağlı güreş” ve “pehlivan” tabirinin karşılığı olmamasıdır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Pehlivanlar gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • 1740 dolaylarında, Philipp Franz Gudenus (1710-1783) tarafından resmedilen, Johann Gottfried Thelot tarafından gravürize edilen ”Galata’dan Haliç Kıyıları manzarası' başlıklı orijinal el boyaması gravür, (18,5 x 14 cm), 6 numaralı folyo... Çok nadir. İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74 m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Optik gravür, kağıt üzerine basılı...
    Provenance: S. E.
    Kondisyon: 7/10 (Gravürün 300 yaşında olmasına bağlı olarak kağıt üzerinde sari lekeler bulunmaktadır.)
    Değerlendirme notu Panoramada yer alan gravürler hakkındaki genel bilgi, bizzat çalışmanın kendisinde bulunabilir: elle boyanmış gravürler, tüm başlıklar benzeri bir düzenle ancak farklı kişilerin elinden çıkmıştır. Panoramanın ilk bölümü Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane, ikinci bölümü Galata’dan Haliç kıyıları, üçüncü bölümü ise Eyüp, Tersane ve Kasımpaşa kıyıları ve çevresini göstermekte olup Üsküdar’dan Eyüp’e kadar geniş bir İstanbul panoraması elde edilmektedir. Altındaki yazılarda, baskı üzerinde numaralandırılmış yerlerin açıklamaları Fransızca ve Türkçe/Osmanlıca olarak yazılmıştır. Panoramanın-sanatçının bakış açısından çizildiği konum; klasik İsveç Sarayı tarzında inşa edilmiş olan İsveç büyükelçiliği ikametgahının çatısıdır. 11 Ağustos 1740 - 4 Mayıs 1741 tarihleri arasında Avusturya büyükelçiliğinde görevli askeri ressam olan P. F. Gudenus’un 14 Şubat 1741 tarihli ziyaret notlarından, bu tarihler arasında bir dönemde çizildiği düşünülmektedir. Referans: Maximilian HARTMUTH, www. univie.ac.at/iefn 2012 JAHRGANG 23 • HEFT 1 + 2
     
  • Crystal St. Louis- Bartholdi Altın işlemeli 6 roze şarap kadehi, 15,5 x 6,5 cm.
    Provenance: A. Ç. koleksiyonu
    Kondisyon: Çok iyi (10/10)
    Değerlendirme Notu: Compagnie des Cristalleries de Saint Louis, 1586 yılında Lorraine'deki Münzthal'de (Fransızca Saint-Louis-lès-Bitche) kurulmuş bir şirkettir. Kökleri 1586 yılına dayanan Fransa'nın en eski cam üreticisi ve kıta Avrupası'nın (1781) ilk kristal cam üreticisidir.1995 yılında Saint-Louis, Hermès Grubunun bir parçası oldu ve zaten prestijli markanın ünü, yeni bir yaratıcı ivme ile daha da arttı. a) "Cristal St Louis France" işareti (daire içinde ve büyük harflerle) 1952/3'ten 1970'lere kadar kullanıldı. b) Sonrasında, "SL" işareti (harflerin arasında çift yatay çizgi bulunan bir daire içinde) kullanıldı.
     
  • Gravür... Azamoglan Rusticque - Taşra acemi oğlanı (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm.
    (*) Nicolay desenlerinde ince detaylara yer verir. Gravürdeki acemi oğlanı "taşralı - kaba saba" nitelemesiyle tarif ediliyor.  Osmanlı askere alma mevzuatına göre her dört yılda bir Hıristiyan çocuklardan acemi oğlan devşiriliyor. Acemi oğlanların en yakışıklıları Padişahın emri ile saray hizmetinde kullanılmak üzere haremağaları tarafından eğitiliyor. Yeteneklerine göre meslek sahibi olmaları veya sanat faaliyetlerinde bulunmaları için uygun tarzda yetişmeleri sağlanıyor. Bu tür bir yetişme programına uygun olmayanlar ise sarayın dışına, Anadolu’ya gönderiliyor. “Kaba saba” mizaca sahip bu çocuklar, Türkçeyi öğrenirken tarım ve hayvancılıkta çalıştırılıyor. Taşra acemi oğlanı, dört yıllık süre sonunda İstanbul’a gönderilerek acemi oğlanlar ağasına veya yeniçerilere teslim ediliyor. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. ----+---- "Taşralı acemi oğlan" gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Kayaya gömülü 8 belemnit fosili… (*) Yüksekliği 60 cm., taban genişliği 15 cm. Belemnitler, 10, 12, 15 cm gibi çeşitli uzunluktadır. Menşei, Fas.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: S. Uğurlu koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Belemnitler, günümüzde kalamara benzeyen, soyu tükenmiş bir kafadan bacaklı deniz canlısıdır. Nautiloidler ve ammonitlerin aksine çok sağlam iç iskeletleri vardı. Düz, mermiye benzeyen gövdeleri ve iri gözleriyle dikkat çekerlerdi. Bir tür jet itici kullanarak hızla yüzüyorlardı. Düşmanlarına karşı ahtapota benzer şekilde siyah mürekkep bulutları püskürttükleri tahmin ediliyor. Belemnitler, Dünya tarihinin Jura ve Kretase olarak bilinen dönemlerinde yaşadılar. Takriben 135 milyon yıl hayat sürdüler. Jura Dönemi yaklaşık 201 milyon yıl önce başladı ve Kretase yaklaşık 66 milyon yıl önce sona erdi. Kretase Dönemi'nin sonunda, aşağı yukarı dinozorların ortadan kaybolmasıyla eş zamanlı olarak belemnitlerin nesli yok oldu. Günümüzde fosil olarak hayvanın kalıntılarının daha sonra kayaya katılaşan tortuya gömülmesiyle oluşurlar. Belemnitler hakkında kuvvetli akademik literatür mevcuttur. Ref: What's belemnites ------------------------------- Belemnites are an extinct group of cephalopod that probably looked like a squid. Unlike nautiloids and ammonites, belemnites had a very solid internal skeleton called a rostrum. Many people will be familiar with belemnite rostra, they are straight, and look rather like bullets. Apart from their shells, palaeontologists have also found some belemnite fossils that show their internal structure and soft parts. These fossils tell us a great deal about the way these animals lived. Belemnites had large eyes, and swam quickly using a form of jet propulsion. Like the octopus they could probably squirt clouds of black ink at their enemies to avoid attack. Belemnites lived during the periods of Earth history known as the Jurassic and Cretaceous; together, these represent a time interval of about 135 million years. The Jurassic Period began about 201 million years ago, and the Cretaceous ended about 66 million years ago. The belemnites became extinct at the end of the Cretaceous Period, at roughly the same time as the dinosaurs disappeared. However, we know a lot about them because they are commonly found as fossils, formed when the remains of traces of the animal became buried in sediment that later solidified into rock. Ref:
     
  • Les Yurongnes - Sarhoşlar (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: E ij
    (*) Gravürde ,sarhoş üç Osmanlı askeri resmediliyor: Azamoglan (Acemi oğlan), Leventi (Levend), Azappi (Azap - piyade - askeri) (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. ----+---- Osmanlı Askerleri Ne İçiyor? Nicolay şöyle anlatıyor (The Navigations, 1585, s.9oa, 90b): "İçkileri, dünyadaki bütün canlıların içtiği doğal su. Buna karşın kentin her yerinde satılan kendi yaptıkları çeşitli içkileri var. Bunlardan bazıları, bizim biramız gibi arpa suyu ile yapılmış, bazısı şeftali veya elma suyundan veyahut, erik, üzüm, şeftali, armut, incir suyu ile birlikte karıştırılarak yapılmış ki buna sorbet (şerbet) diyorlar. Yazın, buz ve karla soğutulup içiliyor. Yemekle ve yemekten sonra, archent (Arap rakısı) dedikleri bir tür rakı içiyorlar." Türkler Hangi Şarabı Sever? "Şarap Müslümanlıkta yasak. Buna rağmen sık sık ve öyle çok içiyorlar ki, çoğunlukla da kaldıramıyorlar. Genellikle de bedava olsun diye Hristiyanlardan alıyorlar...Huylarını iyi bildiğinden, lezzetli yemeklerle birlikte Malmasies ve Muscadel şarapları da sunuluyor. O kadar çok yiyip içiyorlar ki, evlerine dönerken kentin en geniş caddesi bile onlara dar geliyor. Kendilerine ziyafet verene teşekkür bile etmiyor, sadece sarhoş oluncaya kadar içiyorlar. Önce de söylediğim gibi, kendi kanunları özellikle şarap içmeyi yasaklamış, ama başkalarının cebinden içerek daha az günaha giriyorlar. (Malmesies: Mora yarımadasında (Monemvasia kentinde) yapılan kuvvetli tatlı şarap. Muscatel: Bir çeşit misket üzümünden yapılan tatlı şarap)" Hristiyan Teba, Hangi Askerden Korkuyor? "Şarap içmeden sarhoş olmak için başka bir şeyleri daha var: Afyon. Beyaz bir tozdan yapılan afyonu başkaları da kullanıyor... Bu afyondan bir dragma (dirhem) kadar alıp, kendilerinden geçiyor ve caddelerde, başka sarhoşların yaptığı gibi birbirlerine tutunarak, ayılar gibi korkunç nağralar atarak dolanıyorlar. Bu durumda bir Hristiyan veya bir Yahudi ile karşılaşmasınlar, onu sopa (ve) yumruk (la) dövüyorlar. Bunların arasında en çok korkulanları acemioğlanlar (azamoglans) leventler (leventis) ve azaplar (azappis). Hristiyanlıktan dönme ve bütün Hristiyanların can düşmanı olduklarından en çok zararı bunlar yapıyor." ----+---- "Sarhoşlar" gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür... Giomailer Religieux Turc - Gezgin Dindar Türk İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1632.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: F ij
    (*) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 yılı öncesi– elle renklendirilmiştir.  
  • "Kendi bölgeleri yanında vergi ödeyen ve bağımlı bölgeler ve genel valilikleri içeren, Avrupa, Asya ve Afrika’yı Kaplayan Büyük Türk İmparatorluğu'nun en doğru ve özenli haritası: Matthaus Seutter, İmparatorluk Baş Coğrafyacısı." "Magni Turcarum Dominatoris Imperium per Europam, Asiam et Africam, se extendens Regiones tam proprias, quan tributarias et clientelares ut et omnes Beglerbegatus sive Praefecturas Generales oculis sistens accuratissima cura delineatum per Matthaus Seutter, S.C. Maj. Geogr. Aug. Yapılma tarihi: 1727 Basılma tarihi: 1740 62,5 x 51,5 cm. boyutlarında. Elle renklendirilmiş. Nadir bulunan orijinal antika harita. Atlas Novus'ta (1740) yayınlanmıştır.
    Kondisyon: İyi (8/10) Kağıdın yaşına bağlı rahatsız etmeyecek seviyede  sararmalar vardır.
    Değerlendirme notu: Harita, Osmanlı İmparatorluğu'nun uzun hükümranlığı süresince kontrolü altına aldığı çeşitli bölgeleri göstermek üzere renklendirilmiştir. Sol alt köşede, Augsburg’lu gümüşçü Abraham Drentwet'e atfedilen büyük dekoratif bir başlık kartuşu bulunmaktadır. Haritanın sağ alt köşesinde ise harita için bir anahtar ve açıklamalar bulunmaktadır. Haritanın ilk yapılma tarihi 1727’dir ve “Matthäus Seutter Chalcogr.” İmzasıyla, Atlas Novus’un 1730 baskısında yer almaktadır. Müzayedeye sunduğumuz haritanın sol alt köşesinde bulunan başlıkta ise Seutter’in adı 'S.C. Maj Geogr. Aug.' ünvanıyla birlikte yer almaktadır.  Bu imza, haritayı Seutter’in diğer eserlerinden farklılaştırır. Zira bu ünvanın yer aldığı pek az örnek vardır. Bu örneklerden bir diğeri de British Museum'da bulunmaktadır.
    Georg Matthaus Seutter kimdir? Augsburg’lu harita yayıncısı Georg Matthaus Seutter tarafından yapılan bu muhteşem harita,  Osmanlı İmparatorluğu’nun kendi bölgeleri yanında vergi ödeyen ve bağımlı bölgelerini ve Genel Valilikleri içermektedir. Batıda İtalya’dan doğuda Hazar Denizi’ne kadar olan bölgeyi tasvir eder. Kırım ve Kafkaslar: Gürcistan, Çerkesya ve Ermenistan da dâhil edilmiştir. Güneye doğru Arabistan’ın tamamını ve Afrika Boynuzu’nun kuzey ucunu içerecek kadar genişletilmiştir. Genel olarak doğru olmakla birlikte, bazı kartografik anormallikler içerir. Örneğin Ölü Deniz fazla büyük ve şekilsiz görünmektedir; Nil Delta’nın hemen batısında büyük ve var olmayan bir göl bulunmaktadır. Sol alt köşede yer alan kartuşta Osmanlı İmparatoru, gösterişli bir şekilde giyinmiş ve tahtta tasvir edilirken, önünde iki adam eğilir ve ona hazine sunar. Başlığın sağ tarafındaki resimler daha çok simgesel göndermelere sahiptir ve bir Avrupalı bir küre tutarken, yanında bir aslan, Asclepius’un Asası, Medusa başlığı kalkanı ve mızrak bulunur. Üstte melekler trompet çalmaktadır. Haritanın sağ alt köşesinde ise harita için bir anahtar ve açıklamalar bulunmaktadır. Matthäus Seutter (1678 - 1757), 18. yüzyılın en önemli ve üretken Alman harita yayıncılarından birisidir. Seutter, bir altın işçisinin oğlu olarak doğmuştur. Kariyerine bir bira üreticisinin yanında çıraklık yaparak başlamıştır. Bira işinden memnun olmayan Seutter, Nürnberg'e taşınarak, Ünlü gravürcü J. B. Homann'ın çırağı oldu. Daha sonra Augsburg'a dönerek önemli sanat yayıncısı Jeremiad Wolff (1663 - 1724) için haritalar ve diğer baskılar kazımaya devam etti. Bir süre sonra Augsburg'da kendi bağımsız kartografik yayıncılık firmasını kurdu. İlk yıllarında zorluk çekmesine rağmen, kazıma becerisi ve harita üretimine olan bağlılığı, Seutter'ı zamanının en üretken yayıncılarından biri yaptı. 1731/32 yıllarında Seutter, Alman İmparatoru Karl VI tarafından "imparatorluk coğrafyacısı" unvanı verilerek onurlandırıldı ve 1741 yılında haritaları için bir baskı ayrıcalığı elde etti. Bu iki önemli olay, haritalarının tarihlemesine yardımcı olmaktadır. Seutter'ın en erken haritaları sadece adıyla imzalanmıştır, daha sonra "Chalcographus" (kazıcı) ifadesini imzasına eklemiştir. 1731/32'den sonra ise haritalarında kendisini genellikle "imparatorluk coğrafyacısı" olarak tanımlamıştır. Bu ifade genellikle "Sac. Caes. Maj. Geogr." veya "S.C.M.G." (Latince) veya "I.R.K.M.G." (Almanca) şeklinde kısaltılmıştır. 1741'den itibaren ayrıca "Cum Gratia et Privilegio S.R.I Vicariatus in partibus Rheni, Franconici et Sueviae Iuris" ifadesi haritalarına eklenmiştir. Ölümüne dek kartograflığı ve harita yayıncılığını sürdürdü. Ölümünden sonra firma oğlu Albrecht Carl’a miras kaldı. 1762’de Albrecht de ölünce, firma damadı Tobias Conrad Lotter ve Johann Michael Probst tarafından satın alındı. Abraham Drentwett (1647 - 1729) ise önemli bir Augsburg’lu sanatçı ve gümüş ustasıdır. En iyi bilinen eserleri büyük ölçüde günümüze kadar gelmiş olan ustalıklı gümüş işlemeleridir. Drentwett, zaman zaman Matthaus Seutter ve diğer Augsburglu harita yayıncıları için dekoratif süslemeler ve kartuşlar yapmıştır.
     
  • Gravür... Torlaqui rcligievx Turc, Torlak (*) Türk Dindar - Derviş (**) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (***)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: G
    (*) Nicolay, "torlak" kelimesini acemi, toy anlamında kullanmaktadır. Günümüz sözlüklerinde "derviş" kelimesini de karşıladığı ifade edilmektedir. Gravüre göre toy derviş, el falı bakmaktadır. Kadının yüzünün saklanmamış olması dikkat çekicidir. (**) Türk dervişin kıyafeti bugünkü kavrayışımızla garip gelebilir. Nicolay, 450 yıl önce Türk dervişini şöyle tarif eder: "Bunlar köy ve kentlerde, duvarları öküz, keçi, geyik, ayı, kurt gibi türlü vahşî hayvan postlarıyla kaplı dükkânlarda yaşar, duvarlara bu hayvanların boynuzlarını ve birçok yağ kandili asarlar. Bu kutsal odanın ortasında, yeşil bir bezle örtülü ayakçak ve üzerindeki mumsuz şamdan, Kur’an’a olan inançlarını göstermek içindir. Bundan başka, duvara boyalı bir eğri kılıç da asıyorlar." (***) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Torlak Derviş gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Les Fonderies Bruxelloises Haren Chic markalı odun veya kömür sobası, İmalat tarihi 1930 öncesi olarak tarihlenmiştir. Döküm üzerine emaye kaplama. 58 x 51 x 34 cm.
    Provenance: H.W.  koleksiyonu
    Kondisyon: İyi (7/10), kullanıma elverişli...