- Demir ve gümüş kaplama
- Şeridi mevcut.
- 4,5x4,5cm.
- Kondisyonu 10/6
-
A. B. koleksiyonu. Nazi Demir Haç'ı, feragat nişanı (1813-1939) -
20+1 tuşlu Alman yapımı, hexagonal Anglo Concertina. Floral süslemeli, tutacakları deri... 20 x 17 cm.
Kondisyon: 9/10 (ahşap kısmında çizikler var ancak tuşları faal, körüğü sağlam ve çalınabilir durumda.)
Provenance: F. K koleksiyonu
Değerlendirme notu: Akordeon gibi körüklü bir müzik cihazıdır. Her iki ucunda da düğmeler bulunur. Bu alete basıldığında, akordeonun aksine, düğmeler körükle aynı yönde hareket eder. Concertina ilk olarak Almanya ve İngiltere'de geliştirildi. Alman versiyonu 1834'te Carl Friedrich Uhlig tarafından, İngiliz versiyonu ise 1829'da Sir Charles Wheatstone tarafından icat edilmiştir. Bu müzik aletinin Almanya ve İngiltere'de eş zamanlı olarak gelişmesi nedeniyle türleri genel olarak Alman, Anglo-Alman ve İngiliz olarak ayrılmıştır. Alman concertina, Anglo veya İngiliz akordeonundan daha büyüktür ve altıgen yerine kare şeklindedir. Anglo concertina, Anglo-Alman olarak da anılır. Temel olarak Alman ve İngiliz akordeonları arasında bir melezdir. Düğme düzenleri genellikle orijinal 20 düğmeli Alman akordeonuyla aynıdır. Alman akordeonunun geliştirilmesinden birkaç yıl sonra, oldukça düşük fiyatı ve kullanım kolaylığı nedeniyle İrlanda, Kuzey Amerika ve İngiltere'de popüler hale gelmiştir. İngiliz concertina ise körük çekilse de itilse de, her düğmenin aynı türde nota üretmesi ile kromatik bir gam çalar ve tekdüzedir. Enstrüman, Alman akordeonundan daha küçüktür ve genellikle altıgendir.
-
Müzayedeye sunduğumuz "Binbir Gece" isimli Hereke halı, Polis Eşleri Derneği adına satılmaktadır. Elde edilecek gelir, Emniyet Teşkilatı mensuplarının öğrenim gören çocuklarına burs ve eğitim desteğinde kullanılacaktır.
Patchwork (Kırkyama) tasarımlı Hereke halı. Seri numarası; 37374. Yüzde 100 saf ipek halı. Sertifikalı (No: 15867). Üretici, Han Halı. Ebat; 1.25 x 1.75 = 2,19 m2. Düğüm sıklığı; 8 x 8= 64 düğüm / cm2.
Provenance: Polis Eşleri Derneği.
Kondisyon: (10/10)
Değerlendirme notu: “Binbir Gece” adı verilen tasarımda, Hereke halılarında kullanılan klasik motifler müthiş uyumla bir araya getirilmiştir, Müzayedeye sunduğumuz halı, Hereke'lerin motif ve renklerinin kartelası gibidir.
-
Midas of Toledo of Spain stili. 24K sarı altın ve 18K yeşil altından yapılmış, kuş ve çiçek motifli çarpıcı bir Damasken tasarımı. Cam içine yerleştirilmiş ve çerçevelenmiştir. 8 x 8 cm. (16,5 x 16,5 cm.)
Kondisyon: 9/10 (çerçevede çok küçük çizikler)
Provenance: S.P koleksiyonu
Değerlendirme notu Damasken sanatı yüzyıllardır farklı uygarlıklar tarafından bilinse de Suriye’nin Şam kentindeki zanaatkârlar, 2000 yıl önce bu süreci yüksek bir sanat formuna dönüştürdükleri için yöntem “damasken” adını almıştır. Toledo, İspanya, 16 yüzyılda Kraliyet silah fabrikası olarak kurulan fabrika yanında yüzlerce atölyesi ile Damasken endüstrisinin Avrupa başkentidir. Geleneksel olarak Damasken tasarımları iki farklı desen türüne odaklanır. Kuşlar ve çiçekler içeren Rönesans motifleri ya da Arabesk ve geometrik tasarımlar. Damasken sanatı,, karmaşık desenler üretmek için farklı metalleri (tipik olarak koyu oksitlenmiş çelik bir arka plan üzerine altın veya gümüş) birbirine yerleştirme sanatıdır. Çelik, bazı kimyasal işlemlerden geçirilerek gözenekli hale getirilir. Bu, altın levha ve ipliğin keski ve çekiçle zemin üzerine sabitlenmesi için gereklidir. Daha sonra üretilen nesne 800 Santigrat derece sıcaklıkta kostik soda çözeltisi ve potasyum nitrat içerisine sokularak, demirin siyahlaşması ve altının daha fazla parlaması sağlanır.
-
Laonicus Chalcondyles'in (Chalcondile, 1423?-1490?) 17'nci kehaneti... "İstanbul'un Fethi" Gravür, Blaise de Vigenere tercümesi "L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien..." isimli kitabın 1650, Paris baskısından çıkmadır. (*)- Döneminin el (kök) boyası. (**)

- Çok nadirdir.
- Bakır baskı.
- 33.7 x 23 cm. (Çerçeveli, 44.5 x 33.5 cm.)
------+-----
"Türk İmparatorluğu'nun Çöküşü - On Yedinci Figür" başlığını taşıyan gravür, Chalcondyles'ın Türk İmparatorluğu'nun geleceğine ilişkin 17 kehanetinden 17'ncisini ifade ediyor. Gravür başlığı altında (Chalcondyles'ın el yazmalarından alıntılanan) arkaik Grekçe ifadeler yeralıyor. Epigram (***) kısmı ise şaşırtıcıdır. Eski Türkçe (Osmanlıca) kelimeler Latin harfleriyle yazılmıştır. Epigramın günümüz Türkçesiyle transkripsiyonu şöyledir: "Padişahımız gelir, kafirun (kafirin) memleketi(ni) alır, Kızılelma’yı alır, kabzeyler (zapt eder) (,) yedi yıla dek gavur kılıcı çıkmaz ise on iki yıla dek onların beyliğini eder (,) evi yapar (,) bağı diker, bahçeyi bağlar, oğlu kızı olur (.) On iki yıldan sonra Hristiyan’ın kılıcı çıkar, o Türkü gerisine püskürtür." Türk mitolojisine göre -münhasıran Yeniçeri doktrininde- "Kızıl Elma", İstanbul'dur. Dönemin Avrupası, Osmanlı İmparatorluğu'nun (7 ve 12 yıl içinde) İstanbul'u fethederek nüfusunu (oğul - kız ) çoğaltacağını düşünüyor. Süreler, Havvas ilimlerinden Dawa(h) sistemiyle değerlendirdiğinde her yılın bir jübile (herhangi bir olayın ellinci ya da yüzüncü yıldönümü) yılına işaret ettiği düşünülüyor. Başka bir hesaba göre de kehanette yer alan her yılın güneş yılının sürdüğü kadar güne yani 365 yıla tekabül ettiği kabul ediliyor.Kitap ismi ile Kızıl Elma Kehaneti başlığı çelişmektedir. İstanbul'un fethine tanıklık etmiş olan Chalcondyles, el yazmalarında Yunan (Bizans - Doğu) İmparatorluğu çökerken, Türklerin İmparatorluk kuruluşunu anlatıyor. Gravür ise "Türk İmparatorluğu'nun çöküşü" başlığını taşıyor.
Gravürün yorumunu katalog kaydındaki üçüncü isim olan Artus Thomas yapıyor. Thomas, 1600'lü yılların başındaki politik konjonktüre uygun olarak Osmanlı'nın Batı'ya ilerlemesini durduğunu düşünüyor. Elinde Kızıl Elma'yı tuttuğu halde bu durumdan hoşnut olmayan figür, 13'üncü (****) Osmanlı Padişahı III. Mehmet'e benzetiliyor. Topkapı Sarayı Müzesi kütüphanesinde Bağdat kitapları arasında yer alan Osmanlı Padişahları albümünde Çelebi Mehmed'den Sultan III. Murad’a kadar 8 padişahın elinde elma vardır. 9'uncu padişah III. Mehmet'tir ve elinde kızıl elma yoktur. III. Mehmed'in, (1595 - 1603) tahta çıkışından iki yıl önce başlayan Osmanlı - Avusturya savaşı 11 yıl sonra (1606) Zitvatorok Antlaşması'yla sonuçlanıyor. Sultan I. Ahmed ve Avusturya adına Arşidük II. Rudolf arasında imzalanan anlaşma, Osmanlı'nın daha fazla Batı'ya gidemeyeceğini ortaya koyuyor.

(III. Mehmed, Cristofano dell'Altissimo, 16. yüzyıl.)
(*) Kitap künyesi: ... Avec la Continuation de la mesme Histoire depuis la ruine du Peloponese jusques à présent 1612 par Thomas Artus, Laonicus Chalcondyles, Paris: Claude Sonnius & Denys Bechet 1650. II.Cilt: Bakır baskı başlık sayfası , [4], 196, [12], Michel Baudier’in kaleme aldığı “Histoire Generale Du Serrail et De La Cour Du Grand Seigneur, Empereur Des Turcs” bölümü,“La Ville de Constantinople” adlı katlanır gravür, 89, [3], 1-273 çift sütun olarak numaralandırılmış 137 s., [3] s., Nicolas de Nicolay’ın 1572’de Nürnberg’de yayınlanmış olan “Von der Schiffart und Rayß in die Turcken unnd gegen Oriennt.” adlı eserinden alınmış 60 + 4 (?) tam sayfa gravür, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüne dair 17 kehanet gravürü, 116 s., [3] s.
(**) Koleksiyoner S.E'nin verdiği bilgiye göre kehanet gravürünün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce - muhtemelen 1650 yılı içinde - elle renklendirilmiştir.
(***) Ortaçağ'da heykellerin üzerine yazılan yazılara "epigram" deniliyordu.
(****) Chalcondyles ve Thomas'a göre 3. Mehmet'in padişahlık sıralamasındaki yeri 13 değil 17'dir. Chalcondyles, Trakya'da (Rumeli'de) ilk fetihlerin kahramanı olan Osmanlı Şehzadesi Süleyman Paşa ile Fetret dönemi 3 ismi de "imparator" olarak kaydediyor.
---+---
On Yedinci Kehanet gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz. - Döneminin el (kök) boyası. (**)
-
A. B. koleksiyonu. Prusya askeri liyakat nişanı. Çok nadir... Müzayedeye sunduğumuz nişan, bir asır boyunca (1813 - 1914) çok az sayıda Alman astsubayına verildi. Birinci Dünya savaşı (1914-1918) süresince yalnızca 12 deniz astsubayı bu nişanı almaya hak kazandı.- Demir ve gümüş kaplama
- Orijinal kutu içinde
- Şeridi mevcut.
- 4,5x4,5cm.
- Kondisyonu 10/9
-
"1850 öncesine tarihlenebilen, kök boya ile renklendirilmiş, eğirme ip ile dokunmuş, çivit, kiremit ve ördekbaşı yeşil renklerin hakim olduğu, dragon motifli, çift şah "fragman" kilim. Kırım-Kafkas kilimlerinin karakteristiğine uygun olarak çözgüsü pamuk, atkısı yündür. İlikli kilim dokuma yöntemi uygulanmış, desen simetrisi mükemmel. 180 x 170 cm.
Provenance: Michal Sokolnicki - H. W. koleksiyonu.
Kondisyon İyi (6/10)
Değerlendirme notu: Fragman olduğu için kilimin boydan her iki başında çerçeveleri (suyolu) yok.
Michal Sokolnicki kimdir? İkinci Polonya Cumhuriyeti’nin (1918–1945) Türkiye nezdindeki son büyükelçisi Michal Sokolnicki, 1880 yılında doğdu. Paris’teki öğrencilik yıllarında sosyalist düşünceyle tanıştı. 1901’ten itibaren de Polonya bağımsızlık savaşının önderi ve ilerideki Devlet Başkanı Mareşal Jozef Klemens Pilsudki’nin (1867–1935) yakın çevresinde bulundu, özel kalem müdürlüğünü yaptı. Türkiye’yle olan ilişkilere çok önem veren ve Mustafa Kemal Atatürk’e de özel bir muhabbet besleyen Mareşal’in vasiyetini yerine getirerek, 1936 yılında Ankara’daki büyükelçilik görevini kabul etti. 12 Haziran 1936 tarihinde Atatürk’e güven mektubunu sunarak göreve başlamıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Rus felsefesi dersleri verir. 1967’de Ankara’da vefat eder ve Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedilir. Uzun yıllar hocalık yaptığı D.T.C.F.’nin avlusuna 2008 yılında adına bir anı plaketi konulmuştur. Günlüklerinin Ankara yıllarını içeren bölümleri Londra’da yayınlanmıştır.
-
Leningrad Lomonosov Porselen Fabrikası (LFZ - Leningradski Farforovyi Zavod imeni M.V. Lomonosova) tarafından üretilmiş 1960-1991 arasında üretilmiş pasta tabağı ve 1991-2002 arasında üretilmiş aynı desende fincan ve fincan tabağından oluşan üçlü set. Her parçanın alt kısmında Lomonosov işareti bulunuyor. Fincan ve tabağının altında "Made in Russia" yazısı bulunuyor. Bu damga fincan ve tabağının Sovyet dönemi sonrasında ancak fabrika henüz yeniden yapılandırılmadan, yani 1991-2002 arasında üretildiğini ifade ediyor. Pasta tabağı ise Sovyet döneminde, 1960 sonrasında üretilmiş. Pasta tabağının altında "ВНЕ ГР" ibaresi yer almakta. Bu ibare "Grup dışı" olarak Türkçeye çevrilebilir. Sovyet döneminde, Lomonosov'un ürettiği ürünler, işletmenin fiyatlandırma politikası tarafından belirlenen 1'den 15'e kadar gruplara ayrılmaktadır. Grup dışı ifadesi 1960 sonrasında, bu grupların dışında olan yani sanatsal parametrelerle değerlendirilmesi gereken en üst sınıf ürünler için kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca yine Sovyet döneminde Lomonosov porselenlerinin altında bulunan damgada birinci sınıf porselen için kırmızı, ikinci için mavi ve üçüncü için yeşil renk kullanılmıştır. Ürünler Kırmızı damgalıdır. 7,5 x 6,5 cm. (Fincan) 12 cm. (küçük tabak) 15 cm. (büyük tabak)
Kondisyon: 10/10
Provenance:
Değerlendirme notu: 1744 yılında kurulan ve uzun yıllar boyunca Rusya İmparatorluğu sarayı ve soylular için yüksek kaliteli porselen ürünlen üreten Imperial Porcelain (IPM), 1905 devrimi sonrasında Ticaret ve Sanayi Bakanlığı'na bağlandı, ancak bu bakanlık fabrikaya en ufak bir ilgi göstermedi. Çalışanların, yıkılmaya yüz tutan dekoratif porselen üretiminin teşvik edilmesi için yardım talepleri cevapsız bırakıldı. İşçilerin sürekli seferber edilmesi ve hammadde eksikliği nedeniyle porselen üretimi bile fiilen durdu. 1917'de Sovyet devrimi gerçekleştikten hemen sonra Mart 1918'de Narkompos (Halk Eğitim Komiserliği) fabrikayı devraldı ve ona para ve yakıt sağladı. Çalışanlar sadece Rus dekoratif porseleninin en iyi geleneklerini korumakla kalmayıp, eski İmparatorluk Fabrikasını "içerikte devrimci, formda mükemmel ve teknik uygulamada kusursuz" ve "kelimenin en yüksek anlamında ajitasyon porseleninin" yapılacağı "tüm Cumhuriyet için dikkate değer bir seramik test laboratuarı" haline getirme emri aldılar. Halk Eğitimi Komiseri Anatoli Lunatsharski yazılarında bu dönüşümü, "Gürleyen devrimin devasa mücadelesinin porselen gibi kırılgan ve dahası yabancı bir değeri kırması beklenirdi ama bu olmadı" diye ifade ediyordu . İmparatorluk Porselen Fabrikası, Bolşevik rejim tarafından "Devlet Porselen Fabrikası" (GFZ - Gossudarstvennyi Farforovyi Zavod) olarak yeniden adlandırıldı. 1917 ile 1925 yılları arasında fabrikaya bağlı bir seramik okulu kuruldu, yeniden eğitim kursları başlatıldı ve dekorasyon atölyesinin bir yan kuruluşu, eskiden Baron Stieglitz'e ait olan sanat okulunda çalışmaya başladı. Uzun bir aradan sonra porselen yeniden yerli hammaddelerden yapılmaya başlandı ve seramik renkleri de evde üretildi. Fabrikanın müdürü Pyotr Friken'di. Devrimci sendika komitesinin tavsiyesi üzerine işçiler tarafından fabrika müdürü seçilmiş olan Friken yetenekleri ve enerjisi ile en olumsuz dönemlerde bile üretimin devam etmesini sağladı. En önemli ve aynı zamanda en zor görev, dekoratif porselenin tüm ulusu kapsayacak biçimde nasıl tasarlanacağıydı. İlk dönemde ajitatif kitle sanatının eşi benzeri görülmemiş yükselişinde, Alexandre Block'un deyimiyle "devrimin müziği" ortaya çıktı. Porselen, devrimci propagandanın yayılmasında önemli bir araç haline geldi ve "zamanın atmosferini mükemmel bir sanatsal biçimde koruyan" bir belgeye dönüştü. Tabaklar, çanaklar ve fincanlar, meydanlardaki ve sokaklardaki posterlerde ve duvar resimlerinde görülebilen aynı özdeyişler, aforizmalar ve sözlerle donatıldı. Porselen, saray iç mekanlarının sınırlarını kırdı ve devrimin sesiyle konuşmaya başladı. Artık dekorasyon motifleri, telefon telleriyle çevrili ağır askeri botlar giyen köylüler, zaferden emin bir şekilde karada yürüyen Baltık denizcileri, tüfeklerinin dipçikleriyle çarın ermin pelerinine vuran kızıl ordu askerleri - devrimin tarih sahnesine çağırdığı tüm kahramanlar tarafından sağlanıyordu. Geniş halk kitleleri tarafından beğenilen bu poselenler, üretimin sanatsal yönünün yöneticiliğine atanan Sergei Hekhonin'le birlikte, Sovyet sanatının sembolik değerini yücelten, hem renkleri hem de grafik tasarımlarıyla hassas süslemelerle bezenmiş porselenler üretilmeye başlandı. Fabrika 1925 yılında, Rus Bilim Akademisi'nin 200. yıldönümü vesilesiyle, akademinin kurucusu Mikhail Lomonosov'un adını aldı. 1925'ten başlayarak Lomonosov Porselen Fabrikası, zengin kültürel gelenekleri ve eğitimli iş gücüyle, sosyalist günlük yaşamla uyumlu bir sanat tarzının tarzın temelini oluşturmaya başladı. 1931 yılında ilk sanat laboratuvarı kuruldu ve bir yıl sonra Leningrad Sanatçılar Birliği'nden seçilen Nikolai Suyetin müdür oldu. Leningrad Lomonosov Porselen Fabrikası (LFZ - Leningradski Farforovyi Zavod imeni M.V. Lomonosova), koleksiyonluk hayvan figürleri ve yemek takımları da dahil olmak üzere pek çok ürün üretti. Bünyesinde kurduğu sanat okullarını da seferber ederek, teknik ve estetiğin birleştirildiği, tüm dünya tarafından kalitesi kabul edilen ürünleri yanında pek çok porselen sanatçısı da yetiştirdi. Sovyetler Birliğinin dağılması sonrasında varlığını sürdürmek, müze koleksiyonunu korumak ve porselen yapım sanatındaki sürekliliği ve gelenekleri korumak için işletmeyi bir anonim şirkete, "Lomonosov Porselen Fabrikası"na dönüştürüldü. Fabrikanın 2000 çalışanı bu yeni işletmenin kurucu üyeleri oldu. 1993 yılında bu yolla özelleştirilen fabrika, başta ABD ve Japonya olmak üzere Lomonosov mallarına aşina olmayan ülkelere geniş çaplı ihracata başladı. 29 Mayıs 2005 tarihinde, Lomonosov Porselen Fabrikası hissedarları Sovyet öncesi isimleri olan İmparatorluk Porselen Fabrikası'na geri dönme kararı aldı. Sovyet sonrası ilk ihracat arka damgası kırmızı bir LFZ monogramı ve kırmızı renkte "Made in Russia" damgasıydı. 2002'den sonra, kırmızı veya mavi LFZ monogramı ile birlikte "El Dekorlu, 1744, St. Petersburg, Rusya" ibaresini içeren yeni bir ihracat arka damgası ortaya çıktı. 2005 sonrasında ise çift başlı imparatorluk kartalı ile birlikte "Imperial Porcelain, 1744, St. Petersburg" damgası kullanılmaya başlandı.
-
Asya'daki Büyük Hükümdarın Toprakları, İran İmparatorluğu, Özbekistan Ülkesi, Arabistan ve Mısır. (Etats du Grand-Seigneur en Asie, Empire de Perse, Pays des Usbecs, Arabie et Egypte.) 1753 tarihli. Kenar boşlukları dahil 76,5x55 cm boyutlarında. 1 : 7500000 ölçek. Sınırlar elle döneminde renklendirilmiştir. Nadir harita...
Kondisyon: 9/10
Provenance: S. E. koleksiyonu
Değerlendirme notu: Robert de Vaugondy'nin 1753 tarihli muhteşem "Pers, Arabistan ve Osmanlı İmparatorluğu" haritası, İmparatorluğun zirvede olduğu dönemi gösteriyor. Harita Karadeniz'den Arabistan'ın en güney uzantısına ve batıya kadar, Pers'i de içerecek şekilde Hindistan'ın batısındaki Moğol İmparatorluğu'na kadar uzanan toprakları içerir. Vaugondy, o dönemin en son coğrafi bilgilerini Fransızca ve Arapça yazılışları kullanarak birleştirmiştir. Haritada, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz tabanı sığlıklarını ve resifleri, dağ silsilelerini, gölleri, nehirleri ve tarihi bölgeleri içeren ayrıntılı bilgi sunulmaktadır. Sol alt köşede, son derece dekoratif bir başlık kartuşu, bir minder üzerinde oturan mağrur bir Osmanlı paşası ile karşısında oturan muhtemelen bir İran şahı veya bir Arap şeyhini tasvir etmektedir. Figürler, altın bir hilal ile taçlandırılmış bir kubbe altında oturmaktadır. Sağ alt köşede ise beş mesafe ölçeği bulunmaktadır. Harita, 1753 yılında Robert de Vaugondy tarafından çizilmiş ve Atlas Universal'ın 1757 baskısında yayımlanmıştır. Atlas Universal, gerçek gözlemlere dayalı olan ilk atlaslardan biridir. Bu nedenle bu harita (o dönem için) oldukça doğrudur ve çoğu şehrin adını doğru bir şekilde içerir. Gilles (1688 - 1766) ve Didier (yak. 1723 - 1786) Robert de Vaugondy, 18. yüzyılın ortalarında Paris'te faaliyet gösteren harita yayıncısı, gravürcü ve kartograflardı. Baba ve oğul olan Vaugondy’ler, Sanson harita firmasının mirasçılarıydı. Firmanın bütün kaynaklarına hâkim olan baba-oğul sonrasında kendi büyük eserlerini üretmeye başladılar. 18. yüzyıl Paris'inde mevcut olan büyük kaynaklardan en doğru biçimde yararlanarak, her haritayı kendi üstün coğrafi bilgilerine, bilimsel araştırmalara, çağdaş kâşiflerin ve misyonerlerin günlüklerine ve doğrudan astronomik gözlem gibi kaynaklara dayandırdılar. Yine de, 18. yüzyıl Paris'inde coğrafi bilgi, özellikle kutuplar, Amerika'nın Pasifik kuzeybatısı ve Afrika ile Güney Amerika'nın iç bölgeleri de dahil olmak üzere keşfedilmemiş dünya bölgeleri hakkında son derece sınırlıydı. Dönemin kartografları, haritalarındaki bilinmeyen alanları, coğrafik teorilerine dayalı spekülasyonlarla doldururlardı ve genellikle keşifçiler ve denizciler tarafından toplanan şüpheli birincil kaynak materyale dayanırlardı. Bu nedenle, Vaugondy’lerin de dahil olduğu 18. Yüzyıl haritacıları spekülatif coğrafyacılar olarak kabul edilirler. Bilineni bilinmeyeni doğrulamak için kullanmaya çalışan spekülatif coğrafya yaklaşımı, pek çok rekabeti doğal olarak beraberinde getirdi. Vaugondy'lerin diğer kartografçılarla, özellikle Phillipe Buache ile olan çatışmaları, her ikisinin de üyesi oldukları Academie des Sciences'e sunulan sayısız çelişkili belgelere neden oldu. Spekülatif coğrafyanın dönemi, Captain Cook, Jean Francois de Galaup de La Perouse ve George Vancouver'ın 18. yüzyılın sonlarında yaptığı keşiflerle sona erdi. Didier öldükten sonra haritaları Jean-Baptiste Fortin tarafından satın alındı ve 1787'de Charles-François Delamarche’a (1740 - 1817) satıldı. Delamarche, Vaugondy haritalarından faydalandı, ancak aynı zamanda Vaugondy'nin mirasçısı olan Marie Louise Rosalie Dangy'nin mirasını gasp ettiği ve onu öldürmüş olabileceği düşünülmektedir. Harita, Atlas Universel (Paris – 1757) içinden çıkmadır. Atlas Universal, Robert de Vaugondy firmasının en önemli eseridir. Atlas birçok açıdan devrim niteliğindedir; hem modern hem de tarihsel olarak geniş bir harita koleksiyonundan oluşur ve Vaugondy'nin "uygun, tam, birbirine uyan ve kullanışlı" ilkesini en iyi şekilde temsil eder. Olağanüstü kalitesiyle beğenilen bir eser olmasına rağmen, Atlas Universel, özellikle Philipppe Buache gibi diğer kartografçardan sert eleştiriler almıştır. 1757 ile 1788 arasında birden fazla baskıda yayınlanmıştır. 1786'den sonra yayımlanan son baskılar, Robert de Vaugondy firmasını ve Boudet'in yayın haklarını devralan Charles Delamarche tarafından yapılmıştır.
-
A. B. koleksiyonu.- Bavyera (kılıçlı) liderlik (liyakat) nişanı
- İlk olarak 1866'da König Ludwig II hükümdarlığı döneminde başarı gösteren askeri personele verilmeye başlandı.
- Nişan sınıfı kılıçsız, kılıçlı veya kılıçlı ve taçlı ayrıldı. Müzayedeye sunduğumuz 2. sınıf nişandır.
- Ön yözeyinde Ludwig II'nin inisayali arka yüzeyde Bavyera aslanı kabartmaları mevcut.
- Perdahlı, yaldızlı...
- 48x40mm.
- Orjinal kutusunda.
- Kadife kaplamalı
- Kondisyonu 10/9
-
Lomonosov-Imperial Porselen çay fincanı ve tabağı. "Unutma beni" isimli desen... Rus akıtma mavisi ve 22 ayar altınla elde boyanmış balık ağı desen. Üretim tarihi 2005 yılı olarak tahmin ediliyor. Fincan ve tabağı, Lomonosov fabrikasının 2005'ten sonra kullanmaya başladığı (SSCB öncesi) çift başlı imparatorluk kartalı ve "Imperial Porcelain, 1744, St. Petersburg - Made in Russia" damgasını taşıyor... 9 x 7,5 cm. (fincan) 15 cm. (tabak)
Kondisyon: 10/10
Provenance: S.P koleksiyonu
Değerlendirme notu: Rus İmparatoru Büyük Petro, 1718’de Saksonya’ya yaptığı ziyaret sırasında Dresden sarayında Meissen porselenlerini gördü ve bu tarihten itibaren Rusya’da gerçek porselen yapımı için arayışlar başladı. 1744’te Saksonya’da eğitim almış olan yetenekli bir maden mühendisi olan Dmitry Ivanovich Vinogradov, Büyük Petro'nun kızı İmparatoriçe Elizabeth'in emriyle "yerli ticarete ve yerli sanata hizmet etmek" amacıyla ilk porselen fabrikasını kurdu. Fabrika uzun bir süre boyunca neredeyse sadece iktidardaki Romanov ailesi ve Rus İmparatorluk sarayı için üretim yaptı. Genellikle sofra takımları ve 1780'lerden itibaren Rus köylüleri ve Rus İmparatorluğu'ndaki etnik azınlıkların figürleri temel unsurlar oldu. Neoklasik tarzın gelişiyle birlikte fabrika, büyük ve süslü vazolarıyla tanındı. 1765 yılında fabrikanın adı İmparatorluk Porselen Fabrikası (IPM) olarak değiştirildi. IPM uzun yıllar boyunca imparatorluk sarayı için üretim yaptığından kalitesini hep korudu. Fransız ve Alman porselen ustaları ve ressamlarını Rusya’ya davet ederek ürünlerini çeşitlendirdi, üretim araçlarını çağın ilerlemelerine uygun olarak sürekli yeniledi. Ancak hiç bir zaman karlı bir kuruluş olmadı. Bu 'yararsız ve kârsız' kuruluşun kapatılması fikri 1881 yılında ortaya çıktı. Daha sonra bu fikir IPM'nin İmparatorluk Sanat Akademisi'ne devredilmesine dönüştü, ancak hükümdarlığı yeni geçmiş olan Alexander III, IPM'nin "İmparatorluk" adını onurlu bir şekilde taşıyabilmesi ve tüm özel porselen fabrikası sahipleri için bir standart oluşturabilmesi amacıyla IPM için mümkün olan en iyi koşulların yaratılmasını (teknolojik ve sanatsal açıdan) emretti. IPM, 20. yüzyılın başlarında Avrupa'nın önde gelen porselen fabrikalarından biri haline geldi. IPM porseleni olağanüstü kalitesiyle ünlüydü. Güncel ekipmanlarla en kaliteli malzemelerden yapılan hamurdan üretiliyordu. Bu hamur, üretimde kullanılmadan önce 10 yıl boyunca mahzenlerde saklanıyordu. 1917'de Rus monarşisinin kaldırılmasıyla İmparatorluk Porselen Fabrikası, Bolşevik rejimi tarafından "Devlet Porselen Fabrikası" (GFZ - Gossudarstvennyi Farforovyi Zavod) olarak yeniden adlandırıldı. 1925 yılında ise, Rus Bilim Akademisi'nin 200. yıldönümü vesilesiyle, akademinin kurucusu Mikhail Lomonosov'un adını aldı. Leningrad Lomonosov Porselen Fabrikası (LFZ - Leningradski Farforovyi Zavod imeni M.V. Lomonosova) olarak tanındı. Yeni adıyla Lomonosov fabrikası, koleksiyonluk hayvan figürleri ve yemek takımları da dahil olmak üzere bir dizi ürün üretti. En bilinen deseni olan kobalt ağ deseni ilk olarak 1949 yılında ortaya çıkmıştır. Tasarım, ülkemizde de Baltacı hikayesiyle bilinen Büyük Katerina'nın porselen yemek takımlarına dökülen yükseltilmiş çizgiler üzerine boyanmış mavi bir ağ desenine dayanmaktadır. Bu tasarım, kobalt mavisinin kesişen çizgileri ile ters çevrilmiş kobalt mavisi gözyaşı damlaları (mineral kobalttan yapılmıştır) ve 22 ayar altın aksanların bir kombinasyonudur. Sovyet dönemi boyunca, LFZ olarak anılan fabrika, bünyesinde kurduğu sanat okullarını da seferber ederek, teknik ve estetiğin birleştirildiği, tüm dünya tarafından kalitesi kabul edilen ürünler üretmeye devam etti. Lomonozov fabrikasının iki yüzyılı aşan tarihi, Rusya’nın tarihiyle iç içedir. Fabrika Sovyetler birliğinin dağılması sonrasında, yüklendiği Rus İmparatorluğunun ve Sovyetler Birliği mirası ve endüstri ve sanatın olağanüstü sentezini ifade eden zengin tarihi ile varlığını sürdürmek, müze koleksiyonunu korumak ve porselen yapım sanatındaki sürekliliği ve gelenekleri korumak için bir anonim şirkete, "Lomonosov Porselen Fabrikası"na dönüştürüldü. Fabrikanın 2000 çalışanı bu yeni işletmenin ilk kurucu üyeleri oldu. 1993 yılında bu yolla özelleştirilen fabrika, başta ABD ve Japonya olmak üzere Lomonosov mallarına aşina olmayan ülkelere geniş çaplı ihracata başladı. 29 Mayıs 2005 tarihinde, Lomonosov Porselen Fabrikası hissedarları Sovyet öncesi isimleri olan İmparatorluk Porselen Fabrikası'na geri dönme kararı aldı. Sovyet sonrası ilk ihracat arka damgası kırmızı bir LFZ monogramı ve kırmızı renkte "Made in Russia" damgasıydı. 2002'den sonra, kırmızı veya mavi LFZ monogramı ile birlikte "Hand Decorated, 1744, St. Petersburg, Russia" ibaresini içeren yeni bir ihracat arka damgası ortaya çıktı. 2005 sonrasında ise çift başlı imparatorluk kartalı ile birlikte "Imperial Porcelain, 1744, St. Petersburg" damgası kullanılmaya başlandı. Müzayedeye sunduğumuz fincan takımının tasarımı, sanatçı Anna Yatskevich'in 1949 yılında yarattığı tasarımın aynısıdır. Damgası ise 2005 yılı sonrasında kullanılma başlanan ise çift başlı imparatorluk kartalı ile birlikte "Imperial Porcelain, 1744, St. Petersburg" damgasıdır.
-
Ahşap, derin oyma çiçek ve yaprak desenleri ile süslenmiş, kündekari dönem kapısı. Osmanlı, 173 x 90 cm.
Kondisyon: (8/10)
Provenance: S. G. koleksiyonu
Kündekari kelimesinin kökeni Osmanlıcadan gelmektedir. Kavramak ve anlamak anlamına gelir. Süsleme sanatı olan kündekari, küçük boyutlu geometrik parçaların birbirine geçmesiyle yapılan süsleme tekniğidir. Kündekari yapımı, beşgen, sekizgen, yıldız gibi geometrik şekillerde kesilmiş küçük ahşap parçaların herhangi bir yapıştırıcı veya vida kullanılmadan basitçe iç içe geçirilmesiyle yapılır ve bunun sonucunda düzgün yüzeyler elde edilir. Kündekari sayesinde ahşap levhalarda nem ve ısı değişiminden kaynaklanan eğilme, bükülme ve çarpılmaların önüne geçilir. -
Tobias Conrad Lotter (1717 - 1777), "Avrupa, Asya ve Afrika’yı Kaplayan Büyük Türk İmparatorluğu” temalı harita... Magni Turcarum Dominatoris Imperium per Europam, Asiam et Africam, se extendens Regiones tam proprias, quan tributarias et clientelares ut et omnes Beglerbegatus sive Praefecturas Generales oculis sistens accuratissima cura delineatum per Tob. Conr. Lotter, Chalcogr. Et Geogr. Augs. 1762 tarihli. 58,5 x 50 cm boyutlarında Ölçek: 1 : 11000000 Elle renklendirilmiş. Nadir, orijinal, antika harita.
Kondisyon: 9/10
Provenance
Değerlendirme notu: Tobias Conrad Lotter (1717 - 1777), Alman gravürcü ve harita yayıncısıdır. Lotter, bir fırıncının ve şehir muhafızının oğlu olarak dünyaya gelir. Ünlü harita yayıncısı olan Matthäus Seutter'ın büyük kızı Euphrosina (1709 - 1784) ile evlenir.. 1740 yılında kayınpederinin harita işinde çalışmaya başlar. 1740 ile 1744 yılları arasında, Seutter'ın imzası ile Atlas Minor’u basılır. Seutter'ın 1757'deki ölümünden sonra, firmayı oğlu Albrecht Karl Seutter (1722 - 1762) devralır. Albrect de birkaç yıl sonra 1762'de ölür. Geriye kalan Seutter harita plakaları daha sonra Lotter ve yayıncı Johan Mitchell Probst (1727 - 1776) arasında bölünür. Oğullarının desteğiyle, Matthäus Albrecht (1741 - 1810), Georg Friedrich (1744 - 1801) ve Gustav Conrad (1746-1776), Tobias Conrad Lotter, kayınpederinin ekonomik başarısı ve profesyonel itibarını sürdürmeyi başarır. Zaman içinde, Lotter, Alman ekolünün en önemli 18. yüzyıl harita yayıncılarından birisi olur. Müzayedeye sunduğumuz harita Atlas Novus (1762) kitabından çıkmadır. Detaylı el boyaması harita, bakır levha üzerine kazınmıştır. Topoğrafik, siyasi ve idari bölümleri, kasabaları ve köyleri, yer adlarını, nehirleri, ormanları ve dağları içermektedir. Başlık kartuşları renklendirilmiş olup içerdikleri bir Osmanlı padişahı, mitolojik figürler ve tüccarlarla dikkat çeker. 18. yüzyılın en önemli ve üretken Alman harita yayıncılarından birisi olan Georg Matthäus Seutter (1678–1757) tarafından 1727’de yapılmıştır. Matthaus Seutter'in ölümünden sonra işi oğlu Albrecht Carl’a miras kalır. Onun da 1762’de ölmesi ile damadı Conrad Tobias Lotter işi üstlenir. Lotter, yayıncı Johann Michael Probst ile birlikte Atlas Novus’u 1762’de yeniden basar. Bu baskıda bakır plakalardaki Seutter ismi, Tobias Conrad Lotter olarak değiştirilir.
-
A. B. koleksiyonu. (*)- Kılıçlı Nazi bastonu (**)
- Uzunluk, 91cm.
- Mine işlemeli
- Metal kısımlar pirinç
- Masif maun
- İmitasyon
- Fransız yapımı
-
Aqueduc de l'Empereur Justinien, a quatre lieues de Constantinople - İstanbul'a 16 km mesafedeki (*) İmparator Jüstinyen (Mağlova) Su Kemeri (**)- Sanatçı: Antoine Ignace Melling (***)
- Termin (gravürcü): Duparc
- Voyage pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore d'après les dessins de M. Melling ... (1809-1819) (****)
- Bakır baskı, 515 x 727 mm. (*****)
- Kağıt türü: Ağır
- Kondisyonu iyi. Sayfa katının alt kısmındaki 6.5 cm'lik kesik onarılmıştır.
-
Kayseri-Sivas yöresine ait mihraplı, şamdanlı, 1800 yılların başlarıyla tarihlenen halı namazlık. 162 x 111 cm. ölçülerinde... Atkı Manchester ipinden, hav iplikleri ipek (floş) ve kök boya ile renklendirilmiş Ermeni dokumasıdır. Son derece nadir, müzelik, muhteşem bir koleksiyon ürünü.
Provenance: H. W.
Kondisyon: İyi (6/10)
Değerlendirme notu: Yaşına bağlı olarak ve namazlık olmasından dolayı vücut asidi nedeniyle hav kaybı ve atkılarda eprime vardır.
-
Deville & Cie of Charleville marka "Express" modeli 1910'lu yıllara ait Art Nouveau soba. Küçük boy çini, emaye - döküm odun sobası, 61 x 41 x 31 cm.
Provenance: S. G. koleksiyonu
Kondisyon: 8/10 (Mika izleme pencerelerinden biri eksik). Kullanıma elverişli...
Değerlendirme notu: 1910'lardan 1930'ların başlarına kadar tarihlendirilebildi. 1930 Ardennes kataloğunda yer alan, önden yüklemeli odun sobası olması sebebiyle sıra dışıdır.
-
Milas Kapısı'nın (Baltalı Kapı) Detayları (Détails de la porte à Mylasa) gravürü (1782)... Gabriel Florent Auguste Choiseul-Gouffier’nin Voyage pittoresque de la Grèce, Paris, J.-J. Blaise (1782) adlı eserinden çıkmadır. Bakır baskı, 45 x 32 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: S. A. E. koleksiyonu
Değerlendirme notu: Baltalı Kapı, Antik Mylasa Kenti'nin giriş kapısı ve günümüzde Milas'ın kuzey kapısıdır. Esentepe'nin batısında, Hacıapdi Mahallesi sınırları içinde yer alır. 5 x 12 metre genişliğindedir. Adını kilit taşı üzerinde bulunan ve antik çağlarda "Labrys" adı verilen çift yüzlü balta figüründen almıştır. MÖ 1. yüzyılın sonunda yapılmıştır. Milas’a su taşımak amacıyla yapılmış su kemerleriyle iç içe olan Baltalı Kapı, antik dönemden günümüze ulaşabilen en önemli kalıntılardan biri olarak kabul edilir. Kapı kemerini başlıkları bir sıra palmet ve bir sıra yivle süslü iki paye taşımaktadır. Kemerin üstündeki saçaklık yıkılmıştır.
-
Beyaz bir entegre taban üzerinde yükselen bir çift ördek. Almanya, Goebel üretimi, damgalı, 1979-1991 aralığı. Model no 4246, ürün no 38 246 77. 29 x 26,5 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: S.P. koleksiyonu
Değerlendirme notu: Goebel firması 30 Ocak 1871'de Franz Detleff ve William Goebel tarafından kuruldu. Firmanın ilk porselen fabrikası Coburg yakınlarında 1878'de faaliyete geçti. Firma lüks sofra eşyaları yanında, hayvan figürleri ve çocuk figürleri üretmeye başladı. Bu lüks ürünler hem Kaiser dönemi Almanya'sında hem de ABD'de satıldı. 1920'lerden itibaren firmanın ürünleri koleksiyonerler tarafından toplanmaya başladı. Goebel'in figürin serileri arasında en bilineni kuşkusuz Hummel figürinleridir; Franz Goebel, Bavyeralı rahibe Maria Innocentia Hummel ile işbirliği yaparak onun pastoral, melek gibi çocuk resimlerinin küçük seramiklerini yaratmıştır. Üretimine 1935 yılında başlanan bu figürler, Goebel'in lüks porselen pazarında lider bir rakip olarak sağlamlaşmasına yardımcı oldu. Savaş sonrası dönemde Goebel, Hummel figürlerinin popülerliği sayesinde yıldızlaştı. Bu başarı, Goebel'in 1950 yılında Walt Disney ile Bambi ve orman arkadaşlarının porselen figürlerini satma hakkı konusunda bir ortaklık kurmasını sağladı. Bu ortaklık Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Alice Harikalar Diyarında, 101 Dalmaçyalı ve Disney'in kendi maskotu Mickey Mouse gibi diğer ikonik Disney karakterlerini de kapsayacak şekilde genişledi. Hayvan figürleri üretimi de devam etti. Çeşitli hayvan serileri ile pek çok hayvan figürü yaratmış olsa da, en geniş serilerinden bazıları kuş ve köpek serileri oldu.
-
İnsanlığın en büyük yıkımına sebep olan kitap, Mein Kampf (Kavgam)...- Adolf Hitler (1889-1945)
- Münih,1938
- 781+10 sayfa, 13x19,3cm.
- Sert karton kapak (sırtta yıpranmalar mevcut)
- Kapak yazı ve figürleri altın yaldız klişe işi
-
Gelecek vaadeden genç sanatçı...- İmzalı 2008
- Kağıt, karışık teknik
- 66x98cm.
- Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar lisansı... Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Seramik Ana Sanat Dalı Yüksek lisans... Öğretim Görevlisi.
- 18 kişisel sergi, 59. Devlet Resim Heykel Sergisi Seramik Yarışması, 65. Devlet Resim Heykel Sergisi Özgünbaskı Yarışması ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı “10. Deniz ve İnsan” konulu Resim Yarışması başta olmak üzere resim, çini, seramik ve özgün baskı alanlarında çeşitli yarışmalardan ödülleri bulunmaktadır.
- T.C. Dışişleri Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen proje kapsamında Berlin (Almanya), Abuja (Nijerya) ve Ulan Bator (Moğolistan) T.C. Büyükelçilik binalarına büyük ebatlarda resim ve taş çini duvar panosu çalışmaları gerçekleştirmiştir. Çalışmalarını Eskişehir’deki atölyesinde sürdürüyor.
-
Orta ve üst bölümünde derin oyma, siyaha boyanmış güneş figürü, dört yanında dikdörtgen simetrik paneller olan, dış çerçevesi siyaha boyanmış, 19. yüzyıl sonu, Osmanlı, el oyması ahşap kapı. ölçüler***
Kondisyon: 8/10
Provenance: S. Güven koleksiyonu
Değerlendirme notu: Kapının 1200 rakımda konuşlu Kayseri Talas bölgesine ait olduğu düşünülmektedir. -
Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier’nin, Voyage pittoresque de la Grèce (1782-1822) adlı eserinde basılmış üç mimari gravür. Persepolis yakınlarındaki Naxi Rustan gömütü, lahit çizimleri (Tombeau de Naxi-Rustan près des ruines de Persépolis). Çizimlerin Corneille Le Bruyn’dan alındığı belirtilmektedir. 45 x 31 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance:
Değerlendirme notu Flaman gezgin ve sanatçı Corneille de Bruyn (1652-1727) Hag şehrinden yola çıkıp 1674'den 1693'e kadar süren uzun bir gezi güzergâhında Anadolu'yu, daha sonra da 1701-1708 yılları arasında İran'ı gezdikten sonra Moskova üzerinden doğu Hindistan'a kadar vardı. İlk gezisinden sonra yayınladığı resimli kitap, dünyada renkli gravürlerin yer aldığı ilk kitap oldu. Yüzlerce resimle donattığı vakayinameleri en güzel gezi kitapları arasında yer alıyor. Gezilerinin "esas amacı" olarak saydığı resimlerin eskizlerini kendisi yapıp bunlara eşlik eden yazıların da redaksiyonunda emek vermişti. Yapıtlarının içerdiği resimlerin çokluğu, yanında Bruyn, Mısır piramitlerinin iç kesimlerinden görüntüler, Suriye'deki Palmira ve İran'daki Persepolis şehirlerinden görüntüler ve günlük yaşamdan anlar veren ilk batılı gezgindir. Persepolis, Pers İmparatorluğu'nun başkentiydi . Alan, İran'ın Fars eyaletinin Şiraz şehrinin yaklaşık 75 km kuzeybatısında, Kuh-e Rahmat dağının eteklerinde, Marvdasht ovasında yer almaktadır. Bu alan yüzyıllar boyunca Batılı gezginler tarafından defalarca ziyaret edildi, ancak 17. yüzyıla kadar Pers İmparatorluğunun başkentinin kalıntıları olduğu doğrulanamadı. Persepolis 1979'dan bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor .
-
916 ayar gümüş üzerine altın kaplama. mineli, 6'lı çay kaşığı seti, SSCB, Leningrad üretimi, 1950-1960 dönemi. Orjinal kutusunda. Arka tarafında orak ve bir çekiç bulunan rus yıldızı , 916 damgası ve 3ЛЮ şeklinde yapımcı işareti bulunmaktadır. 11,5 x 2 cm. Takım toplamı 102 gr.
Kondisyon: 10/10
Provenance: S. P. koleksiyonu
-
Fransız Art Nouveau, "Bert Paris" damgalı, zarif kabartmalı, dekoratif süslemelerin ön plana çıktığı porselen soba, 79 x 40 x 51 cm...
Provenance: O. W.
Kondisyon: Çok iyi (8/10)
Değerlendirme Notu: Zarif, dekoratif süslemeler, kıvrımlar ve bitkisel desenlerin sıklıkla kullanıldığı Art Nouveau sanat akımının tipik bir örneği... 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında etkili olmuş bu akım, Türkiye'de Yeni Sanat ya da 1900 Sanatı olarak adlandırıldığı gibi birçok Avrupa ülkesinde de bölgesel olarak değişik adlarla anılmış, adlara uygun olarak da uygulamaların niteliklerinde değişiklikler görülmüştür. Kullanılan abartılı barok stili benzeri dekoratif bezeme ve süslemeler sebebiyle Floral Style (Doğal Stil), Style Coup De Fouet (Kamçı Vuruşu Stili) ve Style Anguille (Yılanbalığı Stili) olarak da anılmıştır.
-
Willem Janszoon Blaeu'nün (1571 - 21 Ekim 1638) "Turcicum Imperium" (Türk İmparatorluğu) başlıklı haritası, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun 17. yüzyıldaki topraklarına odaklanır; sınırlarını, büyük şehirlerini ve diğer önemli coğrafi özelliklerini gösterir. Ayrıca, Hollandalı hükümet yetkilisi, tüccar ve bilim adamı (1588-1658) David de Wilhem'e ithaf edilmiştir. “Doğu Akdeniz'i ve Arabistan ile Ortadoğu'yu kapsayan antik Osmanlı İmparatorluğu haritası.” Basım tarihi: 1640 Bakır gravür, kağıt üzerine basılmıştır. El boyaması Boyut: 45.5 x 58,5 cm.
Kondisyon: Çok iyi (9/10) Kağıdın yaşına bağlı olarak sayfa kenarlarında kısmi ve rahatsız etmeyecek seviyede sararmalar mevcut.
Değerlendirme notu: Willem Janszoon Blaeu (1571 - 21 Ekim 1638); Hollandalı haritacı, atlas yapımcısı ve yayıncıdır. Oğlu Johannes Blaeu ile birlikte Blaeu ailesi, 16. ve 17. yüzyıllardaki altın çağını yaşayan Hollanda ve Hollanda haritacılık ekolünün en önemli figürüdür. Willem Blaeu, ilk kartografik çalışması olan bir küreyi 1599'da, ilk basılı haritasını -Hollanda haritası- 1604'te yayınladı. Ayrıca, deniz haritacılığında da uzmanlaşan Blaeu, Het Licht der Zeevaert (Zeevaert'in Işığı) pilot kılavuzunun ilk baskısını 1608'de yayınladı. Otuz yıl kitap, duvar haritaları, küreler, çizelgeler ve pilot kılavuzlar yayınladıktan sonra, 1630’da çıkardığı ilk atlası, Atlas Eki ile birlikte Blaeu'nun büyük atlas yapımı geleneği başlamış oldu. 1633’te Doğu Hindistan Şirketi’nin (Dutch East India Company - VOC) hidrografçısı olarak atandı. Böylece, en güncel haritalara erişim imkanı ile neredeyse kusursuz haritalar, atlaslar basılmasına olanak sağlandı. Blaeu'nun haritaları; doğrulukları, ayrıntılı dekoratif unsurları ve titiz haritacılık özellikleri ile büyük saygı görüyordu. Genellikle Blaeu'nun hem bilimsel hassasiyete hem de estetik çekiciliğe olan bağlılığını sergileyen süslü kartuşlar, illüstrasyonlar ve süslemeler içeriyordu. Referans: Van der Krogt 2, 8100:2.
-
Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier’nin, Voyage Pittoresque de la Grèce (1822) adlı eserinin 2.cildinde yeralan üç gravür. Alexandria Troas'taki antik tiyatro (Theatre d'Alexandria Troas) (1822), Alexandria Troas'taki yer altı anıtı (Monument Souterrain a Alexandria Troas) (1822), Alexandria Troas'taki su kemeri kalıntıları (Ancien Aqueduc pres d'Alexandria Troas) (1822). Kök boyayla elle renklendirilmiştir. Bakır oyma gravür, 43,5 x 30 cm. Gravür sanatçısı: A. Tardieu.
Kondisyon: 10/10
Provenance: S. E. koleksiyonu
Değerlendirme notu: Alexandria Troas (Türkçe: Eski Stambul); Türkiye'nin batı kıyısının kuzey ucuna yakın, Bozcaada'nın güneyinde bulunan Antik Yunan kentidir. Çanakkale ilinin Ezine ilçesindeki Dalyan köyünün güneydoğusunda yerleşimlidir. Antik kent yaklaşık 400 hektarlık(4km2) alana yayılmıştır. Günümüze kalan birkaç yapı arasında bir Roma hamamı, odeion, Antik Yunan tiyatrosu, gymnasium kompleksi ve yeni ortaya çıkarılmış bir stadion bulunur. Şehrin eski duvarları hala izlenebilir. Strabon'a göre, bu bölge başlangıçta Sigeia olarak adlandırılıyordu; MÖ 306'da Büyük İskender'in komutanlarından I. Antigonos Monophtalmos, eskiden nüfuzlu bir şehir olan Neandreia da dahil 5 yerleşim yerinin halkını Sigeria'ya yerleştirerek şehri çok daha genişletilmiş olarak yeniden kurdu. Kentin ismi MÖ 301'de Lysimakhos tarafından, Büyük İskender anısına 'Alexandria Troas' olarak değiştirildi. Kuzeybatı Anadolu'nun ana limanı olan şehir, Roma döneminde büyük oranda gelişti ve MÖ 188 gibi erken bir tarihte 'özgür ve özerk şehir' niteliği kazandı; günümüzde bulunan kalıntılar bölgenin tarihteki önemini kanıtlamaktadır. Altın çağında şehrin 100,000'e yakın nüfusa ulaştığı düşünülüyor. Strabon'un bahsettiği üzere, Augustus'un hükümdarlığı sırasında bölgede 'Colonia Alexandria Augusta Troas' adında bir Roma kolonisi kurulmuştur. Augustus, Hadrianus ve Herodes Atticus şehrin süslenmesine hatırı sayılır düzeyde katkıda bulunmuşlardır. I. Konstantin, Troas'ı Roma İmparatorluğu'nun başkenti yapmayı düşünmüştür. Gravürlerin yapımcısı Kont Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752-1817), 1789 Fransız Devriminden önceki son İstanbul büyükelçisidir. Antik çağ arkeolojisi ve tarihine âşık olan Kont Gouffier, aralarında Fransız ressam Jean-Baptiste Hilair’in de bulunduğu bir grup sanatçı ve bilim insanıyla 1776 yılında Ege seyahatine çıktı. Seyahatin amacı, bir yandan antik harabelerin görünümünü çizmek, öte yandan çağdaş Yunanlıların yaşam biçimlerini kaydetmekti. Ayrıca bu seyahatin Ege Denizinde uzun süredir devam eden Osmanlı-Rus gerginliğine dair durumu yerinde gözlemlemek gibi bir siyasi amacı da vardı. On iki ay süren bu ilk yolculuğun meyvesi olarak 1782’de hayranlık uyandıran gravürlerle bezeli anıtsal bir eser yayınlandı. Doğu'nun büyüleyici evreni bu eserin başlıca unsuru olan görüntünün yenilikçi tekniği aracılığı ile Avrupalı okurun gözünde capcanlı olarak sergilenmiştir. Gouffier, “Voyage-Pittoresque de la Grèce (1782)” adını verdiği kitabının yayınlanmasından iki yıl sonra (1784’de) İstanbul’a büyükelçi olarak atandı ve Temmuz 1785’ten itibaren büyükelçi unvanıyla Anadolu, Ege, Kıbrıs, Suriye, Filistin ve Mısır’ı kapsayan seyahatine çıktı. Hilair’in yanısıra Fransız ünlü suluboya ressamı Cassas’ı da himayesine aldı. Bu gezilerin sonunda Voyage-Pittoresque de la Gréce kitabına ek olarak Voyage-Pittoresque en Syrie, de la Phoénicie, de la Palaestine, et la Basse Aegypte kitabı Cassas’ın imzasıyla yayınlandı. Büyükelçi Gouffier, Cassas’ın resimlediği Atina Akropolünü ziyaret etti ve akropolün kabartma ve heykelleri (Hilar’in betimlediği gibi) İstanbul’dan gemiye yükleterek Fransa’ya gönderdi. 1789’daki Fransız Devrimine karşı çıkan Gouffier geri çağırılmasına karşın Paris’e dönmedi (1792’de) ve Rusya’ya kaçtı. 1802 yılına yani Paris’e dönene kadar II. Katerina’nın himayesinde Sanat Akademisi ve İmparatorluk Kütüphanesi’nin yöneticiliğini yaptı. Gouffier, Fransa'ya ancak Restorasyon döneminde döndü ve Eşitler Meclisi (Chambre des Pairs) üyesi olarak bakan mevkiine geldi. Evini Akropolis'teki Erechtheion tapınağı uslubunda yaptırdı, "Yunan dili oteli" adlı devrim öncesi gizli örgütte başkanlık yaptı ve 1809'da eserinin ikinci cildini yayınladı. 1817'de üçüncü cildin hazırlığını bitiremeden öldü. Özellikle Truva yöresi ile ilgili topoğrafya, tarihî anıtlar, buluntular, yazıtlar ve sikkelere ayrılmış olan üçüncü cilt, tamamen Barbié du Bocage ve Letronne'un editörlüğünden geçerek 1822 yılında yayınlandı. Osmanlı İmparatorluğunun başkentinde kaldığı süre içinde Choiseul-Gouffier, bir yandan gezilerinde yaptığı eskiz ve desenleri tamamlayacak mimar, arkeolog, çizer, edebiyatçılardan meydana gelen koca bir ekip kurmuş, öte yandan ise özellikle Atina ve etrafındaki geniş çevreden büyük sayıda arkeolojik eserin elde edilmesi, paketlenmesi ve taşınması için sayısız seferler düzenlemişti. Zengin arkeolojik koleksiyonu Louvre müzesi ve özel koleksiyonculara satıldı. Çağdaş araştırmacılar tarafından kişiliği pek tartışılan Choiseul-Gouffier bir yandan antik yunan görkeminin büyük bir hayranıdır, öte yandan siyasi kariyeri süresince Babıali ile Fransa ve öteki siyasal güçler arasındaki dengenin sağlanabilmesi uğruna gitgide çağdaş Yunanlıların sert bir eleştirmeni konumuna gelir. Bu tavrı yapıtının 1842 yılında ölümünden sonra yapılan yeni baskısında da ortaya çıkar. Yeni baskının başlığı Voyage pittoresque dans l’empire Ottoman, en Grèce diye değiştirilir. -
Nadir, İslami el sanatı... Beş bölmeli, bakır işlemeli, sekizgen şekilli antika betel kutusu. 22 x 15,5 x 10,5 cm. Güneydoğu Asya kökenli. Kutunun dış yüzeyi noktalı ve taramalı zemin üzerine çiçek resimleri ile işlenmiştir. Aynı işlemeler, kutunun içinde bulunan tepsi ve bölme kapaklarında da devam etmektedir. İç kısımda, betel quid'in çeşitli bileşenlerini almaya yönelik 5 bölme bulunur. Menteşeli kapak üzerinde yaprak şeklinde dökülmüş sağlam bir kulp bulunmaktadır. Kapağın ayrıntılı bir mandalı vardır. Kutunun içinde üzerine betel yaprağının koyulduğu ve betel quid'in hazırlanabileceği bir tepsi vardır. Tepsi kaldırılınca, kapakları çiçek bezemeleri ile süslü beş kap (betel cevizi, limon ve diğer çeşniler için) çıkmaktadır.
Provenance: S. G. koleksiyonu.
Kondisyon: Çok iyi (10/10)
Değerlendirme notu: Müzayedeye sunduğumuz kutu, İslam'ın yayılması ve İslami el sanatlarına dair ilginç bir hikaye barındırıyor. Kutunun üzerinde bulunan metal kakma işçiliği Suriye kökenlidir. Ancak zanaatkarlar güneydoğu Asya’daki İslami ülkelerdendir. Güneydoğu Asya ülkelerinde kullanılan betel quid üç temel unsurdan oluşur: betel yaprağı, betel (areka) fındığı ve limon. Bölgeye ve kullanıcının damak zevkine göre sönmüş kireç, kimyon, zencefil, biber, kakule, kişniş, kaju ezmesi, tarçın, karanfil, nane özü, safran, meyan kökü, hatta tütün tozu ve sandal ağacı kabuğu bile eklenir. Tedavi edici özelliği, canlandırıcı uyarıcı etkisi ve aynı zamanda keyif verici özellikleri nedeniyle kullanılır. Güney Asya'dan Pasifik'e kadar bir önemli bir gelenek ve ritüel; aynı zamanda popüler bir kültürel etkinliktir. Metal kutular, gerekli olan yaprakları ve diğer malzemeleri tutmak için kullanılır. Küçük biblo kutuların yanı sıra küçük iç bölmeli daha büyük kutular da kullanılmaktadır. Müzayedeye sunduğumuz bu kutu büyüklüğündeki bir betel kutusunun amacı misafirlere ikram yapmaktır. Kutunun büyüklüğü ve işlemeleri, onun bir soylu tarafından veya bir soylu için yaptırıldığını göstermektedir. Sömürge döneminde güneydoğu Asya’daki betel quid çiğneme alışkanlığı, batılı sömürgeciler tarafından da benimsenmiş ve malzemelerin saklanacağı zarif kutular özellikle Hollandalılar tarafından sipariş edilmiş ve kullanılmıştır. Benzer bir betel kutusu Rita Wassing-Visser’ın, “Royal Gifts From Indonesia” isimli kitabında gösterilmekte ve Prenses Juliana ve Hollanda Prensi Bernhard’ın 1937'deki düğünlerinde kendilerine hediye edildiği ifade edilmektedir.
-
1908-1917 aralığında üretilmiş, 84 (875 ayar Rus gümüşü standartı) damgalı ve Kiril harfleriyle Mikail Zorin imzalı (M3). Dikdörtgen gövdeli, menteşeli kapaklı, renkli mineli (mavi, beyaz, kırmızı ve yeşil), dal süslemeli, süslemelerin arası altın kaplamalı, Rus cloisonné mine işi enfiye kutusu. 5,6 x 3 x 2 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: S. P. koleksiyonu
Değerlendirme notu: Rus cloisonné mine tekniği adını Fransızca'da renk bölmelerini ifade eden "cloisons" kelimesinden alır. Cloisonné, metal yahut porselen yüzeylere uygulanabilen bir çeşit el sanatsal emay (minecilik) tekniğidir. Cloisonné uygulanırken ince teller kullanılır. Bu teller, altın, gümüş ya da bakırdan olup istenilen biçim yani konturlar verildikten sonra, oluşturdukları kapalı alanlar renkli cam maddesi (mine) ile doldurularak fırınlanır. Renkli kısımların birbirinden madeni şeritlerle ayrılması, Cloisonné tekniğinin en karakteristik özelliğidir. Bu teknik kullanılarak yapılan objeler karmaşık, parlak ve çok renklidir, belirgin bir Rus havası taşır; hemen göze çarpar. Tarihteki en ünlü cloisonné mine parçaları üreticisi, Rus imparatorluk sarayının kuyumcusu Carl Fabergé'dir.
-
1880'li yıllarla tarihlenen Osmanlı Parmak Terazisi. Latin harfleriyle “İskender Arabian Constantinople” ibaresi mevcut. Ermeni işi. 1005 numaralı ya da model terazi… Çok nadir, pirinç. Uzunluk; 100 mm. Sikke pulu (coin pan) çapı; 24 mm. Sikke pulu üzerinde Brevet S.G.D.G ibaresi yeralmaktadır. (S.G.D.G, ticari patentli – tescilli Fransız markasıdır.)
Kondisyon: (9/10)
Değerlendirme notu: Fransa’da Osmanlı pazarı için imal ve ihraç edildiği tespit edilmiştir. Terazi, Osmanlı ve Avrupa ağırlık standartlarına göre ikili sistemde ölçüm yapmaktadır. İlk örneklerine antik Mısır’da tesadüf edilmiştir. Romalılar bronz parmak terazileri imal ederken, Osmanlı’daki kullanımı 20. yüzyıl başlarına kadar devam etmiştir. Parmak terazisi, Osmanlı’da kuyumcular tarafından kullanılırdı. Ok yönünde (saat yönünde) hareket ettirilen pul, altın gibi değerli madenlerin ağırlıklarına göre sikke değerlerini (fiyatlarını) göstermektedir. Cep terazisi de denilen “parmak terazisi” hakkında sağlıklı akademik yayın yok denecek kadar azdır. Ülkemizde ve uluslararası müzayedelerde nadiren görülmektedir. Tespit edilebildiği kadarıyla önceki müzayedelerdeki tanımlar eksik ya da yanlıştır. İskender Arabian hakkında kesin bilgi bulunmamıştır. Edindiğimiz bilgiler, İskender’in Fransa’da yaşayan bir Ermeni bir usta olduğuna işaret etmektedir.
-
Sertifikalı, 6 adet özel cüzdanında 30 antik Çin madeni parası... Madeni paraların otantik olduğuna ilişkin sertifikalar, Amerikan Numismatik Derneği üyesi Robert L. Danziger tarafından hazırlanmıştır. 30 adet madeni para Çin tarihine hükmeden 5 hanedan dönemine aittir:- Han Hanedanı: Wang Mang parası (M.S. 7-23)
- T'ang Hanedanı: (M.S. 618-907)
- Song Hanedanı: (M.S. 960-1279)
- Ming Hanedanı: (M.S. 1368-1644)
- Q'ıng Hanedanı: (M.S. 1636-1911)
-
Geniş bantlı, menteşeli sırtlı ve çerçeveli düz gümüş iç kasa, her ikisi de sırlıdır. Kaplumbağa kabuğu kaplı pirinç dış mahfazanın bant ve çerçeve çevresinde gümüş pike nokta bezeme bulunur. Gümüş kadran plakası, ortada stilize yaprak ve çiçek oymaları, ortada I - XII Roma rakamları ile saatler ve 5 - 60 numaralı dakikalardan oluşan bir dış daireden oluşmaktadır. Mekanizmanın dış yüzünde Guinand / London perakendeci damgası bulunmaktadır. 8 x 3,5 cm. 265 gr.
Kondisyon: 8/10 (yaşa bağlı oksidasyonlar var. Saat çalışır durumda)
Provenance: M. P. koleksiyonu
Değerlendirme notu Guinand damgası, farklı dönemlere gönderme yapıyor. Saatlerde 17'nci yüzyıl sonunu işaret eden bir Guinand damgası yanında 19'uncu yüzyıl başını işaret eden farklı Guinand'lara da rastlanmaktadır. Günümüzde saat üretimini sürdüren Almanya-Frankfurt merkezli bir Guinand markası da mevcuttur. En ünlü Guinand ise İsviçreli, tourbillon denilen asıl olarak yerçekiminin, saat üzerindeki etkilerini, saatin mekaniğinde dengelemeyi amaçlayan mekanizmada uzmanlaşmış olan Ernest Guinand’dır.
-
Osmanlı'nın ilk jeoloji kitabı... (*) Çok nadir (**)... Kitabın girişinde bulunan ve yerkürenin kesitini gösteren renkli levhanın kondisyonu çok iyidir. Eserin naif cildinde olması ayrıca önem arzetmektedir.- Arapçadan Osmanlıcaya çeviren: Seyyid Mehmed Ali Fethi (***)
- Yayınevi: Dar üt-Tıbaat ül-Amire, 1853
- Yayın Yeri: İstanbul
- 142, 9, 6 s.
- 22 x 15 cm.
- Özege-09015
- Sırtı deri, altın varaklı, gofre baskılı cilt... (Cilt ön yüzünde soyulma vardır.)
-
Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier’nin, Voyage pittoresque de la Grèce (1782-1822) adlı eserinde yayınlanmış üç parça bakır baskı gravür.. Alexandria Troas: Liman, antik tiyatro ve diğer antik yapıların planı (Plan du Port et du Théatre et Antiquités à Alexandria-Troas) (1882), Alexandria Troas'ta bir binanın kemeri ve sütunları (Vue des deux Massifs et d'un Ouvrage réticulaire près d'Alexandria-Troas) (1882), Troad'daki Yenişehir'in (Sigeion) görünümü (Vue du Village de Ieni-Cheher) (1882). Jean Baptiste Hilaire tarafından, Le Dubois’nin krokisine dayanarak resimlendiği, gravür sanatçısının ise M. A. Benoix olduğu belirtilmektedir. 48,5 x 31,5 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: S.E. koleksiyonu
Değerlendirme notu Jean Baptiste Hilaire kuzeydoğu Fransa'daki Audun-le-Tiche'de doğdu ve Mart 1786'da Paris'teki Kraliyet Resim ve Heykel Akademisi'ne kaydoldu. 1776'da, 25 yaşındayken, Yunan adalarını ve Doğu'yu gezerek yüzden fazla eser yarattı ve bunları 1782'de üç cilt halinde yayınlanan Gouffier’nin "Voyagé Pittoresque de la Grèce" adlı eserini resimlemek için kullandı. Yeteneği tanındı ve çalışmaları 1782'de sergilendi. Paris'te 1780'de Salon de la Jeunesse gibi yerlerde ve aynı yıl Salon de la Correspondence'da. 1796 yılında Louvre'un salonundaki resmi sergilere katıldı. Léon-Jean-Joseph Dubois (1780-1846) Fransız bir illüstratör ve litografi sanatçısıydı, aynı zamanda Louvre müzesinde arkeolog ve küratördü. Paris'te ressam Antoine-Jean Gros ve Jacques-Louis David'in atölyelerinde güzel sanatlar ve resim eğitimi aldı. 1814'te Dubois, Yunanca yazıtları araştırmak ve birkaç yıl sonra kendisi için bir müzayede kataloğu düzenleyeceği Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier'e ait eşyaları taşımak için Anadoluya gitti. Dubois, Goffier’nin kitaplarının ikinci cildi için Yunan taşları, madalyalar ve mimari anıtlar üzerindeki yazıtların çizimlerini içeren gravürleri hazırladı. 1823'te, kendisini Mısır sanatıyla tanıştıran ve daha sonra Mısır Panteonu adlı eserini resimlemesi için onu seçen ünlü Mısırbilimci Jean-François Champollion ile tanıştı. 1826'da Louvre Müzesi'nde antikaların korunmasına ilişkin "15 Mayıs Kararnamesi" üzerine Champollion, Louvre'un Mısır ve Doğu bölümünün küratörü, Dubois ise küratör yardımcısı olarak atandı. 1828'de Dubois, Institut de France tarafından, Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın sonunda Yunanistan'a gönderilen Morea bilimsel gezisinin Arkeoloji bölümünün başına geçmekle görevlendirildi. Burada arkeolojik kazılara katıldı.
-
"Havarilerin Seyahat Ettikleri Ülkelerin ve Müjdeyi Vaaz Ettikleri En Ünlü Yerlerin Eşsiz Haritası", 1722. Carte Particuliere des Pais que les Apotres ont Parcourus, et les Lieux les Plus Renommez ou Ils ont Preche L' Evangile. Harita, Havari Aziz Pavlus’un haç yolunda izlediği güzargahı gösteriyor. Kaynak: P. Dom Augustin Calmet, Dictionnaire historique, critique, chronologique, géographique et littéral de la Bible, tome. 1/2 (İncil'in tarihsel, eleştirel, kronolojik, coğrafi ve edebi sözlüğü -1/2 Cilt.), Paris, 1722. Haritacı: Antoine Augustin Calmet. Bakır baskı gravür, 48 x 38,5 cm. Gravürcü Pieter Starckman tarafından oyulmuştur.
Kondisyon: 10/10
Provenance: F. B. koleksiyonu
Değerlendirme notu Antoine Augustin Calmet (1672-1757), Fransız Benediktin keşişi, Ménil-la-Horgne’de, daha sonra Kutsal Roma İmparatorluğu'nun bir parçası olan Bar Dükalığı'nda doğdu. Calmet bir keşiş olmasının yanı sıra bilgili bir adamdı ve St. Vanne Cemaati'nin en seçkin üyelerinden biriydi. Bu niteliklerinin tanınmasıyla 1715'te Lay-Saint-Christophe'nin başrahibi, 1718'de Nancy'deki St-Léopold Başrahibi ve 1729'da Senones Manastırı seçildi. Kendisine iki kez cemaatin Baş Başrahibi görevi verildi. Tarikatının çeşitli manastırlarını gezdi, birçok tarihi derleme yazdı. 1728'de Calmet, Salm Prensliği'nin başkenti Senones Saint-Pierre Manastırı'nın rahibi olarak atandı. Hayatının son bölümünü büyük Vosges manastırında geçirdi, birçok bilim adamıyla yazışmalarını sürdürdü ve 25 Ekim 1757'deki ölümüne kadar orada kaldı.
-
1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınan, dünyaca ünlü Tai dağının Çin geleneksel sanatına sadık kalınarak yapılan çağdaş manzara tablolarının saf ipek üzerine basıldığı parşömen. 485 x 42 cm. 46 x 12 x 8 cm. ipek kaplama kutusunun içinde.
Kondisyon: 10/10
Değerlendirme notu: Antik çağda Dongyue olarak da bilinen, görkemli Tai Dağı, modern zamanlarda Beş Kutsal Dağ olarak bilinen dağlardan ilkidir. Çin ulusunun manevi sembolü ve Çin tarihi ve kültürünün özü olarak kabul edilir. Qilu toprakları boyunca doğudan batıya yaklaşık 200 kilometre uzunluğunda ve kuzeyden güneye 50 kilometre genişliğinde uzanır. Ana zirvesi Yuhuangding, Tai'an Şehri'nin kuzeyinde, 1.545 metre rakımla yer alır. 1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınan, doğal ve kültürel mirası bütünleştiren, dünyaca ünlü bir dağdır. Tai Dağı, muhteşem manzarası, dalgalı zirveleri, derin vadileri, gür çam ve Selvi ağaçları, akan şelaleleri, dört mevsim değişen doğal manzaraları ve "doğudan doğan güneşi" ile dikkat çeker. Tai dağında "Bulutlar Denizindeki Yeşim Plakası", "Sarı Nehrin Altın Kemeri" ve "Gün Batımı Parıltısı" gibi on doğa harikası vardır. Kültürel olarak Çin imparatorlarının hepsi ibadet etmek için Tai Dağı'na gitmiş ve arkalarında birçok kültürel eser ve tarihi mekan bırakmışlardır. Aynı zamanda Tai Dağı, Budizm ve Taoizm'in de popüler olduğu bir yer olduğundan, tapınaklar ve doğal noktalar dağın her tarafına dağılmıştır. Tai Dağı'nın doğal manzarası ve kültürel tarihi, edebiyatçıların da ilgisini çekmiş ve hakkında pek çok güzel şiir yazılmıştır. 1987 yılı sonrasında "Tai Dağı kültürünü miras almak ve zamanın Tai Dağı'nı sergilemek" için, özellikle tanınmış bir çağdaş manzara ressamı Tai Dağı'na seyahat etmesi, fikirlerin taslağını yapması ve "Tai Dağı'nın Manzaralı Noktalarının Resmini" yapması için görevlendirildi. Tai Dağı temalı birçok manzara resmi arasında "Taishan Manzara Noktaları Haritası", geleneksel Çin resminin özünü miras alan en iyi eser olarak kabul edilmektedir. Müzayedeye sunduğumuz eser, bu orijinal tabloya dayanmaktadır. Modern dijital teknolojiler ve yüksek kaliteli ipek malzemeler kullanılarak, uzun ipek boyalı bir parşömen olarak oluşturulmuştur.
-
J. D. Barbie du Bocage’ın “Voyage du Jeune Anacharsis” kitabı için yapılmış Karadeniz ve Azak Denizi haritası. Le Palus-Meotide et le Pont-Euxin, Pour le Voyage du Jeune Anacharsis, Par J. D. Barbie du Bocage Yapım yılı 1781, basım yılı 1799’dur. 40,5 x 25,5 cm. Nadir bulunan orijinal antika harita.
Kondisyon: 8/10 (kağıt yaşına bağlı sararmalar var.)
Provenance:S. E. koleksiyonu
Değerlendirme notu: J. D. Barbie du Bocage tarafından “Voyage du Jeune Anacharsis” kitabı için yapılmıştır. Palus-Meotide Azak Denizinin antik adıdır. Pont Euxin ise ilk defa Homeros tarafından kullanılan ve büyük su kütlelerini tanımlamak için başvurulan Pontos kelimesi ile antik dönemde Yunanlıların Kuzey Anadolu bölgesini ve orada yaşayan insanları tanımlamak için kullandıkları Euxinos kelimelerinin birleşiminden oluşur. Zamanla Karadeniz’in adı Pont-Euxin’e dönüşür. Sağ üstte çerçevenin dışında “Chap. 1er in 8 Tome y page 7” ifadesi bulunmaktadır. Bu haritanın kitap içindeki yerini ifade etmektedir. Ayrıca haritada “Stades Phytiques”, “Stades Olympiques”, “Lieues communes de France” ve “Myriametres Republicaines”* olmak üzere 4 ayrı çizgi ölçek vardır. Haritanın sağ üst köşesinde “Le Palus-Meotide et le Pont-Euxin, Pour le Voyage du Jeune Anacharsis, Par J. D. Barbie du Bocage” ifadesi ve hemen altında Juin 1781 – Pluviose An VIIe tarihleri yer almaktadır. Bu tarih, “Myriametres Republicains” ölçeği ile birlikte haritayı eşsiz kılmaktadır. Çünkü ölçek Cumhuriyetçi Hükümetin Paris Bilimler ve Sanatlar Akademisi'nin tavsiyesi üzerine, 1793'te kabul ettiği yeni ondalık metrik sisteme göre hazırlanmış bir ölçektir Tarih ise “Fransız Cumhuriyet Takvimi’ne** uygun olarak verilmiştir. Fransız Devrim takvimi (Calendrier Révolutionnaire Français) olarak da adlandırılan Fransız Cumhuriyet takvimi (Calendrier Républicain Français), Fransız Devrimi sırasında oluşturulan ve uygulanan ve Fransız hükümeti tarafından 1793'ün sonlarında yasal olarak kabul edilen takvimdir. 1805 yılının sonuna dek yaklaşık 12 yıl boyunca kullanıldı. Daha sonra 1871'de Paris Komünü tarafından 18 gün süreyle ve Gregoryen takviminin yerini alması amaçlanarak yeniden canlandırıldı. Haritanın basım tarihini gösteren “Pluviôse An VIIe” Gregoryen takvime göre 1799 yılının Ocak ayına işaret etmektedir. Barbié du Bocage olarak bilinen Jean-Denis Barbié, 28 Nisan 1760'ta Paris'te doğdu ve 28 Aralık 1825'te aynı kentte öldü. Fransız coğrafyacı ve haritacı, Paris Edebiyat Fakültesi dekanı ve Fransız Enstitüsü (L’Institut de France) üyesidir. Antik Yunan kültürü üzerine derin bilgisi olan Barbié kendisini özellikle Yunanistan'ın coğrafya ve harita araştırmalarına adadı. Coğrafya bilimine tarihçi bir haritacı olarak ve matematik coğrafyası gibi yeni yöntemler kullanarak hizmet etti. Antik çağ kaynaklarının betimlerini çağdaş verilerle bağdaştırarak inceledi ve Yunan kültürü alanında en önemli haritacı olarak ünlü oldu. 1780’de henüz 20 yaşında olmasına rağmen Antik dönem haritaları konusundaki uzmanlığı ile Peder Barthélémy tarafından yazılan “Le Voyage du Jeune Anachrasis” kitabına eşlik eden Atlas’ın haritalarını hazırlamak işini üstlendi. Defalarca baskısı yapılan Le Voyage du Jeune Anachrasis’in Atlas’ı her yeni baskı da yeni bilgilerle zenginleştirildi. Pierre François Tardieu ise 1711-1771 arasında yaşamış Fransız haritacı ve gravürcüdür. Geniş ve üretken Tardieu ailesinin bir üyesidir. Aile yaklaşık 200 yıl boyunca Paris’te gravürcülük işi ile uğraşmış ve önemli çalışmalara imza atmıştır. P. F. Tardieu’nun Rue de la Cordoniere’de bir ofisi vardı. Haritanın sol alt köşesinde yer alan P. F. Tardieu ise hem tarih itibariyle hem de ismin yanında yer alan adres (Rue Estrapade) göz önüne alındığında asıl adı Pierre Antoine François olan oğludur. P. F. Tardieu de l;estrapade olarak bilinen oğul Tardieu uzun yıllar kazıdığı haritaları babasının adıyla imzalamıştır. Kaynak Genç Anacharsis'in Yunanistan'da Seyahatleri (Fransızca: Voyage du jeune Anacharsis en Grèce), Jean-Jacques Barthélemy tarafından yazılan ve ilk olarak 1788'de yayınlanan Anacharsis adlı İskit'in MÖ 4. yüzyılın ortalarında Yunanistan'daki seyahatlerini konu alan kurgusal bir eserdir. Antik Çağ'da Yunanistan'daki yaşamı anlamak için gerekli tüm bilgileri sunan bu eser 19. yüzyıl edebiyatı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. 1788 Fransızca baskısı, bir atlas ve madeni para reprodüksiyonu cildiyle birlikte altı cilt halinde yayınlandı. Roman oldukça popüler hale geldi ve sonraki yüzyılda, sürekli genişletilerek yaklaşık seksen baskı yaptı. İngilizceye, İspanyolcaya, Almancaya, İtalyancaya, Dancaya, Felemenkçeye, modern Yunancaya ve hatta Ermeniceye çevrildi. Bununla birlikte, on dokuzuncu yüzyıl sona ererken, Anacharsis çekiciliğini kaybetti - modası geçmiş görünmeye başladı ve sonuç olarak unutulmaya yüz tuttu. Günümüzde oldukça unutulmuştur. Haritanın içinden çıktığı 1799 baskısı 7 cilt ve 1 cilt Atlas’tan oluşmaktadır. Bu nedenle haritanın sağ üst köşesinde 8. Cilt, Bölüm 1, sayfa 7 ifadesi yer almaktadır. (*) Haritanın 4 farklı çizgi ölçeğinden en altta yer alan “myriametres republicains” ölçeği 1789 Fransız devrimi sonrası kurulan Cumhuriyetçi Hükümetin Paris Bilimler ve Sanatlar Akademisi'nin tavsiyesi üzerine, 1793'te kabul ettiği yeni ondalık metrik sisteme göre hazırlanmış bir ölçektir. Bu ondalık metrik sistem, ortalama güneş gününün 24 saat yerine her biri 100 dakika 1000 saniyeden oluşan on saate bölündüğü yeni bir zaman düzenlemesi üzerine kuruldu. Zaman düzenlemesinde bu değişikliğe bağlı olarak dairenin ve karasal meridyenin kadranı da her biri 60 dakika ve 3600 saniye olan 90 derece yerine, her biri 100 dakika ve 1000 saniye olan 100 dereceye bölündü. Karasal meridyenin ortalama uzunluğunun 10 milyonda biri de, tüm çizgisel ölçülerin birimi olarak belirlenerek tüm önceki standartlarla kıyaslanamaz bir metrik sistem oluşturuldu. Ancak bu yeni “devrimci” metrik sistem bir standart oluşturmak yerine denizcilik, mimari ve mekanik sanatlar açısından olduğu kadar astronomi alanında da inanılmaz bir kafa karışıklığına neden oldu. Devrim öncesinin tüm zaman ve mekân algısını değiştirmeye yönelik bu girişim toplumsal olarak reddedildiği için bir süre sonra işlevsiz hale geldi. 1812’de Napolyon döneminde bu ondalık metrik sistemden vazgeçildi. Daha sonra 1840’da yeniden düzenlenerek metrik sisteme geçildi ve bugün bildiğimiz, evrensel ölçü birimi olan metrik sistem oluşturuldu. Evrensel metrik sistem güneş gününün 24 saat, saatin 60 dakika, dakikanın 60 saniye olarak kabul edildiği bir zaman bölünmesine dayanıyordu. Tüm çizgisel ölçülerin birimi, bir günün 24 saat olarak kabul edildiği zaman bölümlemesine bağlı olarak tanımlanan karasal meridyenin uzunluğunun 10 milyonda biri olarak standartlaştı. **Fransız Cumhuriyet takvimi, devrim sonrasında zamanı ve mekanı yeniden düzenleme gereğinden hareket ederek tasarlanmıştır. Ulusal Kurucu Meclis, ilk başta, Bastille Baskını tarihi olan 14 Temmuz 1789'dan başlayarak "Özgürlük çağını" işaret eden yeni bir takvim oluşturmayı amaçladı. Ancak, 2 Ocak 1792'de halefi Yasama Meclisi, IV. Yıl'ın önceki gün başladığına karar verdi. Bu nedenle yılı 1 Ocak 1789'da başlattı. Ancak 1792'de Birinci Fransız Cumhuriyeti ilan edilince yeni Ulusal Konvansiyon, 1792'nin Fransız Cumhuriyeti'nin I. Yılı olarak bilinmesine karar verdi ve Ekim 1793'te Konvansiyon tarafından kabul edilen yeni takvim, 22 Eylül 1792'yi birinci yılın ilk günü yaptı. Cumhuriyet takvimi, Napolyon'un kaldırıldığını ilan ettiği 1 Ocak 1806'ya kadar kullanılmaya devam etti.
-
Üç perdelik opera (Osmanlıca) ... Çok nadirdir... (*)- Beste: Camille Saint-Saens (1835 - 1921) (**)
- Fransızca libretto: Ferdinand Lemaire (1832 - 1879)
- Osmanlıca libretto: Dr. Rıza Nur (1879 - 1942) (***)
- Baskı tarihi: 1921 (R. 1337)
- Yayın yeri: Sinop
- Özege - 17491
- 92 sayfa.
- 195 x 125 mm.
- Kondisyonu iyi durumda...
Samson ile Dalila operası hakkında kısa bilgi: "M.Ö. 1136 yılında Filistin’in Gazze bölgesinde geçer. İsrail’in ünlü kahramanı uzun saçlı, güçlü Samson halkının özgürlüğü için valiyi öldürüp zafer kazanmıştır. Ancak güzel Filistinli kız, Dagon Tapınağı’nın Rahibesi Dalila, Samson’u kendisine âşık ederek onun gücünü nereden aldığını öğrenir. Uzun saçları kesilince gücünü yitiren Samson’un gözleri de oyularak hapse atılır. Son perdenin ikinci sahnesinde Dagon Tapınağı’ndaki halk sevinç içinde şarkı söylemekte, adını şarap tanrısı Baküs’tan alan ve giderek bir orjiye dönüşen Bakanal (Bachanal) dansıyla zaferlerini çılgınca kutlamaktadır. Samson’un Tanrı’ya yakarışının kabul edilmesi ve Dagon Tapınağı’nın yıkılmasıyla biten opera..." (Aktüze, Eylül 2003, s.1969). -
Dört ayaklı bir kaide üzerine oturan, Kütahya çinili bir haznesi bulunan, gövdesi hilaller ile süslenmiş kahve köz ocağı. Y. 52 x Ç.18 cm.
Provenance: S. G. koleksiyonu (S.G 11 yıl önce vefat ettiği halde ailesi bugüne kadar koleksiyonu muhafaza etmiştir.)
Kondisyon: Çok iyi (9/10)
Değerlendirme notu: Osmanlı madeni el sanatı ürünlerini mükemmel bir işçilikle yeniden canlandıran Kahramanmaraşlı Cemil Sarılmış’ın bir diğer eseri. Cemil Sarılmış, ne yazık ki 2020'de vefat etmiştir.
-
Dört panelli paravan. 1930'lardan kalma, panellerin üzerinde elle boyanmış on iki adet deniz altı canlılarının tasvir edildiği resim bulunmaktadır. Amerikan yapımı ve ortadaki menteşe çift hareketlidir. Her panel 197 x 50 x 2.5 cm. Tam açıldığında 200 cm., tam katlandığında 10 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: İ.K. koleksiyonu