K. Serkisoff Constantinople...
14 Karat altın, (264) 517 numaralı Osmanlı zenne saat. Osmanlıca porselen kadran. altından imal edilmiş dakika puntoları.
Remontoir, üç kapaklı, Cylindre, 10 rubis.
Ön kapağın içinde Squirrel hallmark ve 14K işareti ile 517 kasa seri numarası yeralıyor.
Arka kapağın içinde 14 K işareti ve 264517 kasa seri numarası mevcut.
Orta kapakta “Remontoir Cylindre 10 Rubis” ibaresi bulunuyor.
Faal, sorunsuz, bakımlı. 3.5 cm. çapında, 30 gram. ağırlığında...
Saatin ön ve arka kapağı kalem işi bitkisel süslemelerle dekorlu.
1800'lerin sonu, 1900'lerin başında imal edildiği değerlendirilmektedir.
Provenance: S. S koleksiyonu. Aile yadigarıdır.
Kondisyon: 8/10. (Arka kapakta 7 mm.'lik altın plaka kaybı mevcut)
Değerlendirme notu:
"14 K - 14 Karat 1880", Swiss Act ile saat kasaları için tanımlanmış bir standarttır. Avrupa kıtasında uzun yıllar kullanılan ve çok popüler olan bu standarta göre 14 K kasalarda kullanılan altın oranı ya da başka bir deyişle kasanın saflık derecesi 583‰ olarak ifade edilir. Bu saflık derecesi tek squirrel (sincap) tanımlayıcı işareti ile onaylanır.
"Remontoir" saat mekanizmasının kurma işleminin gövde üzerindeki bir kurma kolu aracılığıyla yapıldığını ifade etmektedir. "Cylindre" saatin eşapman tipini yani saatin uygun hızda çalışmaya devam etmesi için yayın gücünü ayarlayan parçaları ifade etmektedir. "10 rubis" ise mekanizmanın içinde hareket sırasında sürtünmeyi azaltmak için yatak görevi gören 10 yakut mücevher olduğu anlamına gelir.
Osmanlı pazarı 19.yüzyılda Batılı endüstri ülkeleri için iyi bir pazardı. Osmanlı devletinin Batı ile kolayca ilişki kurabilen Batı lisanlarını konuşabilen gayrimüslim vatandaşları Avrupa’da üretilen sanayi ürünlerini başta Osmanlı Sarayı ve İstanbul olmak üzere Anadolu'nun diğer kentlerinde pazarlamak için distribütörlükler kurdular. Bunlardan birisi de K. Serkisoff Constantinople şirketidir. İstanbul’da saat ithalatı ile uğraşan Rus asıllı Konstantin Serkisoff tarafından kurulmuştur. Şirket önce 1865 yılında İsviçre’de Georges Favre-Jacot tarafından kurulmuş olan Billodes marka saatlerin ithalatını gerçekleştirdi. Saatlerin üzerinde ilk dönemde Billodes markası ve ardından şirketin isim değiştirmesi nedeniyle Zenith markası yer aldı. Daha sonra ise Zenith mekanizması ile K. Serkisoff Constantiople marka işaretine sahip ve Osmanlıca kadranlı saatler üretilerek Serkisoff Constantiople şirketi tarafından Osmanlı pazarına sunuldu.
Literatür:
Donald Quataert, Sanayi Devrimi Çağında Osmanlı İmalat Sektörü(Ottoman Manufacturing in the Age of the Industrial Revolution), İletişim Yay., Ist. 1999.
Otto Kurz, Sultan İçin Bir Saat Yakındoğu'da Avrupa Saat ve Saatçileri(European Clocks and Watches in the Near East), Kitap Yay., Ist. 2005.
Philip Priestley, Watch Case Makers of England A History and Register of Gold and Silver Watch Case Makers of England 1720-1920, NAWCC Bulletin Supplement, Columbia, 1994.
Britten's Old Clocks and Watches and Their Makers...., eds: G.H. Baillie, C. Clutton et.al., Bonanza Books,New York,1956.
-
Bu eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri ve protokol hayatını detaylandıran bir yayından alınmış, Büyük Vezirin resmi çadırını ve ordugâh düzenini gösteren iki ayrı teknik çizimi tek bir levhada sunan bir gravürdür. Eser Tipi: İki Görünümlü Elle-Renklendirilmiş Gravür Baskı (Two-View Hand-Coloured Engraving) – Teknik Çizim Konu: La Tente du Grand Vizir (Büyük Vezirin Çadırı) – Osmanlı Ordugâhı Mimarisi Dönem: 18. Yüzyıl Sonu – 19. Yüzyıl Başı (Yaklaşık 1790 – 1820) Sanatsal Analiz: Gravür sanatçısının imzası bulunmuyor. Büyük olasılıkla, Osmanlı sarayında veya ordugâhında gözlem yapan Avrupalı bir teknik ressam tarafından çizilmiş ve daha sonra Avrupa'da gravür haline getirilmiştir. Üstteki görsel, Vezir çadırının (Ana Divan çadırı) ve daha küçük çadırların dış koruma paravanı içine yerleştirilmiş genel ordugâh düzenini gösterir. Yanında duran sancaklar ise Vezirin yüksek rütbesini simgeler. Alttaki görsel ise, Ana Divan çadırının iç/dış cephe süslemesini gösteren detaylı bir görünüm. Teknik Analiz: Muhtemelen Bakır Gravür ve Elle Renklendirme. Çizimler, bir mimari plan veya askeri protokol çizimi gibi, perspektiften çok oranlara ve teknik detaylara odaklanmıştır. Renklendirme, Vezir çadırının kırmızı, mavi ve altın sarısı gibi zengin süsleme ve kumaşlarını betimler. Çizim altındaki yazılar, çadırın bölümlerini açıklar; Tente du Divan (Divan Çadırı), Tente de retraite (Geri Çekilme Çadırı) ve Vezirin özel ihtiyaçları için ayrılmış bölümler. Bu, eserin sadece görsel değil, aynı zamanda protokol ve mimari açıdan bilgilendirici bir belge olduğunu kanıtlar. Ek Bilgiler: Bu tür teknik ve detaylı levhalar, özellikle 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarında, Osmanlı ordusunun organizasyonunu, giyimini ve protokolünü inceleyen Baron de Tott, Mouradgea d’Ohsson ya da Luigi Mayer gibi sanatçıların veya seyyahların büyük yayınlarında yer alırdı. Kondisyon: 8.0/10 Levha, yaşına göre iyi korunmuştur. Kenarlarda ve sağ üst üst kısımda hafif bir sararma veya küçük bir nem lekesi gözlenmekte. Elle renklendirme canlılığını korumuş, özellikle çadır detaylarındaki zengin renkler belirgindir. Çizim çizgileri ve kağıt üzerindeki baskı izi temizdir. -
Nadir Anadolu Manzarası Gravürü – Assos Limanı, Behramkale (yaklaşık 1840 – 1850) Assam Kalası Limanı Gravürü, 19. yüzyıl ortalarına tarihlenen, Anadolu’nun Ege kıyısındaki tarihi Assos (Behramkale) kentinin limanını ve kalıntılarını betimleyen, canlı renklendirilmiş bir gravürdür. Eser Tipi: El renklendirmeli taş baskı (Hand-coloured Lithograph). Bazı kaynaklarda kalkografi (metal levha baskı) olarak tanımlansa da, bu örnek bakır gravür değil, litografi tekniğiyle üretilmiştir. Konu: Vue du Port d’Assem-Kalasi (Assam Kalası Limanı Görünümü) – “Assem Kalası”, Osmanlı döneminde Assos için kullanılan addır. Dönem: 19. Yüzyıl Ortaları (Yaklaşık 1840 – 1850) Çizerler (Ressamlar): Gravürün temelini oluşturan orijinal çizim, iki sanatçı, Plow ve Delpierre tarafından yapılmıştır. Sahnenin birinin eskizi üzerine diğerinin çalışmasıyla tamamlanmış olması muhtemeldir. Bu isimler, dönemin Osmanlı topraklarını gezen batılı sanatçılardandır. Yayıncı/Atölye/Telif Sahibi: Brüksel’de faaliyet gösteren J. Gobaud Atölyesi. Bu tür baskılar için genelde "Kalkografi" (Chalcography - metal levha baskı) terimi kullanılsa da, bu örnek litografi (taş baskı) tekniğiyle üretilmiştir. Bu durum, eserin 19. yüzyıl ortalarına tarihlendiğini ve yüksek baskı kalitesine sahip olduğunu göstermektedir. Sanatsal Analiz:Gravür, antik Assos (Behramkale) kentinin deniz kenarındaki harabelerini betimler. Ön planda, Roma ya da Bizans dönemine ait olduğu düşünülen yüksek bir kule kalıntısı, kayalık sahil ve küçük bir şelale görülür. Orta planda Assos Kalesi’nin surları ve uzakta denizde süzülen yelkenliler sahneye derinlik katar. Ön plandaki şalvarlı, fesli figürler ve develer ise dönemin oryantalist estetik anlayışını yansıtır. Ek Bilgiler: Bu baskı, popülerliği nedeniyle Comte de Choiseul-Gouffier’in Voyage Pittoresque de la Grèce adlı eserindeki benzer bir sahneden esinlenmiş olabilir. Üzerindeki imza ve teknik özellikler, bunun orijinal levhadan değil, 19. yüzyıl ortalarına ait nitelikli bir yeniden düzenleme veya çoğaltma baskı olduğunu göstermektedir. Kondisyon: 8/10 19. yüzyıl ortalarına ait bir litografi için çok iyi durumda. Elle renklendirme canlılığını korumuş, kâğıt yapısı temiz ve bütünlüklü. Gözle görülür yırtık, leke veya onarım bulunmamaktadır. -
Balıkçı isimli eserin Eczacıbaşı Seramik Baskısı… Eserin 116 x 73 cm. boyutlarındaki tuval üzeri yağlıboya orijinali Eczacıbaşı koleksiyonundandır. Bu seramik üzerine baskı, Eczacıbaşı Holding tarafından Vitra Karo tesislerinde sadece 1000 adet üretilmiştir. Çerçeveli. 26,5 x 43cm. (37 x 52 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance:
Değerlendirme notu: Ernestin Letoni adıyla dünyaya gelen Romanyalı sanatçı, Romanya Yaş Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi gördü. 1929 yılında Paris’e giderek dört yıl boyunca Julian Akademisi'nde André Lhoté atölyesinde eğitimine devam etti. İlk sergisini 1933 yılında Paris’te açtı. 1930’da Paris’te tanıştığı Bedri Rahmi Eyüboğlu ile 1936 yılında yaşamını birleştirerek Eren Eyüboğlu adını aldı ve Türkiye’ye yerleşti. İki resim sanatçısı eş olarak yaşamlarını sürdürmeye başladıkları Türkiye’nin dört bir yanını dolaşarak Anadolu insanının yaşam biçimini tuvallerine folklorik özellikleri plastik ögelerle birleştirerek yansıttı. Bedri Rahmi Eyüboğlu ile birlikte D Grubu’na katıldı. Topluluğun etkinliklerinde önemli rol üstlenen sanatçı resimlerinde soyutlamacı ve Ekspresyonist görüşü ile Anadolu insanına ve doğal yaşama yönelik konular işledi. Canlı ve parlak renklerle oluşturduğu eserlerinde Anadolu'nun yerel özelliklerini çarpıcı bir şekilde dile getirdi. Anadolu coğrafyası, kültür zenginlikleri ve Anadolu insanı resimlerinin esin kaynağı oldu. Eyüboğlu, yurt içinde ve dışında bir Türkiyeli ressam kimliği ile tanındı ve Türkiye Sanat Tarihi içindeki yerini aldı. Resimle mimarlığın işbirliği konusunda Bedri Rahmi’nin görüşlerini paylaşan sanatçı, 50’li yıllarda girdiği yalın biçim arayışını, daha sonraları lirik-soyuta yöneltti. 70’li yıllardan sonra yeniden figüre dönerek kadın portrelerinde yoğunlaştı. Temalarına Çağdaş bir yorum kazandıran Eyüboğlu, Üç Güzeller, Dört Güzeller gibi mitolojik konulu resimler de yaptı. Resmin yanında Mozaik de çalıştı. 1956’da Ankara Etibank, 1957’de 4. Levent Konut Duvarları, 1978'de Ankara Çocuk Hastanesi, Cerrahpaşa Hastanesi ile 1979 yılında Haydarpaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi için gerçekleştirdiği mozaik panolar bu çalışmalarından bazılarıdır. Geride çok sayıda sanat eseri bırakan Eren Eyüboğlu, 1988 yılında İstanbul'da öldü.
Institute Stenographique de France (Fransa Stenografi Enstitüsü) tarafından, 30 Temmuz 1933'de verilmiş daktilografi diploması. Enstitü başkanı, genel sekreteri, komisyon üyesi ve "Orient" delegesinin imzaları ile enstitünün damgasını taşıyor. 38 x 28 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance:
Değerlendirme notu Stenografi, konuşmayı yazıya dökmenin ve not almanın kısa bir yöntemidir. Bu genellikle dakikada 200 kelimenin üzerinde yüksek doğrulukla yazma hızına izin veren bir stenografi makinesinde yapılır. Stenograflar, mahkeme işlemlerini, toplantıları, konferansları ve diğer sözlü olayları yazılı hale getirmek için stenografi makinelerini kullanan kişilerdir. Stenografi makinelerinin öğrenilmesi için özel bir eğitime ihtiyaç vardır. Bu makinelerde tipik bir klavyeden daha az tuş bulunur ve sözcükler belirli tuş kombinasyonlarına basılarak oluşturulur. Institut Stenograhique de France, Fransa'da stenograf yetiştiren bir kurumdur. 1920 yılında kurulmuştur. Fransızca stenografi alfabesini oluşturan Émile Duployé'nin (1833-1912) geliştirdiği Duployan metodunun eğitimini verir.
Kağıt üzerine kara kalem, iç mekan resmi. Çerçeveli. İmzalı, tarihsiz. 32 x 23 cm. (45 x 36 cm.)
Kondisyon: 9/10
Provenance:
Değerlendirme notu: Nedim Günsür, 1924'te Ayvalık'ta doğdu. 1942'de girdiği Güzel Sanatlar Akademisi'nde Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisi oldu. Öğrenciliği sırasında 10'lar Grubu'nun kurucuları arasında yer alan Günsür, 1948'de Fransız hükûmetinden aldığı bursla Paris'e gitti. André Lhote ve Fernand Léger atölyelerinde çalıştı. O zamana değin sürdürdüğü izlenimci resim anlayışını, Picasso, Léger ve Matisse'nin yanı sıra, yeni tanıdığı Afrika sanatının da etkisiyle değiştirdi, yarı soyut anlayışa yöneldi. 1952'de Türkiye’ye geri döndü. 1954-1958 yılları arasında Karadeniz Ereğlisi'nde resim öğretmenliği yaptı, daha sonra çalışmalarını bağımsız olarak İstanbul'da sürdürdü. 1961'de gerçekleştirdiği “Gökyüzü” adlı yapıtı 1963'teki 24. Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde birincilik ödülü aldı. 1972'de Milliyet Sanat dergisi tarafından “Yılın Resim Sanatçısı” seçildi. 1973'te düzenlenen Cumhuriyet'in 50. Yılı Resim-Heykel Yarışması’nda, Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü'nü kazandı. 1950'lerde figüratif-dışavurumculuk bir anlayışla maden işçilerinin yaşamını konu alan resimler gerçekleştiren Günsür 1960'lardan sonra kent yaşamı ve sorunlarına yöneldi. ) “Tüm nesnelere sevgiyle yaklaşan ressam” olarak nitelenen ve naif özellikler de taşıyan figüratif bir anlayışla gerçekleştirdiği toplumsal içerikli yapıtlarıyla tanındı. Nedim Günsür 13 Kasım 1994'te İzmir’de öldü.
Theodor Espen müstear isimli salon bestecisi Johann Friedrich Theodor Gänsehals’ın “Träume am Bosporus” adını verdiği Op.32 piyano için salon bestesinin notaları. Nota baskısı, zamanının salon müziğinin tipik modeline tekabül ediyor: "çarpıcı biçimde tasarlanmış bir başlık sayfasıyla birlikte tamamen piyasaya göre uyarlanmış” bir kitapçık. Leipzig, Ernst Eulenburg (1847-1926). 34 x 25 cm. 3 yaprak.
Kondisyon: 8/10 (sayfa kenarlarında kullanım nedeniyle kıvrılmalar)
Provenance:
Değerlendirme notu Almanya’nın Stolberg şehrinde doğan salon bestecisi Johann Friedrich Theodor Gänsehals (1847-1906), çok sayıda bestesinin yayınlanması için Carl Gänschals, Theodor Espen ve Elise Zerni(c)kow takma adlarını kullandı. Hayatı hakkında hemen hemen hiçbir bilgi mevcut değil. Ancak eserlerinin büyük kısmının (453 eser) Carl Gänschals adı altında F. Portius tarafından Leipzig'de yayımlandığı bilinmektedir. Ayrıca Leipzig'deki Ernst Eulenburg yayınevi tarafından da Theodor Espen takma adıyla 69 eser yayımlandı. Johann Friedrich Theodor Gänsehals, neredeyse yalnızca piyano müziği besteledi. Bu besteler kendi zamanında çok popülerdi ve muhtemelen zengin melodileri ve çalınma kolaylığı nedeniyle yaygın olarak kullanıldı. Ancak teknik açıdan iddiasız salon besteleri ve fantastik parçalar olarak değerlendirildiler. Gänsehals'ın eserleri Holde's Awakening , Christmas Cheer , Miracle Flowers veya In the Flower Grove gibi fantastik başlıklara sahiptir.
Masif cevizden, Rönesans stili Fransız av büfesi. Üzerine ayna eklenmiş. Önü 2 kapaklı ve 2 çekmecelidir. Kapaklarda yapraklarla çevrelenmiş birer çift çulluk kabartma heykeli vardır. Çekmeceler, ayna çerçevesi ve gövde geometrik ve bitkisel motiflerle ince bir şekilde elle oyulmuştur. Aynanın ve konsol gövdesinin yanlarında oyma zarif sütunlar bulunmaktadır. Konsolun tamamı topuz ayaklar üzerinde durmaktadır. 121 x 53 cm. (Aynayla birlikte yüksekliği 160 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance:
Değerlendirme notu 19. yüzyılın ortalarından kalma bu Fransız St. Hubert av büfesi (buffet de chasse) av kuşlarının motifleriyle zengin ve karmaşık bir şekilde oyulmuştur. Buffet de chasse, Fransız av köşklerinde bulunur ve avdan sonra o gün avlanılan hayvanları sergilemek üzere kullanılır. Genellikle üstünde iki ya da üç sunum rafı bulunur. Müzayedeye sunduğumuz parça ise bu raflar kaldırılarak ve üzerine bir ayna eklenerek konsol olarak kullanılmak üzere düzenlenmiştir. Bu büfelere adını veren Hubertus veya St. Hubert ( MS 656 - 30 Mayıs 727 ), ise MS 708'de Liège'nin ilk piskoposu olan bir Hıristiyan azizidir. Avcıların, matematikçilerin, gözlükçülerin ve metal işçilerinin koruyucu azizi olarak kabul edilir.
Sovyetler Birliği’nin önde gelen mikrofon üreticilerinden Oktava tarafından üretilen MD-44 kompakt dinamik mikrofon, dönemin radyo yayıncılığı ve halka açık konuşma sistemlerinde yaygın olarak kullanılmıştır. Günümüzde, Soğuk Savaş dönemi endüstriyel tasarımını ve ses teknolojisini yansıtan özgün bir koleksiyon objesi olarak değerlendirilmektedir. Bu örnek, 1969 üretimidir ve dönemin Sovyet ses mühendisliği anlayışını temsil etmektedir. Materyal: Mikrofon gövdesi ve ona entegre döküm metal masaüstü tabanı, bej tonlarında boyanmıştır. Ön kısımdaki ızgara da metal alaşımdan imal edilmiştir. Teknik: Kompakt boyutuna rağmen güçlü bir performans sunmak üzere tasarlanan bu dinamik mikrofon, dönemin sağlam ve işlevsel mühendisliğini yansıtır. Tabanında, mikrofon açısını ayarlamaya olanak tanıyan bir mafsal sistemi bulunur. Tasarımdaki sadelik ve fonksiyonellik, Sovyet endüstriyel estetiğinin tipik özelliklerini taşımaktadır. Marka-İşaret: Mikrofonun metal etiketinde Oktava marka logosu, model numarası "МД-44" (MD-44) ve üretim yılı (r) 1969 ibaresi görülüyor. Kondisyon: 7/10 Mikrofon, yaşına ve kullanım geçmişine göre orta seviyede yıpranmış bir durumdadır. Özellikle taban boyasında belirgin aşınmalar ve yüzeyinde çizikler görülmektedir. Yapısal olarak sağlam ve eksiksizdir; ancak işlevselliği test edilmemiştir. Bir koleksiyon parçası olarak değerlendirildiğinde, kondisyonu tatmin edici düzeydedir. Ölçüler: Yükseklik: 16 cm Stant Çapı: 11 cm
Ouvrard - 18. Yüzyıl Fransız Viyolonsel (Cello) yalnızca bir müzik aleti değil, aynı zamanda 18. yüzyıl Avrupa sanat ve zanaat tarihinin önemli bir mirasıdır. Bu eser, dönemin Paris’teki önde gelen yaylı çalgı yapımcılarından Jean Ouvrard’ın elinde tınısını bulmuştur. Enstrümanın değerini belirleyen en önemli unsur, üzerindeki üretici etiketi ve 1740’lı yıllara uzanan geçmişidir. Bu tarih, eseri Barok Dönem’den Klasik Dönem’e geçiş sürecine, hatta Galant Müzik akımı dönemine konumlandırmaktadır. Ouvrard’ın bu viyolonseli, bir müze ya da ciddi bir koleksiyon için paha biçilmez bir tarihsel bağlam sunmaktadır. Antonio Stradivari gibi efsanevi isimlerin gölgesinde kalmış olsalar da, Ouvrard gibi ustalar 18. yüzyıl Fransız lutherie (yaylı çalgı yapımı) sanatına yön vermiş, kendi dönemlerinin saygın zanaatkârları olarak tarihte yer edinmişlerdir. Materyal: Enstrümanın gövdesi, yaşının getirdiği asil patinaya sahip, ince taneli ladin ve akçaağaçtan işlenmiştir. Kapak, sap, baş ve burgular tamamen el oymasıdır. Tel kuyruğu, köprü ve ses delikleri gibi parçalar da dönemin el işçiliği geleneğini yansıtır. Teknik: Bu eser, 18. yüzyıl Fransız lutherie ekolünün seçkin örneklerinden biridir. Özellikle ses deliklerinin (f-holes) zarif oyulması ve sap başındaki “salyangoz” (scroll) biçimli oyma, dönemin estetik anlayışını kusursuz biçimde yansıtır. Marka-İşaret: Viyolonselin iç kısmında, “Ouvrard Luthier à Ste Cecille Place de l’Ecole à Paris. 174...” ibaresini taşıyan bir etiket yer almaktadır. Bu etiket, enstrümanın 1740’lı yıllarda Paris’te yaşayan ünlü luthier Jean Ouvrard tarafından yapıldığını gösterir. Etikette geçen “Ste Cecille” ifadesi, müziğin koruyucu azizesi Azize Cecilia’ya adanmıştır. Bu atıf, dönemin Fransız luthierleri arasında yaygın bir gelenekti. Kondisyon: 7/10 İmalatının üzerinden neredeyse üç asır geçmiş olmasına rağmen, Ouvrard’ın bu viyolonseli yaşına göre oldukça iyi bir kondisyondadır. Ahşap yüzeyde doğal aşınmalar, çizikler ve hafif cila kaybı görülmektedir; ancak enstrümanın ana gövdesi ve yapısal bütünlüğü korunmuştur. Değeri göz önünde bulundurularak, kapsamlı bir inceleme ve restorasyon önerilir. Bu parça, hem koleksiyonluk değeri hem de Avrupa müzik tarihine taşıdığı miras açısından nadir rastlanan bir örnektir.
“Smyrna from the Harbour”, 19. yüzyılın en üretken topografik sanatçılarından Thomas Allom (1804–1872) tarafından tasarlanmış, dramatik ve etkileyici bir İzmir (Smyrna) Körfezi manzarasıdır. Bu gravür, 1838 yılında Londra’da yayımlanan “Constantinople and the Scenery of the Seven Churches of Asia Minor” adlı ünlü seyahat albümünün bir parçasıdır. Eser Tipi: Çelik Gravür Baskı (Steel Engraving) Sanatçılar: Thomas Allom (çizim), J. C. Bentley (gravür) Konu: İzmir Körfezi'nden görünüm Dönem: 19. Yüzyılın ilk yarısı (1834-1836) Yayın: Thomas Allom, David Roberts ve William H. Bartlett gibi 1800'lerin başında Yakın Doğu'ya seyahat eden usta sanatçılardan biriydi. 1837 yılında İstanbul, Bursa ve Ege bölgesinde on ay boyunca seyahat ederek çizimler yaptı. Sanatsal ve Teknik Analiz: Ön planda dalgalı bir denizde mücadele eden tekneler görülür. Soldaki büyük yelkenli, rüzgâra karşı yelkenini indirmeye çalışan bir figürle dramatik bir gerilim yaratırken, güvertedeki bir diğer figür uzaklaşan kayığa bakar. Kayığın bir yanında kadınlar, diğer yanında kürek çeken erkekler yer alır. Arka planda ise denizin hareketliliğine tezat biçimde, İzmir kıyıları ve yapıları dingin bir siluet olarak belirir. Bu karşıtlık, Allom’un dramatik ışık kullanımını ve romantik kompozisyon anlayışını yansıtır. Gravürün alt kenarında kimlik bilgileri yer alır: Ortada “Smyrna from the Harbour – Asia Minor” başlığı, sol altta “T. Allom delt.” (delineavit, çizen), sağ altta “J. C. Bentley sculpt.” (sculpsit, oyan) notları bulunur. Ek Bilgiler: 19. yüzyıl, Batılı gezginlerin ve sanatçıların Osmanlı coğrafyasına duydukları merakın doruğa ulaştığı dönemdir. İzmir, bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli liman kentlerinden biri olarak, hem ticari canlılığı sebebiyle, hem de çok kültürlü yapısıyla sanatçılar için ilham kaynağı olmuştur. Thomas Allom, II. Mahmud döneminde (1834–1836) İstanbul, Bursa, Manisa, İzmir, Efes, Bergama ve Pamukkale gibi kentlerde çizimler yapmış, bu tasvirler daha sonra gravür serilerinde yayımlanmıştır. Müzayedemizdeki bu eser, İzmir'in o dönemdeki canlılığını ve doğal güzelliğini yansıtan nadir görsellerden biri. Kondisyon: 7/10 Yaşına ve kâğıdın hassas yapısına rağmen eser genel olarak iyi durumdadır. Kâğıt yüzeyinde hafif sararma ve yer yer küçük lekeler görülse de baskı alanı netliğini ve detaylarını korumaktadır.
Auguste Moreau imzalı, Eros heykeli. Elinde yayıyla bir sonraki hedefini arayan kanatlı bir aşk tanrısını tasvir eder. Tabanında A. Moreau imzası ve bir plaket bulunmaktadır. Plakette "L'Art Bronze - Qualite France" yazılıdır. Bronz bir kaide üzerine yerleştirilmiştir. 29 x 9 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: G. B. koleksiyonu
Değerlendirme notu: Auguste Moreau (1834 – 1917), Dijon'da doğmuş bir Fransız heykeltıraştır. Heykeltıraş ve ressam Jean-Baptiste Moreau'nun üçüncü ve en küçük oğlu olan Auguste, ağabeyleri Hippolyte ve Mathurin ile birlikte heykel çalışmaları yapmaya başladı. Auguste Moreau, 1861'den 1913'e kadar düzenli olarak sergilere katıldı. Bronz heykellerinin konularını genellikle mitolojiden, pastoral veya alegorik sahnelerden seçti.
Thomas Stevens (1828-1888), geç Viktoryen - atlılar ve av temalı, "The Start" isimli, çerçevelenmiş ipek dokuma resim. 1875-1888 arasında üretilmiş. Üretim yeri Coventry-İngiltere. Alt kenarda, "Woven in silk by Thomas Stevens, Inventor and Manufacturer, Coventry and London, (Registered) (Mucit ve İmalatçı Thomas Stevens, Coventry ve Londra tarafından ipekle dokunmuştur, (Tescilli)" ibaresi yer alıyor. 20 x 12 cm. (28 x 20 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance: Y. C. koleksiyonu
Değerlendirme notu Thomas Stevens 1828 yılında Coventry yakınlarındaki Foleshill'de doğdu. Genç yaşta kurdele yapımı üzerine çalışmaya başladı. 1854 yılında kendi dokuma işini kurdu. Kısa süre içinde jakarlı dokuma tezgahlarında çok renkli resimler üretmeye başladı. İlk ürünleri (1862'den itibaren) ipek dokuma kitap ayraçlarıydı. Ayraçların ticari başarısı büyük oldu. Stevens, 15 yıl içinde 900 farklı tasarımı tescil ettirdi. 1870'lerin ortalarında, ilk resim tasarımları üzerinde çalışmaya başladı. 1879'da York Güzel Sanatlar Sergisi'nde bu tasarımlarını halka sundu. Sonraki yirmi yıl boyunca her zevke hitap edebilecek çeşitlilikte yaklaşık 200 farklı tasarım üretti. Buna ek olarak, sevgililer günü, Noel ve doğum günü kartları, okullar ve dernekler için rozetler de dahil olmak üzere her türlü üretimi denedi. Talebi karşılamak için 1878'de Londra'da bir şube açıldı. Thomas 1888'de öldü ve 1908'de iş özel bir limited şirket haline gelene kadar iki oğlu işi devraldı. Stevengraph Works, binanın Alman savaş uçaklarının Coventry saldırısı sırasında tamamen yıkıldığı 1940 yılına kadar üretime devam etti. Stevengraph resimleri açısından en üretken dönem 1879 ile 1905 yılları arasındaydı. Kraliyet ailesi, ordu, jokeyler, politikacılar, sporcular ve ileri gelenler de dahil olmak üzere birçok kategori ele alındı. İpek üzerine dokunan sahneler arasında binalar ve sergiler, tarihi ve klasik konular, avcılık, spor, gemiler, itfaiye araçları ve trenler yer alıyordu. Stevengraph'ların her biri geç Viktorya dönemini sembolize ediyordu. 1930'lara gelindiğinde Stevengraph'lar koleksiyonluk öğeler olarak görülmeye başlandı. Ancak hobinin eksantrik olduğu düşünülüyordu ve çoğunlukla kadın koleksiyoncularla sınırlıydı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Stevens fabrikasının ve tüm Stevengraph'ların kayıtlarının yok olması, erkek koleksiyoncuların bu hobiyi edinmesine neden oldu. Buna bağlı olarak Stevengraph'lar değer kazandı. Stevengraph Koleksiyoncular Derneği, 1954 yılında New York Eyaleti, Irvington-on-Hudson'da Lewis Smith ve 19. yüzyılın ikinci yarısında üretilen ipek dokumalarla ilgilenen birkaç kişi tarafından kuruldu. Grup özellikle Thomas Stevens'ın çalışmalarıyla ilgileniyordu.
Hat üstadı...- İmzalı
- Kağıt, sulu boya
- 22x42.5cm.
Pirinç, barok, şömine saati. Zarif işlemeler, el yapımı, arka kapakta üzüm salkımları ile çevrelenmiş çift başlı kartal (bizans kartalı) oyması. Kadranda zarif çiçek işlemeleri ve Goldbühl markası yer alıyor. Alman yapımı, 1950'li yıllar. 46 x 26 x 8 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance:
Değerlendirme notu: Sıradışı ve koleksiyonluk vintage saat tam çalışır durumda. "Goldbühl", 1949'da kurulan ve 1976'da iflas nedeniyle kapanan saatin yapımcı firması Fichter KG'nin bulunduğu Villingen'deki bir tepenin adıdır. Fichter KG bu tepenin ismini kendi ticari markası olarak belirlemiştir.
Fenerbahçe Spor Kulübünün kuruluşunun 100'üncü yıl anısına piyasaya sürülen 1907 markalı, limited rakı. İçerisinde yeşil etiketli Efe yaş üzüm rakısı vardır. 1907 rakısı sadece 100 bin şişe üretilmiştir. Müzayedeye sunduğumuz şişe 75.523 numaralıdır.
Kondisyon:10/10
Değerlendirme notu: Etiketinde ağırlıklı olarak altın sarısı ve lacivert renkler kullanılan 1907 Rakısı dünya standartlarındaki şişe tasarımı ile koleksiyoncuların gözdesidir.
6 Rus cloisonné mineli kaşık. 84 Zolotniki damgalı. Mikail Zorin imzalı (M3). 1889-1908 dönemi. 875 ayar gümüş üzerine altın kaplama ve çok renkli, çiçekli mine kakmalı dekoratif kaşıklar. 10 x 2 cm. 14 gr. (toplam 84 gr.)
Kondisyon: 10/10
Provenance: M. P. koleksiyonu
Değerlendirme notu: 84 zolotniki 875/1000 veya 875 standart gümüşe ve 88 zolotniki 916/1000 veya 916 standart gümüşe eşdeğerdir. Rus gümüşü olağanüstü kalitesiyle ünlüdür. Rus gümüşü söz konusu olduğunda, 56, 72, 84, 88, 92 ve 96 Zolotniki damgası bulunur. Ayrıca Mikail Zorin imzalı (M3) sanatçı imzası bulunuyor.
Hat üstadı ...- İmzalı
- Kağıt, sulu boya
- 23x17.5cm.
Charlie Chaplin'in bir dikey portre kartı ve yakın dostu Rus balerin Anna Pawlowa ile birlikte bir oval portre (doppelbildnisse) kartından oluşan iki limited Ross Verlag kartpostalı. 1163/2 ve 1843/1 numaralı kartlar. Bu numaralara göre basım yılları 1927-1928 14 x 9 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: F. K koleksiyonu
Değerlendirme notu Heinrich Ross, 10 Ağustos 1870'de Avusturya-Macaristan'ın (şimdi Çek Cumhuriyeti'nin bir parçası) Rokytno'da doğdu. 1905-07 civarında Almanya'nın Berlin kentindeki Rotohot kartpostal yayıncılık şirketinde dağıtım sorumlusu olarak çalışmaya başladı. 1919'da Ross Verlag adını taşıyan kartpostal şirketini kurdu. Ross Verlag ilk olarak "Ross" Bromsilber Vertriebs GmbH (sınırlı sorumlu şirket) olarak biliniyordu; bu, temel olarak "gümüş bromür (fotoğraf kartpostal işlemi) satan Ltd. şirket" anlamına geliyordu. Başlangıçta Ross kartpostal dağıtıcısı olarak çalışıyordu, ancak kısa süre sonra yayıncı (verlag) oldu. Ross adı ilk olarak 225 numaralı kartta göründü. Daha tanıdık olan Ross Verlag logosu ilk kez 1920'lerin başında ortaya çıktı. Kartın ön yüzünde şu yazı vardı: Verlag "Ross" Berlin SW68. Verlag, yayıncılık şirketi anlamına gelen Almanca kelimedir. SW, Güneybatı anlamına gelir ve 68, Berlin'in o bölgesinin alan kodudur. Ross Verlag Yahudilerin işlettiği bir işletmeydi. Adolf Hitler ve Nasyonal Sosyalist Parti (Naziler) iktidara geldikten bir süre sonra, Heinrich Ross, Ross Verlag'ı kaybetti, Nasyonal Sosyalist Parti iktidarı şirkete el koydu ve Ross sonunda Amerika'ya taşındı. 1937 civarında, Ross Verlag firması hükümete ait Tobis Filmkunst GmbH olarak bilinen bir film şirketinin yan kuruluşu haline geldi. Ross Verlag adı savaşla ilgili propaganda kartpostallarında geçmeye başladı. Nazilerin şirketin Yahudi sahibinin adını muhafaza etmesi muhtemelen stüdyolarla görüntülerin çoğaltma haklarına ilişkin yaptıkları sözleşmeleri ve dünya çapındaki dağıtım sözleşmelerini kaybetmek istememeleri ile ilgiliydi. 1941'de ABD'nin savaşa girmesiyle birlikte isim Film Foto Verlag olarak değiştirildi. Savaş sonrasında ise Ross Verlag'ın adına bir daha rastlanmadı.