- II. Meşruiyetin anısına... Osmanlı arması
- 55x48cm.
- İpek atlas dival işlemeli, altın klaptan… Nakışlar, pirinç çekilerek altın yaldız vurulmuş ince metal iplikle yapılmıştır.
- Dönemi tespit edilemedi.
- Eserde, "Çok yaşa Padişahım ve Reşad" ibareleri dikkat çekiyor.
- Osmanlı arması versiyonları vardır. Müzayedeye sunduğumuz versiyon 1909 - 1910 yılları arasında kullanılmıştır.
Kondisyon: 10/10
Provenance: A. Ç koleksiyonu
Değerlendirme notu: Hayati Misman, 1945 yılında Konya’da doğdu. 1961-1964 yılları arasında Konya Akşehir Öğretmen Okulu’nda öğrenim gördü. 1964-1965 yıllarında Erzincan Tercan’da ilkokul öğretmenliği yaptı. 1965-1968 yılları arasında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Eğitimi Bölümü’nde öğrenim gördü. 1970-1975 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan aldığı bursla Almanya’ya gönderildi ve Kassel Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde “Graphic Design” alanında ihtisas yaptı. 1975 yılında yurda döndü ve Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Eğitimi Bölümü’nde göreve başladı. 1984 yılında aynı üniversitede sanatta yeterliliğini, 1987 yılında da doçentliğini aldı. 1987-2001 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim üyeliği yaptı. 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi’ne geçerek profesör oldu. 2005 yılında emekli olan sanatçı, halen Ankara'da kendi atölyesinde sanat çalışmalarına devam etmektedir. Aralarında 1992 Yunanistan - Türkiye Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü ve Mısır’da düzenlenen 16. Uluslararası Akdeniz Bienali Ödülü de olan, on beş ödül kazandı
______________
Nuri Abaç (1926-2008)
"Abaç'ın çalışmalarını ilk gençlik yıllarından beri ilgiyle izlemekte olan arkadaşı Haşmet Akal (...) 'Batıda gelişen modern ekollerin şartlarına yüzde yüz uygun ilk Türk resminin Nuri Abaç'la ortaya çıktığını' öne sürmekten çekinmez." (Kaya Özsezgin, 1998)
"Abaç resimleri 1970 öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönemde incelenebilir. Ancak her iki dönem için de temel aks; fantastik yorumdur. 1970’lerde resimsel anlatımın motifsel dili üzerinde yoğunlaşmaya başlar. Böylece bu dönemden sonra geleneksel kaynaklara yönelen sanatçılar arasına katılır." (Gaye Yeşilsoy, 2015)