• Lot 14
    FÜSUN SAĞLAM
    Orman

    • Füsun Sağlam, Orman
    • İmzalı
    • Tuval üzerine yağlı boya
    • 68 x 47,5 cm. (çerçeveli 86 x 67 cm.

    Kondisyon Puanı: 10/10
    Provenans: A.Ç koleksiyonu
    Değerlendirme notu:
    Füsun Sağlam (uluslararası sanat camiasında bilinen adıyla Fusun Doria Saglam), doğadaki ışık, gölge ve renk kontrastlarını işleyen, dijital teknoloji ile geleneksel resmi birleştiren ödüllü grafiker ve illüstratördür. 1953 yılında İstanbul'da doğan sanatçı, yaşamını ve sanatsal çalışmalarını uzun yıllardır Avustralya’da sürdürmektedir. Orta ve lise eğitimini İstanbul Kız Lisesi tamamladı. 1977 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (DTGSYO) Grafik Bölümü'nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Avustralya'ya giderek reklam ajanslarında grafiker ve illüstratör (çizer) olarak çalıştı. 1985 yılında Türkiye'ye dönerek sanatsal çalışmalarını tamamen resim üzerine yoğunlaştırdı. Eserlerinde çoğunlukla doğadaki ışık-gölge kontrastlarını, renkli bulutları ve soyutlanmış manzara etütlerini konu alır. Çalışmaları izleyicide bir tür ruhsal arınma ve içsel ferahlık hissi (katarsis) uyandırmayı hedefler. Uluslararası alanda 14 kişisel, 40'tan fazla karma sergiye katılmıştır. Türkiye'deki önemli sergilerinden biri, Avustralya izlenimlerini aktardığı "Bumerang" isimli resim sergisidir. Füsun Sağlam, geleneksel tuval resmini modern teknolojiyle buluşturan öncü çalışmalar yapmıştır. 2005-2006 yıllarında Sydney Macquarie Üniversitesi Bilgisayar Bölümü Sanal Gerçeklik Laboratuvarı ile ortak bir akademik projede yer aldı. Bu çalışmada, sanatçının geleneksel bir tablosu sanal gerçeklik ortamına taşınarak "Flight of Catharsis: A 3D Visualization of a Painting" (Katarsis Uçuşu: Bir Tablonun 3 Boyutlu Görselleştirilmesi) adıyla modellendi. Avustralya'da prestijli bir ödül olan Paddington Sanat Ödülü'nde (Menzies Art Brands Gallery) finalistlik başta olmak üzere pek çok yerel ve uluslararası ödüle layık görülmüştür. Eserleri dünya çapında resmi ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.
    Günler
    Saat
    Dakikalar
    Saniyeler
    Müzayede biter:
    Details
  • İmzalı, tuval üzerine yağlıboya. 80 x 80 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Çağdaş Türk Resim Sanatının önde gelen isimlerinden biri olan Mustafa Ayaz, 1938 yılında Trabzon’un Çaykara kazası Kabataş köyünde doğdu. 1953’de Erzurum Pulur Köy Enstitüsü'ne girdi. Orada öğretmenlerin dikkatini çekti ve İstanbul Çapa İlk öğretmen okulunun Resim Semineri sınavlarına girmesi önerildi. Sınava giren ve kazanan sanatçı, 1959 yılında Çapa İlk öğretmen okulunu bitirdi. Bir yıl ilkokul hocalığından sonra, 1960’da Gazi Eğitim Enstitüsünün Resim Bölümüne girdi ve 1963’de mezun oldu. 3 yıl Çorum İlk öğretim okulunda resim öğretmenliği ve atölye şefliği yaptı. 1966’da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü asistanlık sınavını kazandı ve 1984 yılına kadar aynı okulda resim hocalığı yaptı. 1984’de Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine geçti ve 1987’de buradan emekli oldu. 1987 yılında Profesör olan Ayaz, aynı yıl Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde görev aldı. 1988 yılı başında bu görevinden kendi isteği ile ayrıldı. O günden bu yana çalışmalarını kendi atölyesinde sürdürmektedir.
Yurt içinde altmışı aşkın kişisel sergi açan ve 19 ödül kazanan sanatçı; Hindistan, Kuveyt, Mısır, Romanya, Bulgaristan, Polonya, Belçika, Fransa, ABD, İngiltere, Cezayir ve Almanya gibi pek çok ülkede karma sergi ve bienallere katıldı. Ayaz’ın 400’den fazla yapıtı yabancı ülke koleksiyonlarında, 4.000’e yakını da yerli koleksiyonlarda bulunmaktadır.
     
  • Günışığı görmemiş primitif Osmanlı eser... Eser, Atatürk'ün 1928 yılında Milli Eytam ve Emlak Bankası Genel Müdürlüğüne getirdiği Hakkı Saffet (Savfet) Tarı tarafından edinildi. 1930 başlarından itibaren Tarı ailesince muhafaza edilmiştir.
    • Tuval üzerine yağlıboya, peyzaj
    • İmzalı, 19. yüzyıl - pirimitif (Osmanlıca / Sabri kulları) (*)
    • 75x100cm. / çerçeveli 98x122cm. (**)
    • Küçük onarım mevcuttur (***)
    (*) Sanatçı "Sabri" kimdir, tespit edilememiştir. Ancak tarz itibariyle "primitif Osmanlı" özellikleri taşıdığı aşikardır. Primitif Osmanlı ressamlarının pek çoğu, çekilmiş fotoğrafları model olarak kullanır. Bu ressamlara foto yorumcuları da diyebiliriz. Asker ya da sivil okul mezunu, yaşam öyküleri pek bilinmeyen kişilerdir. Bir kaç resimle tanınırlar. Resim sanatına hiperrealistleri özendirecek kadar duru, sakin, ıssız yorumla yaklaşırlar. Büyük ölçüde insan figürü barındırmayan peyzajlar çizerler. İmzaları ardına “kulları” deyimini eklerler.. “Kulları” deyimi dinsel politik olup, sanatçı çekingenliğine de bağlanabilir. Hüseyin Giritli, Hilmi Kasımpaşalı, Fahri Kaptan, Ahmet Şekür bu sanatçılardan bazılarıdır. “Foto-yorumcuların fotoğraftaki kompozisyonu, genellikle insan figürleri ve diğer ayrıntılardan çoğunlukla sıyırarak sakin, adeta düşsel denebilecek bir atmosfer yorumuna kavuşturarak aynen uyguladıkları görülür. Bu durumda resmi ön ve arka planları arasında netlik farkı olmaz, ancak çizgisel perspektife ilişkin değerinin ve objektifin yansıttığı net ışık-gölge efektlerinin özenle uygulandığı dikkati çeker." ( Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi, Görsel yay. c.6, s.1147-1148) (***) Tuval, gürgen benzeri ağaç şaseye gerilmiştir. Bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen şasede hiç bir şekilde çalışma belirtisi yoktur. Tuval şasesi ağaç çerçevenin içine son derece düzgün şekilde oturtulmuştur. (****) Tarı ailesinin verdiği bilgiye göre eser, 1960'lı yıllarda Ankara Resim ve Heykel müzesinde restorasyona sokuldu. Tuval, iki küçük bölge itibariyle ustalıkla onarıldı. Hakkı Saffet Tarı (1886 - 1952) ----------------------
    • İstanbul Mutasarrıfı Saffet Paşa’nın oğludur.
    • Atatürk'ün 1928 yılında Emlak ve Eytam Bankası'na atadığı ilk genel müdürdür.
    • Fenerbahçe Spor Kulübü kurucusu ve 3'üncü başkanıdır.
    • Hakkı Saffet (Safvet) bey, Fenerbahçe’nin kuruluş amacının tanımlandığı "Memlekette terbiye-i bedeniye ve fikriyenin teminine çalışmak ve şübban-ı vatanı mübareze-i hayata ve meşak ve esfar-ı askeriyeye alıştırmak üzere" başlıklı tescil belgesinde “kasadar” olarak anılmaktadır. (Bkz. Dr. Rüştü Dağlaroğlu, Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihi 1907 - 1957, Türksesi matbaası, İstanbul, 1957)
    Hakkı Saffet beyin atama kararı (Devlet Arşivleri) Hakkı Saffet Tarı (Salt Online Osmanlı Bankası arşivi)
  • Ayasofya, Osmanlıca harflerle imzalı, tuval üzerine yağlı boya, 1902. Ölçü: 73 x 54,5 cm. (Çerçeveli, 104 x 85 cm.) Antika, varaklı ahşap çerçeve içinde...
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Y. C. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi sanat tarihimizin önde gelen isimlerinden Şevket Dağ (1875-1944), 1875 yılında İstanbul'un Küçük Mustafa Paşa Mahallesi'nde dünyaya geldi. Sanayi-i Nefise Mektebi’nin ilk Türk öğrencilerinden biri olarak Osman Hamdi Bey, Alexandre Vallaury ve Salvatore Valeri gibi isimlerden ders aldı. 1897 yılında okuldan birincilikle mezun oldu. Mezun olduktan sonra Evkaf'ta (Vakıflar İdaresi) memur olarak göreve başladı. İlk ve tek kişisel sergisini İstanbul Kuyucu Murat Paşa Türbesi’nin yakınlarında yer alan bir muhallebici dükkânında açtı. 1902 yılında yani mezuniyetinden 5 yıl sonra Pera sergisine katıldı. Bu tarihten itibaren ölümüne dek Pera sergileri, Galatasaray sergileri, Ankara Resim sergileri ve Devlet Resim Heykel sergileri dahil toplam 54 sergide yaklaşık 250 eserini sergiledi. Ayrıca Atina, Münih, Sofya, Brüksel, Paris, New York gibi şehirlerde düzenlenen sergilere katılarak, uluslararası sanat çevrelerinde tanındı. Bu sergilerde çeşitli ödüller ve madalyalar kazandı. 1909 yılında Galatasaray Lisesi’nde okulun müdürü olan Tevfik Fikret'in isteği üzerine resim öğretmenliği yapmaya başlayan sanatçı, aynı yıl kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Daha sonra İstanbul Darülmuallimin'de (İstanbul Erkek Öğretmen Okulu) öğretmenliğe devam etti.  Yaşamının son yıllarında politika ile ilgilenerek Konya ve Siirt milletvekilliği görevinde bulundu. Resim hayatının ilk dönemlerinde natürmortlar ve portreler yapsa da daha sonra iç mekanlara yöneldi. Bu alandaki ilk yapıtı, Yeni Camii’nin içinden bir parçayı tuvaline aktardığı resimdir. Şevket Dağ, iç mekan resimlerine yöneldiği ilk yıllarda, 8 yıl aralıksız Ayasofya’da etüt çalışmaları yaptı. Rüstem Paşa Cami ve Kapalıçarşı da tuvaline aktarmayı sevdiği mekanlardı. Mekanlarda ışık ve gölge karşıtlığını kullanmakta ustaydı. Kullandığı ışık ile dini mekanların kutsal ve loş atmosferini izleyiciye hissettirmeyi amaçladı. Eserlerinde çini sanatına, sedef kakma detaylı kapı örneklerine ve kültürel objelere mutlaka yer verdi. Müzayedeye sunduğumuz eserde Ayasofya'nın iç mekanı resmedilmiştir.
     
  • Osmanlıca imzalı, 1916 tarihli, tuval üzerine yağlı boya. Varaklı antika çerçeve içinde... 53 x 73 cm. (70 x 90 cm.)
    Kondisyon: 7/10
    Provenance:Arıduru koleksiyonu. Eser sahibi Cemil Arıduru, (Avanos) 1895 - (İstanbul) 1982 yılları arasında yaşadı. Cumhuiyet Türkiyesinin ilk yüksek mühendisleri arasında yer aldı. Mühendis Mektebi'nden 1922 yılında mezun oldu. Sanatsever kişiliği ile tanınan Arıduru, 1927 yılına kadar Afyon Nafiası, Adana mıntıka mühendisliği ve Ankara Belediyesi görevlerinde bulundu. Arıduru, 1927 - 1937 yılları arasında önemli inşaat - taahhüt işleri üstlendi. Hicaz Demiryolu ve Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binası gibi işleriyle dikkat çekti. Arıduru, 1962 yılına kadar Haymil İnşaat Ltd. Şirketinde müdür unvanıyla yöneticilik yaptı.
    Değerlendirme notu: 1861’de İstanbul’da doğan Hüseyin Rıfat Çeteci (1861-1939), Tophane Feyziye mektebini Şinasi ile birlikte bitirdikten sonra özel derslerle Arapça ve Farsça öğrenmiş, edebiyat alanında da kendini yetiştirmiştir. 15 yaşında Hariciye Mektebi kaleminde memuriyet hayatına başlamıştır. Çeşitli hizmetlerden sonra Mabeyn Başkatipliği, Sadaret Müsteşarlığı gibi görev yerlerine kadar yükselen Rıfat Çeteci, Ayvazowski ve Valeri gibi ressamların o dönemde İstanbul’da açılan sergilerinden etkilendi. Sanayi-i Nefise Mektebi açılınca, Osman Hamdi, Valeri, Mimar Valori ve Oskan efendiden kurulu jüri önünde sınav verdi ve resme olan yatkınlığı nedeniyle doğrudan 2. sınıfa alındı. Mektebin Valeri’nin çok takdir ettiği ilk mezunlarındandır. Eskiden “çete” adı verilen yardımcı donanma amirali olan Hüseyin Reis soyundan geldiği için Çeteci soyadını almıştır. Figür, peyzaj, natürmort çalışmaları yanı sıra kompozisyonlarıyla da dikkat çeken Rıfat Çeteci, sanat kültürü köklü, realist bir sanatçıdır. Türkiye resim sanatı açısından köşe taşı bir isimdir. Hayatı boyunca hiç sergi açmamış ve hiç resim satmamış olan sanatçının eserleri son derece nadirdir.
     
  • İmzalı, 1938 tarihli LeFranc & Cie tuval üzerine yağlıboya. Antika, varaklı ahşap çerçeve içinde... 70 x 51 cm. (90 x 70 cm.)
    Kondisyon: 9/10
    Provenance:Arıduru koleksiyonu. Eser sahibi Cemil Arıduru, (Avanos) 1895 - (İstanbul) 1982 yılları arasında yaşadı. Cumhuriyet Türkiyesinin ilk yüksek mühendisleri arasında yer aldı. Mühendis Mektebi'nden 1922 yılında mezun oldu. Sanatsever kişiliği ile tanınan Arıduru, 1927 yılına kadar Afyon Nafiası, Adana mıntıka mühendisliği ve Ankara Belediyesi görevlerinde bulundu. Arıduru, 1927 - 1937 yılları arasında önemli inşaat - taahhüt işleri üstlendi. Hicaz Demiryolu ve Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binası gibi işleriyle dikkat çekti. Arıduru, 1962 yılına kadar Haymil İnşaat Ltd. Şirketinde müdür unvanıyla yöneticilik yaptı.
    Değerlendirme notu: Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi sanat tarihimizin önde gelen isimlerinden Şevket Dağ (1875-1944), 1875 yılında İstanbul'un Küçük Mustafa Paşa Mahallesi'nde dünyaya geldi. Sanayi-i Nefise Mektebi’nin ilk Türk öğrencilerinden biri olarak Osman Hamdi Bey, Alexandre Vallaury ve Salvatore Valeri gibi isimlerden ders aldı. 1897 yılında okuldan birincilikle mezun oldu. Mezun olduktan sonra Evkaf'ta (Vakıflar İdaresi) memur olarak göreve başladı. İlk ve tek kişisel sergisini İstanbul Kuyucu Murat Paşa Türbesi’nin yakınlarında yer alan bir muhallebici dükkânında açtı. 1902 yılında yani mezuniyetinden 5 yıl sonra Pera sergisine katıldı. Bu tarihten itibaren ölümüne dek Pera sergileri, Galatasaray sergileri, Ankara Resim sergileri ve Devlet Resim Heykel sergileri dahil toplam 54 sergide yaklaşık 250 eserini sergiledi. Ayrıca Atina, Münih, Sofya, Brüksel, Paris, New York gibi şehirlerde düzenlenen sergilere katılarak, uluslararası sanat çevrelerinde tanındı. Bu sergilerde çeşitli ödüller ve madalyalar kazandı. 1909 yılında Galatasaray Lisesi’nde okulun müdürü olan Tevfik Fikret'in isteği üzerine resim öğretmenliği yapmaya başlayan sanatçı, aynı yıl kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Daha sonra İstanbul Darülmuallimin'de (İstanbul Erkek Öğretmen Okulu) öğretmenliğe devam etti.  Yaşamının son yıllarında politika ile ilgilenerek Konya ve Siirt milletvekilliği görevinde bulundu. Resim hayatının ilk dönemlerinde natürmortlar ve portreler yapsa da daha sonra iç mekanlara yöneldi. Bu alandaki ilk yapıtı, Yeni Camii’nin içinden bir parçayı tuvaline aktardığı resimdir. Şevket Dağ, iç mekan resimlerine yöneldiği ilk yıllarda, 8 yıl aralıksız Ayasofya’da etüt çalışmaları yaptı. Rüstem Paşa Cami ve Kapalıçarşı da tuvaline aktarmayı sevdiği mekanlardı. Mekanlarda ışık ve gölge karşıtlığını kullanmakta ustaydı. Kullandığı ışık ile dini mekanların kutsal ve loş atmosferini izleyiciye hissettirmeyi amaçladı. Eserlerinde çini sanatına, sedef kakma detaylı kapı örneklerine ve kültürel objelere mutlaka yer verdi. Müzayedeye sunduğumuz eserde Rüstem Paşa Camisi'nin iç mekanı resmedilmiştir. Tuval, 1836 yılında Alexandre Lefranc tarafından kurulan ve 1965 yılına kadar varlığını sürdüren Le Franc & Cie şirketinin üretimidir. Şirket, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti'nde sanat malzemeleri satan ilk şirketlerden birisidir.
     
  • İmzalı, tuval üzeri yağlıboya. 54 x 44 cm. (69 x 59 cm.)
    Kondisyon: çok iyi (9/10)
    Provenance: G. G. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: A. Ocak imzası tanımlanamamıştır. Naif üslupta usta işi bir çalışmadır.
     
  • Tuval, yağlıboya, peyzaj. İmzalı, 19. yüzyıl – pirimitif (Osmanlıca / Sabri kulları). 75 x 100 cm. (Çerçeveli 98 x 122 cm.) Küçük onarım mevcuttur.
    Provenance: Eser, Atatürk’ün 1928 yılında Milli Eytam ve Emlak Bankası Genel Müdürlüğüne getirdiği Hakkı Saffet (Savfet) Tarı tarafından 1930 başlarında edinildi. 100 yıla yakın süredir Tarı ailesince muhafaza edilmiştir.
    Kondisyon: Yaşına göre çok iyi durumdadır (8/10)
    Değerlendirme notu: Sanatçı “Sabri” kimdir, tespit edilememiştir. Ancak tarz itibariyle “primitif Osmanlı” özellikleri taşıdığı aşikardır. Primitif Osmanlı ressamlarının pek çoğu, çekilmiş fotoğrafları model olarak kullanır. Bu ressamlara foto yorumcuları da diyebiliriz. Asker ya da sivil okul mezunu, yaşam öyküleri pek bilinmeyen kişilerdir. Bir kaç resimle tanınırlar. Resim sanatına hiperrealistleri özendirecek kadar duru, sakin, ıssız yorumla yaklaşırlar. Büyük ölçüde insan figürü barındırmayan peyzajlar çizerler. İmzaları ardına “kulları” deyimini eklerler.. “Kulları” deyimi dinsel politik olup, sanatçı çekingenliğine de bağlanabilir. Hüseyin Giritli, Hilmi Kasımpaşalı, Fahri Kaptan, Ahmet Şekür bu sanatçılardan bazılarıdır. “Foto-yorumcuların fotoğraftaki kompozisyonu, genellikle insan figürleri ve diğer ayrıntılardan çoğunlukla sıyırarak sakin, adeta düşsel denebilecek bir atmosfer yorumuna kavuşturarak aynen uyguladıkları görülür. Bu durumda resmi ön ve arka planları arasında netlik farkı olmaz, ancak çizgisel perspektife ilişkin değerinin ve objektifin yansıttığı net ışık-gölge efektlerinin özenle uygulandığı dikkati çeker.” ( Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi, Görsel yay. c.6, s.1147-1148) Tuval, gürgen benzeri ağaç şaseye gerilmiştir. Bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen şasede hiç bir şekilde çalışma belirtisi yoktur. Tuval şasesi ağaç çerçevenin içine son derece düzgün şekilde oturtulmuştur. Tarı ailesinin verdiği bilgiye göre eser, 1960’lı yıllarda Ankara Resim ve Heykel müzesinde restorasyona sokuldu. Tuval, iki küçük bölge itibariyle ustalıkla onarıldı.
    Hakkı Saffet Tarı (1886 – 1952) İstanbul Mutasarrıfı Saffet Paşa’nın oğludur. Atatürk’ün 1928 yılında Emlak ve Eytam Bankası’na atadığı ilk genel müdürdür. Fenerbahçe Spor Kulübü kurucusu ve 3’üncü başkanıdır. Hakkı Saffet (Safvet) bey, Fenerbahçe’nin kuruluş amacının tanımlandığı “Memlekette terbiye-i bedeniye ve fikriyenin teminine çalışmak ve şübban-ı vatanı mübareze-i hayata ve meşak ve esfar-ı askeriyeye alıştırmak üzere” başlıklı tescil belgesinde “kasadar” olarak anılmaktadır. (Bkz. Dr. Rüştü Dağlaroğlu, Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihi 1907 – 1957, Türksesi matbaası, İstanbul, 1957) Hakkı Saffet beyin atama kararı (Devlet Arşivleri) Hakkı Saffet Tarı (Salt Online Osmanlı Bankası arşivi)
  • İmzalı, tarihsiz, tuval üzerine yağlıboya. 40 x 30 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: A. Ç. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: 1955 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Cemal Tollu Atölyesi'nden mezun olan ve o günden bu güne resim çalışmalarını aralıksız sürdüren Güler Aras, 60’tan fazla kişisel sergi açtı. Resimlerinde gerçeklerden ayrılmamaya çalıştığını ve doğanın tadını, ışık ve renk sentezinde bulduğunu ifade ediyor.
     
  • İmzalı, 2014 tarihli, tuval üzerine yağlı boya. 26 x 20 cm. (39 x 33 cm.) Çerçevesinin sol ve sağ alt kısımlarında küçük kayıplar mevcut.
    Kondisyon: 10/10

    Provenance: A.Ç koleksiyonu.

    Değerlendirme notu:
    Kayhan Aybatlı (1959) Yerköy'de doğdu. 1977 yılında Kuleli Askeri Lisesini, 1981 yılında Kara Harp Okulunu bitirdi. İzlenimciliğin geleneksel takipçilerinden olan Aybatlı,  bugüne kadar 21 kişisel sergi açtı, Pek çok karma sergiye katıldı. Oyak´ın düzenlediği resim yarışmalarında iki kez birincilik ödülüne layık görüldü. Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar derneği üyesi olan sanatçı, Kültür Bakanlığının 1995 yılında yayınladığı “Ressamların Fırçasından İstanbul” isimli katalogda ve yine Kültür Bakanlığının 2006 yılında düzenlediği “Türkiye Resimleniyor” ve “İstasyonlar” projelerinde yer aldı. Çalışmalarını emekli olduktan sonra yerleştiği Ankara´da kendi atölyesinde sürdürmektedir.

  • Altta kime ait olduğu bilinmeyen bir resim daha var. Tuval üzeri yağlı boya, 2008 tarihli, imzalı. 88 x 48 cm. (103 x 62 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance:
    Değerlendirme notu Fatih Urunç , iki yıl Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü'nde öğrenim gördükten sonra ayrıldı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü'nden mezun oldu. İskoçya'da kabul edildiği yüksek lisans programını yarıda bırakıp Türkiye'ye döndü. ilk kişisel sergisini Ankara'da 1991 yılında Milli Piyango Sanat Galerisi'nde açtı. 12 yıl Ankara'da kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etti. Yaşamı boyunca 100'den fazla sergi açtı. Urunç, 7 Ağustos 2012'de kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Urunç’un resimleri imgeler, motifler, tekrarlanan tiplemeler ve çağrışımsal olduğu düşünülen sözcükleriyle son derece özgün ve yaratıcıdır. Figürleri genellikle deformasyona uğramış ve kompozisyonları ise naif ve sadedir. Bu özellikler, Urunç resimlerini resim sanatı açısından yenilikçi kılmıştır. Gündelik yaşamı ve duyarlılıklarını neredeyse bir çocuk saflığıyla resimlerine aktaran Urunç, her şeyin ötesinde “farklıdır”.
     
  • Tuval üzerine yağlı boya, imzalı, arkasında “Sevgili Eriş ailesine Keçi çerçeveyi yemez, 2001” notu yer almaktadır. 60 x 50 cm. (76 x 66 cm. )
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: G. B. Koleksiyonu (Anatolia Müzayede’den alınmıştır.)
    Değerlendirme noyu Fikret Otyam (1926-2015), Aksaray doğumludur. İlk ve orta öğretimini Aksaray’da okudu. Ortaokulda iken Fransızca öğretmeni olan Emekli Albay Lüleci Haşim Bey  “Lenduha ayaklı, cama çeken fotoğraf makinesini” sanatçıya armağan etmiş sanatçının resim ve fotoğraf tutkusu bu şekilde başladı. Lise öğretimini kesintili olarak Ankara ve Kayseri de öğrenim gördü. Liseden sonra İstanbul’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Orta Resim Bölümü’nde eğitime başladı. Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde resim öğrenimini ünlü ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun atölyesinde aldı. Bu yıllarda gazeteciliğe de başladı. 1953 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Orta Resim Bölümü’nde mezun oldu. Fikret Otyam’ın gazetecilik hayatı, Son Saat gazetesinde başlayıp, Cumhuriyet gazetesinden emekli olana dek elli sekiz yıl devam etti. Emekli olduktan sonra Antalya’ya yerleşti ve resim yapmaya ağırlık verdi ve kitap çalışmaları ile uğraştı. Fikret Otyam Antalya'da 9 Ağustos 2015'te yaşamını yitirdi. Resimlerinde ağırlıkla Anadolu insanını resmetti. Akademiden, fotoğrafçılıktan, gazetecilikten biriktirdikleri, Anadolu sevgisiyle birleşerek, Otyam’ın resimlerinde yeni görsel imgelere bürünür. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun resim öğretileri, Anadolu-Batı sentezi aktarımları onun resimlerinde benzer bir anlayışla insan duyarlılığı ve kişiliği ile birleşir. Resimlerinde keçiyi ve başı örtülü Anadolu kadınlarını figür olarak sık sık kullanır. Anadolu’yu,  insanlarını, hayvanlarını, bitkilerini ve mahalli unsurları işlemeyi seven bir ressam olarak dikkat çeker. Resimlerinde özellikle gözleri iri ve dikkat çekici olarak betimler. Fikret Otyam’a göre  “ dünyada üç tane güzel göz vardır. Birincisi; doğu Anadolu kadını gözü, ikincisi; eşek sıpası gözü ve üçüncüsü; ceylan gözü.”
     
  • Azerbaycanlı genç sanatçı Hamid Alioğlu...
    • İmzalı, 2020
    • Tuval üzerine akrilik boya
    • 50x50cm.
  • İmzasız, tarihsiz, tuval üzeri yağlıboya. Ahşap, gümüş varaklı çerçeve içinde.. 31 x 22 cm. (38 x 30)
    Kondisyon: 3/10 (Boya kayıpları var.)
    Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
    Türk Empresyonist Ressam İbrahim Safi (1898-1983) Kafkasya Nahcivan’da doğdu. İlk sanat eğitimini Erivan Lisesi’nde okuduğu yıllarda resim öğretmeni Kolzsa’dan ve Akademi mezunu akrabalarından aldı. Genç yaşlardaki eğitimini Moskova Güzel Sanatlar Akademisi’nde alan İbrahim Safi, I. Dünya Savaşı sırasında İstanbul’a geldi ve burada yerleşti. İstanbul’da Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi ve Namık İsmail Atölyesi’nde çalıştı. 1923 yılında buradan mezun oldu. Namık İsmail’in yanındaki çalışmalarını 1930’a kadar sürdürdü. İlk sergisini 1946’da İstanbul’da açtı. 1955’ten sonra İsviçre, Münih, Köln, Frankfurt, Bonn, Viyana, Roma, Paris, Marsilya, Atina olmak üzere yurtdışında 10 yıl süreyle araştırmalar yaptı. Naci Kalmukoğlu ile birlikte çalışıp, yurtiçi ve yurtdışında birçok sergi düzenledi. Geçimini resim aracılığı ile sağlayan sanatçı aynı zamanda bir çok öğrenci yetiştirdi. İngiliz ressamlardan Johnson Baker öğrencilerinden biridir. Klasik ekolde bir çok portre çalışmaları bulunmakla birlikte empresyonist üslupta eserler vermiştir. Çalışmaları natürmort ve manzara ağırlıklıdır. Gerçek bir usta olan İbrahim Safi, empresyonist, realist çalışmaları ile tanınır. Eserlerinde canlı renkler kullanan sanatçı konu olarak daha çok peyzajları seçmiştir. Eserleri birçok özel koleksiyonda yer almaktadır.
     
  • İmzalı, tuval üzerine yağlıboya. Ahşap çerçeveli. 60 x 50 cm. (76 x 65 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Sivas Divriği’de 1964 yılında dünyaya gelen Şahbudak, 1985 yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldu, 1990’da Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Ana Sanat Dalında yüksek lisans yaptı. Kişisel etkinliklerinin yanında çeşitli karma ve grup sergilerine de katıldı. Çalışmalarını Ankara’da özel atölyesinde sürdüren Şahbudak, 1987-2017 yılları arasında Ankara, İstanbul, Adana ve Mersin’de 22 kişisel sergi açtı. Şahbudak, 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Gençlik Yılı Resim Yarışmasında Başarı Ödülü, 1986’da Türkiye Jokey Kulübü Resim Yarışmasında 3’üncülük Ödülü ve 1991 yılında Devlet Resim-Heykel Sergisinde Mansiyon ödülü aldı.
     
  • İmzalı, tuval üzeri yağlıboya. 50 x 39 cm. (65 x 54 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Yusuf Toprak 1947 yılında Sivas’ta doğdu. Lise eğitiminin ardından girdiği Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümünden 1969’da mezun oldu. Bir süre resim öğretmenliği yaptıktan kariyerine profesyonel bir ressam olarak devam etti. Ayrıca şair kimliği ile de bilinir. Toprak sanat yaşamı boyunca birçok karma sergiye katılmış ve kişisel sergi açmıştır. Eserlerinde genellikle Anadolu’dan manzaraları ve atları soyut üslupla işlemiştir. 1984 yılında Devlet Resim Heykel Sergisi Başarı Ödülüne ve Eskişehir Yunus Emre Resim Yarışması Mansiyon Ödülüne; 1985 yılında Selçuk Efes Müzesi Resim Yarışması Başarı Ödülüne; 1986 yılında Eskişehir Yunus Emre Resim Yarışması Başarı Ödülüne; 1988 yılında Orman Genel Müdürlüğü Resim Yarışması 2.’lik Ödülüne layık görülmüştür.
     
  • İmzalı,  tuval üzerine yağlıboya. 69 x 49 cm. (85,5 x 66 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
    Değerlendirme notu: 1937 yılında, Girsun-Espiye'de doğdu. 1961 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü‘nü bitirdi. 1982-2004 yılları arasında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü ile Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünde sanat eğitimciliği ve Resim Ana Sanat Dalı Başkanlığı yaptı. 1987’de doçent, 1995 yılında profesör oldu. 40’ın üzerinde kişisel sergi açtı. 2004 yılında emekli oldu. Ramiz Aydın, gelenekten, Anadolu gerçekliğinden beslenen ve evrensele uzanan, yarı kübist tarzıyla, Türk resmi içinde hak ettiği yeri almıştır.. Onun resimleri her şeyden öte bir üslup resmidir de aynı zamanda.. sadece bu yönüyle bile kalıcı bir özelliği barındırır. Halen İstanbul'da çalışmalarını sürdürmektedir.
     
  • İmzalı, tuval üzerine yağlıboya. 39 x 29 cm. (54 x 45 cm.)
    Kondisyon: çok iyi.
    Provenance: 10/10
    1937 yılında, Giresun-Espiye'de doğdu. 1961 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü‘nü bitirdi. 1982-2004 yılları arasında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü ile Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünde sanat eğitimciliği ve Resim Ana Sanat Dalı Başkanlığı yaptı. 1987’de doçent, 1995 yılında profesör oldu. 40’ın üzerinde kişisel sergi açtı. 2004 yılında emekli oldu. Ramiz Aydın, gelenekten, Anadolu gerçekliğinden beslenen ve evrensele uzanan, yarı kübist tarzıyla, Türk resmi içinde hak ettiği yeri almıştır.. Onun resimleri her şeyden öte bir üslup resmidir de aynı zamanda.. sadece bu yönüyle bile kalıcı bir özelliği barındırır. Halen İstanbul'da çalışmalarını sürdürmektedir.
     
  • İmzalı, tuval üzeri yağlıboya, 70 x 80 cm. (76 x 86,5 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
    Ressam, grafiker, animatör. 1949 yılında Eskişehir'in Hamidiye köyünde dünyaya geldi. Bir süre İstanbul Resim Semineri'nde ressam Selahattin Taran'ın öğrencisi oldu. 1974 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Tatbiki Güzel Sanatlar Dekoratif Resim Bölümü'nden mezun oldu. Serbest dekoratör olarak çalıştı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Niğde illerinde duvar resmi uygulamaları yaptı. İlk kişisel sergisini İstanbul Şehir Galerisi'nde açtı. 1978 yılında, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Film Radyo Televizyonla Eğitim Merkezi'ne video grafiker ve Dekoratör olarak çalışmaya başladı. Televizyon dekorları hazırladı. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nde Animasyon Şubesi'ni kurdu ve eğitici animasyon filmleri hazırladı. 2006 yılında Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nden emekli oldu. Çok sayıda kişisel sergi açtı ve karma sergiye katıldı. Sanatçı, halen kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.
     
  • İmzalı, tuval üzerine yağlıboya. 60 x 43 cm. (68,5 x 52 cm.)
    Kondisyon: çok iyi.
    Provenance: G.G. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Temuçin Çeviren (1924-2012) emekli diplomat ve ressamdır. Değişik kamu kuruluşlarında çalıştıktan sonra 1954 yılında Dışişleri Bakanlığı'nın Atina, Paris, Brüksel. Tahran, Bükreş ve Rodos gibi dış misyonlarında ve merkez birimlerinde değişik görevlerde bulundu. Küçük yaşlardan itibaren sanatın hemen her kolunda çalışmalar yaptı. Resim çalışmalarına özellikle1980'lerden itibaren ağırlık verdi. Yurtiçi ve yurt dışında birçok sergiye katıldı. Çeviren' in birçok Özel ve resmi koleksiyonun yanı sıra Devlet Güzel Sanatlar Müzesi'nde de eserleri bulunmaktadır.