• Theo Sarmas koleksiyonu. Sıradışı, çok nadir, en uzun Çanakkale. (*) Yükseklik, 55 cm. 20’nci yüzyıl başları… Kondisyonu çok iyi. (*) Tespit edilebildiği kadarıyla Türkiye’de ilk defa bu kadar uzun boylu (55 cm.) Çanakkale çömlek – seramik müzayedeye sunuluyor. Çanakkale (çömlek) davulun, Yunan işgal ordusunun Anadolu’dan çekilmesine müteakiben 1922 – 23 mübadelesinde Yunanistan’a götürüldüğü düşünülmektedir.  (Elizabeth French, Hatıra Eşyalar ve Yeni Fikirler… ‘Seeking the Collectors: Çanakkale Jugs in UK Collections’ in Souvenirs and New Ideas…; derleyen Diane Fortenberry, Oxford, 2013, s. 39 – 43) _____________ Provenance: 1960 başlarından beri Theo Sarmas koleksiyonunda tutuluyordu. Londra merkezli Chiswick Auctions şirketinin, 3 Mayıs 2019 tarihli İslam ve Hint Sanat Müzayedesinde (Islamic and Indian Art Auction) lot95 numarasıyla el değiştirdi.
    Değerlendirme notu: Çanakkale davulun karakteristik özellikleri özetle şöyle:
    • Geleneksel şekle sahip küresel gövde.
    • Sırlı, düşük ateşte pişirilmiş.
    • Çanakkale yöresine özel kırmızı kil kullanılmıştır.
    • Uzun konik ayak.
    • Davul ayak kısmına gerilmiş deri dönemine ait olup mükemmel kondisyondadır.
    • Bezeme ve motifler kök boya.
    • Ağız kenarında, stilize rozet ve çapraz spiral bantlardan oluşan kalıplı bezeme.
    • Ayağa doğru, üstte ve ayağın kenarında bakır yeşili (polikarbon) boyalı motifler.
    • Orta alt kısımda üç ayrı bitkisel fisto.

    A Canakkale Pottery drum property from the Theo Sarmas Collection Ottoman – Turkey or Provinces, early 20th century of traditional shape, the globular body resting on a tall conical foot, stepped to the edge, the circular mouth still covered with the original leather, the body with moulded decoration near the mouth consisting of a band of stylised rosettes and diagonal spiralling bands, towards the foot three V-shaped moulded vegetal festoons, painted in copper green at the top and on the foot’s edge, with a later rope used as shoulder strap, 55cm high. Provenance: Theo Sarmas collection in London since early 1960s. Of clear ethnographic interest, this drum is a rare and unusual survivor of the early 20th-century Canakkale pottery production. Provenance: Chiswick Auctions, “Islamic and Indian Art Auction”, 3 May 2019, lot95
  • Noritake - bir fincan eksiği ile - 12 kişilik yemek takımı...
    • Noritake Ravel 2213
    • Zarif beyaz porselen üzerine gölgeli mavi tonda çiçek kabartmalı
    • Platin (beyaz altın)  çerçeveli
    • Kondisyonu 10/10 (Sahibinin verdiği bilgiye göre takım kullanılmadı.)
    • 1972 - 1982 yılları arasında imal edildi. 1982 yılı itibariyle üretimine son verildi.
    Yemek takımının dağılımı:
    • 12 adet (akşam) servis tabağı, 26,5cm.
    • 12 adet yemek tabağı, 18,7cm.
    • 12 büyük salata tabağı, 21cm.
    • 12 adet kahvaltı (ekmek - tereyağ) tabağı, 16,4cm.
    • 12 adet kase, 14cm.
    • 11 adet kahve fincanı
    • 12 adet fincan altlığı
    • 1 adet sütlük
    • 1 adet kapaklı çorba servisi, 21cm.
    • 1 adet sos teknesi, 16,5cm.
  • Sabri Akça'dan yağlı boya...
    • İmzalı, 1996
    • Tuval, yağlı boya
    • 35 x 44 cm.
    _____________ Sabri Akça (1936- )
    • Hamidiye Köy Enstitüsü... İstanbul Çapa Resim bölümü... Gazi Eğitim Resim bölümü…
    • Uluslararası koleksiyonlarda yer alıyor.
  • Denizatı biçiminde üç ayak üzerinde duran, haznesi hindistan cevizinden yapılmış, gövdesi stilize yaprak bezemeleri ile süslü, gövdesi yapraklara uyumlu desenlenmiş, akik taşları ile süslenmiş nargile Osmanlı dönemi saray nargilelerinin reprodüksiyonu. Y: 53,5 x Ç: 25 cm.
    Provenance: S.G. koleksiyonu (S.G 11 yıl önce vefat ettiği halde ailesi bugüne kadar koleksiyonu muhafaza etmiştir.)
    Kondisyon: Çok iyi (9/10)
    Değerlendirme notu: Kahramanmaraşlı bakırcı ustası Cemil Sarılmış tarafından yapılmıştır. Osmanlı madeni el sanatlarının nadide örneklerindendir.
     
  • Ayasofya, Osmanlıca harflerle imzalı, tuval üzerine yağlı boya, 1902. Ölçü: 73 x 54,5 cm. (Çerçeveli, 104 x 85 cm.) Antika, varaklı ahşap çerçeve içinde...
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Y. C. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi sanat tarihimizin önde gelen isimlerinden Şevket Dağ (1875-1944), 1875 yılında İstanbul'un Küçük Mustafa Paşa Mahallesi'nde dünyaya geldi. Sanayi-i Nefise Mektebi’nin ilk Türk öğrencilerinden biri olarak Osman Hamdi Bey, Alexandre Vallaury ve Salvatore Valeri gibi isimlerden ders aldı. 1897 yılında okuldan birincilikle mezun oldu. Mezun olduktan sonra Evkaf'ta (Vakıflar İdaresi) memur olarak göreve başladı. İlk ve tek kişisel sergisini İstanbul Kuyucu Murat Paşa Türbesi’nin yakınlarında yer alan bir muhallebici dükkânında açtı. 1902 yılında yani mezuniyetinden 5 yıl sonra Pera sergisine katıldı. Bu tarihten itibaren ölümüne dek Pera sergileri, Galatasaray sergileri, Ankara Resim sergileri ve Devlet Resim Heykel sergileri dahil toplam 54 sergide yaklaşık 250 eserini sergiledi. Ayrıca Atina, Münih, Sofya, Brüksel, Paris, New York gibi şehirlerde düzenlenen sergilere katılarak, uluslararası sanat çevrelerinde tanındı. Bu sergilerde çeşitli ödüller ve madalyalar kazandı. 1909 yılında Galatasaray Lisesi’nde okulun müdürü olan Tevfik Fikret'in isteği üzerine resim öğretmenliği yapmaya başlayan sanatçı, aynı yıl kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Daha sonra İstanbul Darülmuallimin'de (İstanbul Erkek Öğretmen Okulu) öğretmenliğe devam etti.  Yaşamının son yıllarında politika ile ilgilenerek Konya ve Siirt milletvekilliği görevinde bulundu. Resim hayatının ilk dönemlerinde natürmortlar ve portreler yapsa da daha sonra iç mekanlara yöneldi. Bu alandaki ilk yapıtı, Yeni Camii’nin içinden bir parçayı tuvaline aktardığı resimdir. Şevket Dağ, iç mekan resimlerine yöneldiği ilk yıllarda, 8 yıl aralıksız Ayasofya’da etüt çalışmaları yaptı. Rüstem Paşa Cami ve Kapalıçarşı da tuvaline aktarmayı sevdiği mekanlardı. Mekanlarda ışık ve gölge karşıtlığını kullanmakta ustaydı. Kullandığı ışık ile dini mekanların kutsal ve loş atmosferini izleyiciye hissettirmeyi amaçladı. Eserlerinde çini sanatına, sedef kakma detaylı kapı örneklerine ve kültürel objelere mutlaka yer verdi. Müzayedeye sunduğumuz eserde Ayasofya'nın iç mekanı resmedilmiştir.
     
  • "Dünyevi, Uhrevi 4"...
    • İmzalı, 2008
    • Gravür (Özgün baskı)
    • 46x78cm.
    ______________ Bilgehan Uzuner (1963- )
    • Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi… Ressam, seramik sanatçısı, akademisyen, profesör…
    • Gravür ve özgün baskı alanında uzman… Heykel ve cam işleriyyle dikkat çekiyor.
  • Çift gaz lambası, 1950'li yıllar... 70 yıla yakın süre Ankara'nın ilk modern eczanelerinden "Yenişehir Eczanesi'nin" vitrininde sergilendi.
    • Cam haznesi el yapımı
    • Süslemeleri el boyası, altın kalem işi
    • Pirinç döküm, mermer aksamlı
    • Çift fitilli
    • Y: 33 cm, (fanuslu, 55 cm.)
  • A Map of the Parts of Europe and Asia, adjacent to Constantinople
    • Gravür: Henry Mutlow (1756-1826) (*)
    • 18'inci yüzyıl (**)
    • Çelik baskı, 19 x 25 cm. (Çerçeveli: 28.7 x 35 cm)
    • Döneminin el boyası, pigment...
    • Kondisyonu çok iyi (9/10)
    (*) Ünlü İngiliz haritacı, gravürcü, yayıncı... H. Mutlow, İngiliz Kralının icazetiyle banknot basma yetkisi vardı. Firma adresleri şöyle:
    • Russell Court, London (1791)
    • 13 Russell Court, Covent Garden, London (1794-1818)
    • 3 York Street, Covent Garden (1817-26)
    Ref: Worms and Baynton-Williams, 'British Map Engravers' (2011) (**) Müzayedeye sunduğumuz haritanın 18. yy sonlarında yapılan ilk baskının sonraki yıllardaki tekrarı olduğunu tahmin ediyoruz. Tespit edilebilen ilk nüsha c. 1781 tarihlidir (W. Strahan & T. Cadell, Londra). Mutlow haritasının yeraldığı diğer kitaplar şöyle: Clarke, Edward Daniel (Text), Travels in Various Countries of Europe, Asia and Africa: Part The First, Russia, Tartary and Turkey (1810); Edward Gibbon, The History of the Decline and Fall of the Roman Empire (1838). Her iki kitapta W. Strahan & T. Cadell tarafından yayınlanmıştır.
  • Topkapı Sarayı'nda mevcutlu kuş kafesinin reprodüksiyonu... Kahramanmaraşlı bakır sanatçısı / ustası Cemil Sarılmış (1959-2020) tarafından imal edilmiştir. El yapımı, Y. 106 x Ç. 52 cm.
    Kondisyonu: Çok iyi (10/10)
    Provenance: S.G koleksiyonu (S.G 11 yıl önce vefat ettiği halde ailesi bugüne kadar koleksiyonu muhafaza etmiştir.)
    Değerlendirme notu: Osmanlı madeni el sanatı ürünlerinin reprodüksiyonları ne yazık ki giderek daha nadir hale geliyor. Müzayedeye sunduğumuz eser, Cemil Sarılmış'ın mükemmel işçiliğiyle göz dolduruyor.
     
  • Osmanlıca "Ali Rıza" imzalı, 1344 (1925) tarihli, kağıt üzerine kara kalemdesen. 16,5 x 13 cm. (45 x 41 cm.)
    Kondisyon: 9/10 (Resmin üzerinde zamana bağlı sararmış küçük bir leke mevcuttur.)
    Provenance: G.B. koleksiyonu
    Değerlendirme notu Manzara, natürmort ve hayalden yaptığı resimlerle tanınan Hoca Ali Rıza (1858 - 1930), eğitimini Mekteb-i Harbiye’de tamamladı, Süleyman Seyyid ve Mösyö Kess’den resim dersleri aldı. Harbiye’de öğrenciyken başarıları nedeniyle II. Abdülhamid tarafından nişanla ödüllendirildi. 1885/1886’da mezun olduğunda öğrenim için İtalya’ya gönderilecekken Napoli’de çıkan bir kolera salgını nedeniyle bu olanağı kullanamadı. 1886’da Kuleli İdadisi’nde Osman Nuri Paşa’nın yardımcılığına atandı ve 1908’e kadar bu görevde kaldı. 1891’de Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkentlerinin fotoğraflanarak belgelenmesi çalışmalarına katılarak Türk-İslam eserlerine ait görünümlerini çizdi. 1895’te Yıldız Porselen Fabrikası resimhanesinde porselen de resimleyen Hoca Ali Rıza, 1903’te II. Abdülhamid’in Avrupa’dakilere benzer bir askeri müze kurulması (Türk Esliha-i Antika Müzesi) projesi kapsamında Mahmud Şevket Paşa başkanlığında Zonaro, Katip Hüsnü Tengüz, Topçu Sami ve Ahmed Ziya Akbulut’tan oluşan komisyonda görev aldı. Burada tanıştığı Zonaro ile Değirmendere’de çalıştı, Türk-Yunan Savaşı’nı anlatan kompozisyonlar yaptı. 1903’te yine Mahmud Şevket Paşa başkanlığında eski Osmanlı giysilerini içeren bir albüm hazırlanması çalışmalarına katıldı. 1909’da girdiği Harbiye Matbaası’nda baş ressam olarak iki yıl çalıştı. 1909-1912 yılları arasında Osmanlı Ressamlar Cemiyeti başkanlığı yaptı. 1909’da Üsküdar İskele Gazinosu’nda resim sergisi düzenledi. 1910’da Şehzadegan sınıflarında hocalık yapan Hoca Ali Rıza, 1911’de yarbaylıktan emekliye ayrıldı. Emekli olduktan sonra 1914’te İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde peyzaj öğretti, 1918’de Çamlıca İnas Kız Sultanisi’nde, 1921’de, Üsküdar Kız Sanayi-i Mektebi’nde, 1929’da Sultan Ahmed Erkek Ameli Hayat Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. Galatasaray Sergilerine, Halkevi Sergileri, 1928 Paris Sergisi’ne katıldı. Doğayı kopya etmekten çok temsil etmeyi amaçlayan ve mesleğini peyzaj ressamlığı olarak tanımlayan Hoca Ali Rıza’nın manzaraları parlak, mutluluk veren bir doğa duygusu yaratır. O, çağdaşları içinde doğaya açılan, doğada çalışan, doğayı kendi gözünün süzgecinden geçirerek yansıtan, başka deyişle tam anlamıyla manzara yapan ilk Türk ressamıdır.
     
  • Altın çerçeveli, Windsor stili gözlük. Kumaş, orijinal gözlük kabının içerisinde. Gözlük kabının üzerinde "G. Hadjopoulos & J. G. Grammatopoulos - Opticien" ve "Stamboli - Hadjopoulos Han. No:14" ibaresi yer alıyor. 11 cm., 46 gram.
    Kondisyon: 7/10 (Gözlük iyi durumdadır - Gözlük kabının kumaşında aşınmalar vardır.)
    Provenance: E. U.
    Değerlendirme notu: Windsor gözlükleri dairesel ve ince metal çerçeveyle karakterize edilen bir gözlük türüdür. Stil 19. yüzyılda ortaya çıktı ve ilk kez 1880'lerde popüler oldu. Windsor gözlüklerinin basit ve minimalist doğası diğer tarzlara göre bazı avantajlar sunmaktadır. Geleneksel olarak hem erkekler hem de kadınlar tarafından kullanılabilir. Özelleştirilmiş bir cam biçimine sahip olmadığı için üreticiden ve satıcıdan bağımsızdır. Bir firmanın daire biçimli camları, başka bir firmanın dairesel gözlük çerçeveleri ile uyumludur. Bu nedenle Windsor stili, farklı firmalar tarafından kullanılan bir gözlük stili olarak günümüze kadar gelmiştir. Müzayedeye sunduğumuz gözlüklerin üretim tarihi saptanamamıştır. Ancak gözlük kabından yola çıkılarak 1930-1950 döneminde, İstanbul’dan, bugün hala Hazzopulo olarak adlandırılan pasajdaki bir dükkândan satın alındığı söylenebilir. Hazzopulo Pasajı 1871’de açıldı. Adı, pasajı yaptıran bankacı ve Prens Adalarının eski belediye başkanı Kiriakos Ioannis Hatzopoulos’dan gelmektedir. Pasaj, İstanbul'un ilk alışveriş ve moda merkezi olarak anılmaktadır. Ünlü erkek ve kadın terzileri, şapkacılar, düğmeciler, nakışçılar ve modelciler yanında tuhafiyeciler, ayakkabıcılar da bu pasajın içindeydi. Hazzopulo pasajı bu niteliğini uzun süre korudu.
     
  • "Dünyevi, Uhrevi 3"...
    • İmzalı, 2008
    • Gravür (Özgün baskı)
    • 46x78cm.
    ______________ Bilgehan Uzuner (1963- )
    • Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi… Ressam, seramik sanatçısı, akademisyen, profesör…
    • Gravür ve özgün baskı alanında uzman… Heykel ve cam işleriyyle dikkat çekiyor.
  • Çekoslovakya ordusu tarafından kullanılan sahra telefonu. TP 25 modeli, kasa ve gövde ve kasası bakalitten yapılmıştır. 1952 yılında geliştirilmiştir. 26 x 19 x 9 cm.
    Kondisyon: 7 / 10 (Bataryası yok.)
    Provenance:??
    Değerlendirme notu: Sahra telefonları askeri iletişim için kullanılan telefonlardır. Telefonun icadından kısa bir süre sonra teknolojinin askeri kullanıma uyarlanması için girişimlerde bulunuldu. 1870'lerin sonlarında ve 1880'lerin başlarında Britanya Hindistan'ında ve Afrika'daki İngiliz kolonilerinde askeri kampanyaları desteklemek için telefonlar zaten kullanılıyordu. Amerika Birleşik Devletleri'nde telefon hatları kaleleri birbirine ve ordu karargâhlarına bağlıyordu. Ayrıca sabit kıyı savunma tesislerinde yangın kontrolü için de kullanıldılar. Sahada kullanılacak ilk telefon 1889 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde geliştirildi ancak seri üretime geçilemeyecek kadar pahalıydı. Çeşitli ülkelerdeki müteakip gelişmeler saha telefonunu daha uygulanabilir hale getirdi. Tel malzemesi demirden bakıra dönüştürüldü, sahada tel döşemeye yönelik cihazlar geliştirildi ve hem komuta direkleri için pille çalışan setlerin hem de sahada kullanıma yönelik el jeneratör setlerinin bulunduğu sistemler geliştirildi. 1910’lardan itibaren orduların kullanımına özel telefonlar üretilmeye başlandı. Birinci Dünya Savaşı'na gelindiğinde saha telefonlarının kullanımı yaygınlaştı. 1980’lere kadar kullanımı devam etti. Müzayedeye sunduğumuz ürün, 2. Dünya Savaşı sonrasında 1952 yılında Çekoslovakya ordusunun kullanımı için tasarlanmıştır. Bazı değişikliklerle 1970 yılının ortalarına kadar kullanımı devam etmiştir.  
     
  • Osmanlı İmparatorluğu, 19. yüzyıl, saray işi, gelin – çeyiz bohçası.
    Atlas bohça, Abdülhamit dönemi (1876-1909) Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği görevlerinde bulunmuş önemli bir devlet adamının aile mirasıdır. Çeyiz sandığından çıkmadır. Ailenin hassasiyeti sebebiyle detaylar sertifika beraberinde sunulacaktır. İpek atlas üzerine, neo barok tarz nakış işlenmiştir. Dival işlemeli, altın klaptan… Nakışlar, pirinç çekilerek altın yaldız vurulmuş ince metal iplikle yapılmıştır. 69 x 72.5 cm. (Maundan imal 87x87 cm. ebadınd,a el yapımı çerçevesiyle satışa sunulmaktadır.)
    Kondisyon: 7/10 (İpekte sıyrılmalar mevcuttur.)
    Değerlendirme notu:
    • İpek atlas üzerine altın klaptan ve dival işlemeli bohça ya da örtüler “saray işi” olarak anılır.
    • “Dival” işi tersi ile yüzü farklı görünümde olan bir nakış türüdür. Cülde veya gergef tezgâhta üstten çok katlı sırma ve sim ile işlenir. Alttan mumlanmış iplikle karşılıklı tutturulur. Dival işleme ön yüzden sarma, tersten hristo teğelini andırır. Alt iplik üstten, üst iplik alttan görünmez.
    • Dival işi nakışın maliyeti yüksektir.  Osmanlı masraf çizelgelerinde ciddi tutarlarda paralar harcandığı görülür. Yapılışı zahmetli olduğu için günlük kullanımdan ziyade düğün gibi özel günlerde tercih edilir.
    • Altın klaptan, pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal ipliktir. Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilir
    Kaynak:
    • Ayten Sürür, Türk işleme sanatı, Akbank, 1976
    • Burton Berry, Old Turkish Towels, 1938
    • Celal Arseven, Sanat Ansiklopedisi, İstanbul, 1950
  • SSCB askeri sahra telefonu. Üzerinde Rusça "Konuşmanın sonunda ahizeyi kapaktaki sokete yerleştiriniz." ibaresi, içerisinde ise kullanım talimatları yer alıyor. TA-57 serisi, 1957 yılında tasarlandı. Dünyanın en popüler askeri sahra tipi telefonudur. 22 x 16 x 7 cm. 2500 gram ağırlığında.
    Kondisyon: 9/10 (Bataryası yok)
    Provenance: S.T. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: TA-57 - SSCB'nin 1957'den beri ürettiği, evrensel bir tür askeri sahra telefonudur. Dünyadaki en popüler telefonlardan biridir. Kablo hatları için iletişim aralığı (kullanılan kablo veya tele bağlı olarak) 40-45 km'den 150-170 km'ye kadar çıkabilmektedir. Ünitenin elektrik gücü, 10 V voltajlı GB-10-U-1.3 pillerden sağlanır. "Krona"nın 9 V pillerini kullanmak da mümkündür. Ağırlığı 2,5 kg.
     
  • “Chateau des Tuileries” damgalı Sevres çift vazo… Yükseklik, 30 cm. “Bertin” imzalı, bronz giydirme, kabartmalı, floral desenleri altın izlenimi vermekle birlikte yaldızlı pirinçtir. Tamamı el boyaması, polikrom boyamalı. Vazoların kapak ve tabanlarında “L’S” damgası yeralıyor. Uranyum kırmızısı rengindeki "L'S“ markasına "Chateau des Tuleries” damgası eşlik ediyor. Chateau des Tuileries, Paris‘te Louvre Müzesi ile Concorde meydanı arasında inşa edilmiş kralın dinlenme sarayıdır. Bugün “Tuileries Bahçeleri” adıyla bildiğimiz saray, 1871 Devrimi’nde yandı. Vazoların da 1871 yılı öncesi yapılmış olabileceği düşünülüyor. Bu görüş makul görünmekle birlikte -temkinli davranarak- vazoları 19’uncu yüzyıl olarak tarihlemek de mümkün.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Rendezade ailesi
    Değerlendirme notu: Chateau des Tuileries damgalı Sevres çift vazo, 150 yıldır Yanyalı Rendazade Aslan Efendi’nin aile terekesinde tutuluyordu. Rendazade Aslan Efendi, Cumhuriyetin kurucu isimlerinden Abdülhalik Renda’nın (1881-1957) babası oluyor. Tuileries damgası kime ait? Uzmanlarımız arasında ağırlık kazanan görüş, vazoların Gustavus Adolphus Stulz isimli Fransız sanatkarın atölyesinden çıkmış olabileceği yönündedir. Strasbourg’daki Ecole des Arts Decoratifs ve Sevres porselen boyama fabrikasında eğitim alan Stulz’un minyatürleri halen Paris ve Londra’nın belli müzelerinde sergilenmektedir. Stulz, Tuileries sarayının porselen işlerinde sıkça rastlanan bir isimdir.
  • İngiliz oyun masası... (*)
    • Deri kaplama, altın yaldız işlemeli
    • Çift çekmeceli, çift kanat tabla
    • Üst kısım maun kaplama, çekmece ve baçaklar masif maun
    • 76x90x46cm.
    (*) Sahibinin verdiği bilgiye göre 1980 başlarında Londra'dan satın alınmıştır.
    • İmzalı, 1995
    • Çelik baskı, gravür, 54/150
    • 53x42cm.
    ___________ M. Sadık Altınok (1948- )
    • 1974: Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü lisans mezuniyeti.
    • 1974 – 1976: İstanbul Askeri Müzesi’nde resim restorasyonu.
    • 1987: Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Sanatta Yeterlilik” yaptı.
    • 1985 – 1987: Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Gravür Atölyesi’nde öğretim görevlisi.
    • 1990 – 1998: Yıldız Teknik Üniversitesi Meslek Yüksekokulu bünyesinde Serigrafi Programı yöneticiliği.
    • 1998 – 2001: Yıldız Teknik Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Basın-Yayın Programı yöneticiliği.
    • 2001 – 2005: Teknik Programlar Bölüm Başkanlığı.
    • 2005: Doğuş Üniversitesi’ne öğretim üyesi
    • 2005 – 2006: Doğuş Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölüm Başkanlığı.
    • 2006 – 2012: Resim Bölüm Başkanlığı ve Fakülte Dekan Yardımcılığı.
    • Altınok, 2014’ten bu yana Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde sanat dersleri veriyor.
  • Carte de l’Ile de Lemnos levee sur les lieux et assujettie aux observations astronomiques... (*) Yerinde toplanan verilere ve astronomik gözlemlere dayalı Lemnos (Limni) Ada haritası...
    • Marie Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Eser: Voyage-Pittoresque de la Gréce, 2. cilt, 14. plan, syf. 129, 1809, Paris
    • Gravür: Pierre François Tardieu (1711-1771) (**)
    • Çok nadir...
    • 40 x 58.5 cm (çerçeveli: 47 x 65 cm)
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (kök) boyası
    • Kondisyonu çok iyi.
    (*) Ref: Barselona Deniz Müzesi; kayıt no: 257 C, ölçek: 1: 97.000 (**) Haritanın müellifi P.F. Tardieu, 18. ve 19. yüzyıllarda pek çok ünlü gravürcü yetiştiren Tardieu ailesinin ikinci kuşağına mensuptur. Ailenin ünü sebebiyle Paris’in 18. Bölgesinde bir sokağa Tardieu adı verilmiştir.
  • Çok nadir... Kesele sandık (*), Osmanlı / Ermeni işi, 60 x 96 x 55 cm. Tay derisi kaplı, önyüzüne halı çakılı, üstü, kenet ve köşebentleri işlemeli pirinç, kapağı dışbükey... İki yanda stilize yaprak desenleri ile işlenmiş hareketli pirinç kulplar. Üst kapakta pirinç üzerine işlenmiş iki hilal ve bir Osmanlı güneşi yer alıyor. İki kademeli, şifreli çalışan üç anahtar + 27 cm uzunluğunda özel tasarım anahtar ve kilit sistemi bulunuyor. Birinci kademe, bütün anahtarları birbirinden farklı olan iki kilit ve bir merkezi şifre kilidinden oluşuyor. Şifre kilidi doğru sayıda çevrilmediği sürece kilit mandalları açılmıyor. İkinci kademede, sandığın ön yüzünde ve kapak kısmında bulunan 4 halkadan geçen ve özel bir anahtarla kilitlenen, üstü Ermenice yazılı devasa büyüklükte üç parçalı bir asma kilit kullanılıyor. Sandığın içi kök boya ile desenlenmiş. Sonradan kadife ile kaplandığı için sadece kenar motifleri görünüyor. Sandığın yapımında kullanılan malzeme, zarif işlemeleri ve yapılışındaki özen önemli birisi için yapıldığını ya da yaptırıldığını ifade ediyor. Tüm anahtarları ve asma kilidi mevcut ve çalışır halde. Eşsiz antika bir parça. (*) Günay, Reha (1999). Türk ev geleneği ve Safranbolu evleri, İstanbul: Yem yayınları
    Provenance: S. G koleksiyonu (aile yadigarı)
    Kondisyon: Tay derisi kısımların bir kısmı kaybedilmiştir. Halı iyi kondisyondadır. Üst dışbükey, kenet ve köşebentlerin kondisyonu iyi durumdadır.
    Değerlendirme notu: Kesele sandık, Osmanlı'da uzun yol seyahatlerinde kıymetli eşya ve materyal taşımakta kullanıyordu. Çok nadir görülmektedir.
     
  • Cristal de Sevres Fransız Fontainebleau, geyik desenli Sherry Karafı (19x8) ve 2 flute kadeh (18 x 6,5).
    Provenance: A. Ç. koleksiyonu
    Kondisyon: Mint (10/10)
    Değerlendirme notu: Louis XV’in gözdesi, Marquise (Madame) de Pompadour, ölene dek, özellikle Fransız Rococo’sunun en belirgin örnekleri ile hem sarayda hem de tüm Fransa’da belli bir etki yaratır ve 1750 yılında, Paris'te bir cam imalathanesi kurar. Paris’te karışıklıklar çıkınca, imalathane, Sevr'deki Bellevue kalesine taşınır. Madame de Pompadour'un kardeşi Marquis de Marigny'nin yönetimi altında, Manufacture Royale de Sèvres Crystals artık yalnızca prestijli müşteriler için zarif dekoratif cam eşya üretimine geçer.
  • Carte de la Greece Ancienne... Antik Yunan haritası...
    • Marie Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Eser: Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1. cilt, 1782, Paris
    • Çok nadir…
    • 44 x 63.5 cm (çerçeveli: 51 x 70 cm.)
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (kök) boyası
    • Kondisyonu çok iyi.
    (*) Ref: Bibliotheque Nationale de France
    • Coğrafik koordinatları: E 19 ° - E 30 ° 30 '/ N 42 ° - N 36 °;
    • Ölçek: 1 / 1.200.000
    Note for English ----------------------------
    • Marie Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817) (*)
    • Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1. vol., 1782, Paris
    • Very rare…
    • 44 x 63.5 cm (with frame: 51 x 70 cm.)
    • Copper plate
    • Hand coloured of its time
    • Very good condition
    (*) Ref: Bibliotheque Nationale de France
    • Geographical coordinates returned approximately.
    • Relief expression: molehills.
    • 1776 [spring]: date of the trip to the Mediterranean Sea of ​​Monsieur de Choiseul-Gouffier in the company of the Marquis de Chabert, on board the ship "l'Atalante".
    • Geographic coordinates: E 19 ° - E 30 ° 30 '/ N 42 ° - N 36 °
    • Map scale: 1 / 1.200.000 ca (French Leagues of 3,000 Geometric Steps or 2,500 Toises 20 = [7.2 cm], Sea Leagues of 20 at degree 20 = [8 cm], Miles of 60 at degree 80 = [ 10.8 cm], Roman Miles evaluated at 756 Toises 80 = [8.6 cm], Greek Miles composed of 7 Stages 80 = [7.6 cm], Greek Miles and usage in the Archipelago, reduced to four fifths [sic] of the Roman Mile 80 = [6.9 cm], Olympic Stadiums, valued at 94 and a half Toises 600 = [8.1 cm], Stadiums one fifth [sic] shorter than the Olympic Stadium 600 = [6.5 cm], Stages estimated to be around 1,100 at 600 degree = [4.5 cm) (according to graphic scales).
     
  • İngiliz zigon sehba... (*)
    • Üçlü
    • Deri kaplama, altın yaldız işlemeli
    • Deri aksamda yıllara sari yıpranma mevcut
    • Üst kısım maun kaplama, bacaklar masif maun
    • 50x55,5x37,5cm.
    (*) Sahibinin verdiği bilgiye göre, zigon sehpa 1980'li yıllarda Londra'dan satın alınmıştır.  
  • Peyzaj, karton üzeri suluboya, imzalı. 29,5 x 22 cm. (45 x 36 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: G.B. Koleksiyonu (2021 yılında Nişantaşı Müzayede Evi'nden alınmıştır.)
    Değerlendirme notu Mısırlı Hidayet olarak bilinen ressamın hayatı hakkında pek az bilgi vardır ve bunların önemli bir kısmı rivayetlere dayanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’da dünyaya geldiği ve Fatih ilçesinde nüfusa kayıtlı olduğu, Mısır’a ise çok genç yaşlarda geldiği bilinmekle birlikte, neden ve nasıl geldiği konusunda farklı iddialar vardır. Bir iddiaya göre Hidayet, çok küçük yaşlarda ailesi ile birlikte Mısır’a galip yerleşmiştir. Bir diğer iddiaya göre Osmanlı İmparatorluğunun 1. Dünya Savaşı’nda Süveyş Kanalına düzenlediği ve Kanal Harekâtı olarak bilinen savaşa katılan ve kaybolan ağabeyini bulmak için ailesi tarafından İstanbul’dan Mısır’a gönderilen Hidayet, İngiliz’ler tarafından tutuklanıp esir kampına gönderilmiştir. Bu hikâyenin devamında esir kampındayken bir İngiliz subayı ondaki yeteneği fark eder, resim malzemesi armağan eder. Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra Hidayet, Türkiye'ye dönmez ve Mısır Kraliyet ailesinin himayesine girer. Kral Fuad'in kızı, Kral Faruk'un ise kızkardeşi olan ve daha sonra evlenerek İran İmparatoriçesi unvanı alan Prenses Fevziye Hidayet'e destek veren Kraliyet ailesi mensuplarındandır. 1970'lerde Kahire'de vefat edinceye kadar geçimini resim yaparak kazanan ressam bir dönem de Mısır Güzel Sanatlar Akademisinde hocalık yaptı. Özellikle, Kral Fuad ve Kral Faruk zamanında çok tanınırlığı artan ressamın tabloları Kahire'deki Manial Sarayında, Türkiye’deki müzelerde, Türkiye’nin yurt dışındaki temsilciliklerinde ve özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Vefat ettiğinde Kahire'de hiçbir yakını bulunmayan Hidayet’in cenaze işlemleri Türk Konsolosluğunca yapılmıştır.
     
  • İmzasız, bronz-pirinç döküm heykel grubu. 29 x 20 x 20 cm. 26 x 26 x 13 cm. boyutlarında mermer bir tabanın üzerine oturmaktadır.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: G.B. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Dirce, Yunan mitolojisinde Lycus'un karısı ve Zeus tarafından hamile bırakılan Antiope'nin teyzesidir. Utanç içindeki Antiope, Sicyon Kralı Epopeus'a kaçmıştır ancak Lycus tarafından zorla geri getirilirken, yolda bir mağarada gizlice ikiz çocuk doğurur. Antiope'den nefret eden Dirce, Lycus Antiope'yi ona teslim ettiğinde, Antiope yeniden kaçana kadar ona zalimce davranır. Euripides'in "Antiope" adlı oyununda, Antiope kaçarak Amphion ve Zethus'un doğduğu mağaraya geri gelir. Başlangıçta annelerini içeri almayı reddeden ikizler, Dirce gelip Antiope'yi bulduğunda ve onu öldürmelerini emrettiğinde, kendilerini büyüten çoban tarafından Antiope'nin anneleri olduğuna ikna edilirler ve annelerine zalimce davranan, Dirce'yi bir boğanın boynuzlarına bağlayarak öldürürler. Dirce Masalı olarak da bilinen "Farnese Boğası" adlı bu heykel grubu, 1545 yılında Caracalla Hamamı'nda yapılan kazılar sonucunda bulundu ve hemen ardından Farnese Sarayı’na taşındı. 1550’lerde Michelangelo'nun önerisiyle restore edilen eser çeşme olarak sarayın avlusuna yerleştirildi. Bu örnekte olduğu üzere 19. yüzyıldan beri farklı dökümhanelerde, farklı boyutlarda yeniden yeniden üretildi.
     
  • Crystal St. Louis  Talma 899, 26 x 7,5 ölçülerinde Sherry karafı ve 13 x 6 ölçülerinde 2 kadeh. Karaf ve bardakların üzerine, klasik 1930 çizimi çiçek gravürü işlenmiştir. (1952-1970)
    Provenance: A. Ç. koleksiyonu
    Kondisyon: Çok iyi (9/10)
    Değerlendirme notu: Compagnie des Cristalleries de Saint Louis, 1586 yılında Lorraine'deki Münzthal'de (Fransızca Saint-Louis-lès-Bitche) kurulmuş bir şirkettir. Kökleri 1586 yılına dayanan Fransa'nın en eski cam üreticisi ve kıta Avrupası'nın (1781) ilk kristal cam üreticisidir.1995 yılında Saint-Louis, Hermès Grubunun bir parçası oldu ve zaten prestijli markanın ünü, yeni bir yaratıcı ivme ile daha da arttı. a) "Cristal St Louis France" işareti (daire içinde ve büyük harflerle) 1952/3'ten 1970'lere kadar kullanıldı. b) Sonrasında, "SL" işareti (harflerin arasında çift yatay çizgi bulunan bir daire içinde) kullanıldı.
     
  • İmzalı, kağıt üzeri lavi, 23.3.1998 tarihli, 43 x 32 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Bigalı aile koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Şeref Bigalı ilk ve ortaöğrenimini İzmir’de tamamladı. 1944 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne girdi. Burada altı yıl Cemal Tollu Atölyesinde öğrenim gördü. 1950 yılında akademiden mezun olarak Afyon ve İzmir Karşıyaka’da resim öğretmenliği yaptı. 1959-78 tarihleri arasında İzmir Eğitim Enstitüsünde çalıştı. Resim-İş Bölümünün kuruluşunda görev aldı. 1962 yılında Paris’e giderek Ressam Henri Goetz Atölyesine devam etti. Elliye yakın kişisel sergi açtı. Çok sayıda eseri, müzelerde, yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Adına Ankara’da Şeref Bigalı Sanat Galerisi açılan ressam, ayrıca 1986 yılında Devlet Resim Büyük Ödülü, daha sonra ise Türkiye İş Bankası Büyük Resim Ödülünü kazandı. 1976 yılında ilk baskısı yapılan Resim Sanatı adlı kapsamlı kitabı, plastik sanatlar alanında ülkemizde yayımlanan önemli çalışmalardan biri oldu. Biga’da (Çanakkale) toprağa verildi.
     
  • Çatal - bıçak kutusu (*)
    • İngiliz
    • Maun kaplama
    • 4 çekmece + kapak, kadife kaplı
    • Kaidedemonte
    • 41cm. (ayakla birlikte 82cm.) x 36,5x30,5cm.
    (*) Sahibinin verdiği bilgiye göre 1980 başlarında Londra'dan satın alınmıştır.
  • Düğün...
    • İmzalı, 1984,
    • Tuval, yağlı boya
    • 40x45cm.
    _____________ Kayıhan Keskinok (1923, 2015) - Devlet sanatçısı (*)
    • İzmir doğumlu.
    • Çocukluğunun ilk yılları, kaçan düşmanın evsiz barksız bıraktığı, yakıp yıktığı kararmış topraklarda, yanık kiremit kokuları arasında geçti.
    • 1942 yılında girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-iş Bölümü’nü 1945 yılında bitirdi. Enstitüde, resim dalında Refik Epikman ve Malik Aksel’in, modlajda Hakkı İzet’in öğrencisi oldu.
    • 1960 yılında Lozan Güzel Sanatlar Okulu’nda (Ecole des Beaux-Arts) “biçim grameri” üzerine çalıştı.
    • 1962 yılında öğretmen olarak atandığı Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nde “Form ve İnşa” temalı dersler verdi.
    • 1970 - 80 aralığında TRT Televiyonu Artistik Hizmetler Şubesi’nde dekoratör ve müdürlük görevinde bulundu.
    • 1968 yılında İstanbul Opera Binası Sanat Yarışması Resim Mansiyonunu, 1973 yılında 34. Devlet Sergisi Ödülü’nü, Kültür Bakanlığı 50. Yıl Resim ve Heykel Yarışması’nda Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü’nü ve DYO 7. Resim Sergisi Jüri Özel Ödülü’nü, 1976 yılında 37. Devlet Sergisi Ödülü’nü, 1981 yılında Cumhuriyet Senatosu Atatürk Resim Yarışması Birincilik Ödülü ile Kültür Bakanlığı Atatürk ve Devrimleri Resim Yarışması Ödülü’nü, 1994 yılında Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Onur Ödülü’nü, 1999 yılında GESAM Cumhuriyetle Gelenler Hizmet Ödülü’nü almıştır. Sanatçıya, 1998 Yılında Devlet Sanatçısı unvanı verilmiştir.
    • İzmir ve Ankara Resim ve Heykel Müzeleri ile Yugoslavya Potiçelli Kenti Sanatçılar Kolonisi Müzesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve diğer resmi kuruluşlar ile özel koleksiyonlarda yapıtları bulunan sanatçı 1982 yılından 2012 yılı sonuna kadar Galeri Sanatyapım’da kendi adını taşıyan atölyeyi yönetti.
    • 18 Nisan 2015 tarihinde yaşama veda etmiştir.
    • Kayıhan Keskinok, 1945-1950 dönemi eserlerinde Cezanne’ı anımsatan renk geçişleriyle dikkat çekti. 50'li yıllar sanatçının geri dönmeksizin çok figürlü resimlere yöneldiği yıllardır.
    • 1970’lerin sonundan başlayarak figürün yer aldığı mekanı soyutlama denemelerine girişti, resimlerine masalsı öğeler ekledi.
    • 1980’lerde zaman kavramını irdeledi, imgelerin üstüste bindirilmesi tekniğini geliştirdi.
    • Sanat felsefesini, "Görsel bellekten çalışabilmek için en başta, o hareketi yaşamanız gerekir" ifadesiyle tanımladı.
    (*) Keskinok Sanat Vakfı’nın sanatçıya ilişkin tanıtım yazısından özetlenmiştir.  
  • Gravür… Pehlivanlar (Pleuianders Luyteurs) (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm.
    (*) Bu gravür, tespit edebildiğimiz tüm kaynaklarda "güreşçiler" adıyla anılmaktadır. Türkçe çevirilerdeki hatanın sebebi Latin - Batı dillerinde, "yağlı güreş" ve "pehlivan" tabirinin karşılığı olmamasıdır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Pehlivanlar gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • İmzalı, kağıt üzerine sulu boya, 1982 tarihli, 20 x 28 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Bigalı aile koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Şeref Bigalı İlk ve ortaöğrenimini İzmir’de tamamladı. 1944 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne girdi. Burada altı yıl Cemal Tollu Atölyesinde öğrenim gördü. 1950 yılında akademiden mezun olarak Afyon ve İzmir Karşıyaka’da resim öğretmenliği yaptı. 1959-78 tarihleri arasında İzmir Eğitim Enstitüsünde çalıştı. Resim-İş Bölümünün kuruluşunda görev aldı. 1962 yılında Paris’e giderek Ressam Henri Goetz Atölyesine devam etti. Elliye yakın kişisel sergi açtı. Çok sayıda eseri, müzelerde, yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Adına Ankara’da Şeref Bigalı Sanat Galerisi açılan ressam, ayrıca 1986 yılında Devlet Resim Büyük Ödülü, daha sonra ise Türkiye İş Bankası Büyük Resim Ödülünü kazandı. 1976 yılında ilk baskısı yapılan Resim Sanatı adlı kapsamlı kitabı, plastik sanatlar alanında ülkemizde yayımlanan önemli çalışmalardan biri oldu. Biga’da (Çanakkale) toprağa verildi.
     
  • Fransız Sevres tarzı el boyaması porselen vazo. Quentin imzalı. Bir yanında doğal bir manzara diğer tarafında bir çifti tasvir eden dekorasyona sahip kobalt gövde. Altın işlemeli metal bağlar. 19. yüzyıl sonu. 64 cm. (kapaklı)
    Kondisyon: 9/10
    Değerlendirme notu: 1739 sonlarında ve 1740 başlarında Sevr Porselen Fabrikası Vincennes Kraliyet Şatosu'nda açıldı. On altı yıl sonra 1756'da fabrika Paris'in dışındaki Sèvres köyüne ve XV. Louis'nin Versailles Sarayı yakınına taşındı. Avrupa'nın önde gelen porselen üreticisi oldu. Şirket mali zorluklarla karşılaştığında, Kral, hisselerisatın aldı ve şirketin tek sahibi oldu. Fabrika, Fransız Devrimi'nin ardından kamulaştırılıncaya kadar kraliyet ailesinde kaldı. 19. yüzyılın ilk yarısında üretilen objelerin çeşitlilik ve dekorasyon açısından çok zengindi. Sevr fabrikası doksan iki yeni vazo tasarımı üretti. Fabrika bugün hala üretime devam ediyor. Ayrıca Sevr kasabasında belirli sayıda özel atölye kuruldu ve Sevr tasarımlarını üreterek, bu prestijli isimden  yasal olarak faydalanabildi.
     
  • Kapadokya ve güvercinleri...
    • İmzalı, 2007
    • Tuval, yağlı boya
    • 50x60cm.
    ___________   Ekrem Kadak (1957- )
    • 1979 Samsun Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü bitirdi.
    • Anadolu Üniversitesi’nde lisansını tamamladı.
    • 1985’ te başlayan Anadolu Sergileri, 1990 yılından itibaren büyük kentlerde devam etti.
    • Kapadokya’ya coğrafya ve tarihine özel ilgisi vardır. Abdullah Şen’le birlikte "Kapadokya Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması"nı organize etti. Yerli ve yabancı 300’e yakın sanatçıyı buluşturdu.
    • Camaltı resimlerini Kapadokya Uçhisar’da Ekrem Kadak Cam Müze Ev ile sanatseverlere sundu.
  • IC Art Gallery özel koleksiyonundan, sertifikalı... (*)
    • Eser kodu: PRG 0018
    • Eser adı: Gümüş kesme
    • Sanatçı: Yaşar Demir
    • Satış Tarihi: 15 Nisan 2005
    (*) IC Art Gallery, istenildiğinde gümüş kesme hattı herhangi bir zamanda o günkü nominal değer üzerinden ve belirli bir komisyon karşılığında satışa sunmayı veya başka eser / eserlerle değiştirmeyi taahhüt etmektedir.
  • Gravür… Pleuianders Luytants / Pehlivanlar (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: D iij
    (*) Bu gravür, tespit edebildiğimiz tüm kaynaklarda “güreşçiler” adıyla anılmaktadır. Türkçe çevirilerdeki hatanın sebebi Latin – Batı dillerinde, “yağlı güreş” ve “pehlivan” tabirinin karşılığı olmamasıdır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Pehlivanlar gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • 1740 dolaylarında, Philipp Franz Gudenus (1710-1783) tarafından resmedilen, Johann Gottfried Thelot tarafından gravürize edilen ”Galata’dan Haliç Kıyıları manzarası' başlıklı orijinal el boyaması gravür, (18,5 x 14 cm), 6 numaralı folyo... Çok nadir. İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74 m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Optik gravür, kağıt üzerine basılı...
    Provenance: S. E.
    Kondisyon: 7/10 (Gravürün 300 yaşında olmasına bağlı olarak kağıt üzerinde sari lekeler bulunmaktadır.)
    Değerlendirme notu Panoramada yer alan gravürler hakkındaki genel bilgi, bizzat çalışmanın kendisinde bulunabilir: elle boyanmış gravürler, tüm başlıklar benzeri bir düzenle ancak farklı kişilerin elinden çıkmıştır. Panoramanın ilk bölümü Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane, ikinci bölümü Galata’dan Haliç kıyıları, üçüncü bölümü ise Eyüp, Tersane ve Kasımpaşa kıyıları ve çevresini göstermekte olup Üsküdar’dan Eyüp’e kadar geniş bir İstanbul panoraması elde edilmektedir. Altındaki yazılarda, baskı üzerinde numaralandırılmış yerlerin açıklamaları Fransızca ve Türkçe/Osmanlıca olarak yazılmıştır. Panoramanın-sanatçının bakış açısından çizildiği konum; klasik İsveç Sarayı tarzında inşa edilmiş olan İsveç büyükelçiliği ikametgahının çatısıdır. 11 Ağustos 1740 - 4 Mayıs 1741 tarihleri arasında Avusturya büyükelçiliğinde görevli askeri ressam olan P. F. Gudenus’un 14 Şubat 1741 tarihli ziyaret notlarından, bu tarihler arasında bir dönemde çizildiği düşünülmektedir. Referans: Maximilian HARTMUTH, www. univie.ac.at/iefn 2012 JAHRGANG 23 • HEFT 1 + 2
     
  • Crystal St. Louis- Bartholdi Altın işlemeli 6 roze şarap kadehi, 15,5 x 6,5 cm.
    Provenance: A. Ç. koleksiyonu
    Kondisyon: Çok iyi (10/10)
    Değerlendirme Notu: Compagnie des Cristalleries de Saint Louis, 1586 yılında Lorraine'deki Münzthal'de (Fransızca Saint-Louis-lès-Bitche) kurulmuş bir şirkettir. Kökleri 1586 yılına dayanan Fransa'nın en eski cam üreticisi ve kıta Avrupası'nın (1781) ilk kristal cam üreticisidir.1995 yılında Saint-Louis, Hermès Grubunun bir parçası oldu ve zaten prestijli markanın ünü, yeni bir yaratıcı ivme ile daha da arttı. a) "Cristal St Louis France" işareti (daire içinde ve büyük harflerle) 1952/3'ten 1970'lere kadar kullanıldı. b) Sonrasında, "SL" işareti (harflerin arasında çift yatay çizgi bulunan bir daire içinde) kullanıldı.
     
  • İmzalı, 2005 tarihli, kağıt üzerine sulu boya 23 x 23 cm. (42 x 42 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance:
    Işıl Özışık (1939- ) Turgut Zaim, Cemal Bingöl ve Eşref Üren’in öğrencisi oldu. 1963’de arkeoloji öğrenimini tamamladı. Üç yıl süren asistanlık tecrübesinin ardından tamamen sanata odaklandı. 1991 yılından bu yana Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington kentinde yaşıyor. Londra, Marsilya gibi pek çok kentte sergiler açtı.
     
  • Fotoğraf seti, 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başında yaşamış ve Salon de Paris’te eserleri sergilenmiş ressamların nü resimlerini içeriyor. 1920’lerde yayınlanmış, 20 adet siyah - beyaz fotoğraf. Her fotoğrafın arkasında “Salon de Paris” ibaresi ile birlikte ressamın ve eserin adı yer alıyor. Fotoğraflar mavi bir zarfın içerisinde yeralıyor. 9 x 6 cm.
    Kondisyon: 8/10 (Fotoğraflar çok iyi durumda, ancak zarf yıpranmış ve ön kapağı kopmuş durumdadır.)
    Provenance: Körezlioğlu koleksiyonu.
    Değerlendirme notu: Salon de Paris, Paris'teki Académie des Beaux-Arts'ın (Güzel Sanatlar Akademisi) 1667’den itibaren açtığı resmi sanat sergisine verilen isimdir. 1748 ile 1890 yılları arasında Batı dünyasında her yıl veya iki yılda bir düzenlenen tartışmasız en büyük sanat etkinliğiydi. 1667'de, kraliyet onaylı Fransız sanat himayesi kurumu, Académie Royale de Peinture et de Sculpture (Resim ve Heykel Kraliyet Akademisi) ilk yarı halka açık sanat sergisini Salon Carré'de düzenledi. Sergide yer alan eserler, École des Beaux-Arts'ın yeni mezunlarının çalışmalarıydı. 1725 yılında Salon de Paris olarak bilinir hale gelince Louvre Sarayı'nda düzenlenmeye başlandı. Sergiler 1737'de tam olarak halka açıldı. Başlangıçta yıllık olarak, daha sonra tek sayılı yıllarda iki yılda bir düzenlendi. 1748'de önemli sanatçılardan oluşan bir jüri oluşturuldu ve sergilenen eserler bu jüri tarafından seçilmeye başlandı. Böylece Salon de Paris'teki sergi, herhangi bir sanatçının başarıya ulaşması için çok önemli hale geldi. Fransız Devrimi sergiyi yabancı sanatçılara açtı. 19. yüzyılda halka açık bir Salon fikri, büyük ticari salonlarda düzenlenen ve bilet taşıyan halkın davet edildiği, hükümet destekli, yıllık, jürili bir resim ve heykel sergisine dönüştü. Açılış geceleri büyük bir sosyal olay haline geldi. 1881'den itibaren Société des Artistes Français tarafından yönetilmeye başlandı. Aralık 1890'da Société des Artistes Français'in yöneticisi William-Adolphe Bouguereau, Salon'un henüz ödül almamış genç sanatçılardan oluşan bir sergi olmasını önerdi. 20. Yüzyılın başından itibaren birçok sanatçı Salon’un bürokratik ve muhafazakar bir organizasyon olduğunu düşünmeye başladı. Tepki olarak kendi sergilerini düzenlemeye başladılar. Salon d'Automne, Salon des Refusés gibi yeni sergiler ortaya çıktı. Orijinal Salon De Paris sergileri ise bazı kaynaklarda Salon de Champs Elysees olarak anılmaya başlandı. Salon de Paris sergileri, sanat eserlerinin halka sergilenmesinin başlangıcını ifade etmesi yanında, sergilere dair dönemin gazetelerinde yayınlanan yazılar da sanat eleştirmenliği mesleğinin başlangıcını ifade etmektedir. Salon de Paris katalogları sanat tarihçilerinin birincil kaynaklarıdır. Ayrıca 18. yüzyılın başlarında Aydınlanma'nın bir ürünü olan Fransız Salonları, kadınların entelektüel bir nedenle erkeklerle bir araya gelebildiği alanlar olarak kadın özgürleşmesinde de kilit öneme sahiptirler. Müzayedeye sunduğumuz fotoğraf seti, Salon de Paris’te eserleri sergilenen bazı ressamların nü eserlerinden çekilmiş siyah-beyaz fotoğraflardan oluşmaktadır. Bu ressamlardan bazıları ve eserleri şöyledir: C. Maliquet: “La Robe Verte”; M. L. Beguine: “L’Etreinte”; E Quentin-Brin: “Devant l'etre”; J. Scalbert: “Nymphe et Satyre”; J. A .Chantron: “Le Printemps”; Smith Champion: “Nu”; J. Scalbert: “Satisfaite”…
  • Peyzaj, kağıt üzerine sulu boya, imzalı, 28 x 24 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: Bigalı aile koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Şeref Bigalı İlk ve ortaöğrenimini İzmir’de tamamladı. 1944 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne girdi. Burada altı yıl Cemal Tollu Atölyesinde öğrenim gördü. 1950 yılında akademiden mezun olarak Afyon ve İzmir Karşıyaka’da resim öğretmenliği yaptı. 1959-78 tarihleri arasında İzmir Eğitim Enstitüsünde çalıştı. Resim-İş Bölümünün kuruluşunda görev aldı. 1962 yılında Paris’e giderek Ressam Henri Goetz Atölyesine devam etti. Elliye yakın kişisel sergi açtı. Çok sayıda eseri, müzelerde, yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Adına Ankara’da Şeref Bigalı Sanat Galerisi açılan ressam, ayrıca 1986 yılında Devlet Resim Büyük Ödülü, daha sonra ise Türkiye İş Bankası Büyük Resim Ödülünü kazandı. 1976 yılında ilk baskısı yapılan Resim Sanatı adlı kapsamlı kitabı, plastik sanatlar alanında ülkemizde yayımlanan önemli çalışmalardan biri oldu. Biga’da (Çanakkale) toprağa verildi.
     
  • Kapadokya ve güvercinleri...
    • İmzalı, 2007
    • Tuval, yağlı boya
    • 50x50cm.
    ___________ Ekrem Kadak (1957- )
    • 1979 Samsun Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü bitirdi.
    • Anadolu Üniversitesi’nde lisansını tamamladı.
    • 1985’ te başlayan Anadolu Sergileri, 1990 yılından itibaren büyük kentlerde devam etti.
    • Kapadokya’ya coğrafya ve tarihine özel ilgisi vardır. Abdullah Şen’le birlikte "Kapadokya Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması"nı organize etti. Yerli ve yabancı 300’e yakın sanatçıyı buluşturdu.
    • Camaltı resimlerini Kapadokya Uçhisar’da Ekrem Kadak Cam Müze Ev ile sanatseverlere sundu.
  • Gravür... Azamoglan Rusticque - Taşra acemi oğlanı (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm.
    (*) Nicolay desenlerinde ince detaylara yer verir. Gravürdeki acemi oğlanı "taşralı - kaba saba" nitelemesiyle tarif ediliyor.  Osmanlı askere alma mevzuatına göre her dört yılda bir Hıristiyan çocuklardan acemi oğlan devşiriliyor. Acemi oğlanların en yakışıklıları Padişahın emri ile saray hizmetinde kullanılmak üzere haremağaları tarafından eğitiliyor. Yeteneklerine göre meslek sahibi olmaları veya sanat faaliyetlerinde bulunmaları için uygun tarzda yetişmeleri sağlanıyor. Bu tür bir yetişme programına uygun olmayanlar ise sarayın dışına, Anadolu’ya gönderiliyor. “Kaba saba” mizaca sahip bu çocuklar, Türkçeyi öğrenirken tarım ve hayvancılıkta çalıştırılıyor. Taşra acemi oğlanı, dört yıllık süre sonunda İstanbul’a gönderilerek acemi oğlanlar ağasına veya yeniçerilere teslim ediliyor. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. ----+---- "Taşralı acemi oğlan" gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • D.K. koleksiyonu (*)
    • Kağıt
    • Pastel
    • İmzalı, 1987
    • 21.5x31cm.
    (*) Tuncay Betil'in doğumgününe istinaden 15 Temmuz figürü dikkat çekiyor. Betil'in galeri sergisinden satın alınmıştır. Tuncay Betil (1938-1988) ------------ Memur bir babanın dört çocuğundan en küçüğü olarak 15 Temmuz 1938 tarihinde Erzincan'da doğdu. 1957 tarihinde Ankara Kız Teknik Olgunlaşma Enstitüsü'nden mezun oldu. Bu yıllarda kısa bir dönem fotomodellik yapmıştır. Alaylı ressam.. 1965 - 1971 yılları arasında Paris'te özel bir atölyede çalıştı. Ankaralı. Resimlerinde koca gözlü insan figürlerine boyayı tinerle karıştırarak masalsı bir derinlik verdi. Oğluna çok düskündü. Anne-çocuk ve şefkat-sevgi gibi ana-oğul ikilisini tematik karakteristiği haline getirdi. Kitap illüstrasyonları yaptı.
  • 1740 dolaylarında, Philipp Franz Gudenus tarafından resmedilen ve Johann Gottfried Thelott tarafından gravürize edilen 'Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane manzarası' başlıklı İstanbul'un orijinal el boyaması folyo gravür. 'Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane Manzarası, Konstantinopolis" VUË DE TERS=HANA ET KASSIM=PACHA, FAUXBOURGS DE CONSTANTINOPLE ET DE LEURS ENVIRONS SITUÉS À L`ORIENT DE LA VILLE PRINCIPALE Çok nadir, 32,5 x 44 cm. İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74 m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Optik gravür, kağıt üzerine basılı...
    Provenance: S. E.
    Kondisyon: Kondisyon: 6/10 (Gravürde kağıdın yaşına bağlı lekeler bulunmaktadır.)
    Değerlendirme notu: Panoramanın-sanatçının bakış açısından çizildiği konum; klasik İsveç Sarayı tarzında inşa edilmiş olan İsveç büyükelçiliği ikametgahının çatısıdır. 11 Ağustos 1740 - 4 Mayıs 1741 tarihleri arasında Avusturya büyükelçiliğinde görevli askeri ressam olarak İstanbul’da bulunmuş olan Philipp Franz Gudenus’un 14 Şubat 1741 tarihli notlarında, İsveç büyükelçiliği ikametgahına yaptığı ziyaretlerden, Büyükelçilik residans çatısından, muhtemelen bu tarihler arasında bir dönemde çizildiği ileri sürülmektedir. Ana görünümün doğusunda yer imlemede kullanılan rakamlardan örnekler;
    1. Kız Kulesi
    2. İmparatorluk dökümhanesinin bulunduğu Tophane yakınlarında bulunan ağaçlar tarafından kapanmış geniş bir Mezarlık
    3. Eski bir İmparatorluk Sarayı; Kremesi -Kiacheque, Roage Köşkü
    4. Tophane Camii.
    İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Panoramada yer alan gravürler hakkındaki genel bilgi, bizzat çalışmanın kendisinde bulunabilir: elle boyanmış gravürler, tüm başlıklar benzeri bir düzenle ancak farklı kişilerin elinden çıkmıştır. Referans: Maximilian HARTMUTH, www. univie.ac.at/iefn 2012 JAHRGANG 23 • HEFT 1 + 2
     
  • Basra Körfezi ve Kızıldeniz'den Akdeniz ve Hazar Denizine kadar uzanan, Kıbrıs’ın merkezde yer aldığı Osmanlı İmparatorluğu'nun 18. Yüzyılda hüküm sürdüğü toprakların haritası. “Türk İmparatorluğu'nun Avrupa, Asya ve Afrika'daki Vergiye tabi Toprakları” Imperium Turcicum in Europa, Asia et Africa Regiones Propias, Tributarias Clientelares sicut et omnes ejusdem Yapım tarihi: 1720 Basım tarihi ve yeri: 1737, Nuremberg Bakır gravür, kağıt üzerine basılmıştır. Kenar boşlukları dahil 62 x 53,5 cm. El boyaması (orijinal renkli)
    Kondisyon: İyi (8/10) Kağıdın yaşına bağlı kısmi ve rahatsız etmeyecek düzeyde sararmalar vardır.
    Değerlendirme notu: Osmanlı İmparatorluğu'nun (1737) ve vasallarının yanı sıra komşu toprakların (İtalya, Macaristan, İran vb.) renklendirilmiş bir haritası. Ünlü Alman coğrafyacı ve haritacı Johann Baptista Homann (1664-1724) tarafından 1720’de yapıldı. Johann Matthias Hase (Johannes Hasius, 1684-1742) tarafından 1737’de güncellendi. Harita, figürlerin yer aldığı büyük bir kartuşla süslendi. Johann Baptista Homann (1663-1724), ünlü Homann Heirs yayınevini kuran Alman haritacıdır. Hayatının tamamını Bavyera'da, özellikle Nürnberg'de geçirdi. Homann, 1702'de gravür konusunda uzmanlaşmış bir yayınevi kurdu. Firma büyüyerek Almanya'nın önde gelen harita yayıncısı ve Avrupa harita pazarında önemli bir kuruluş haline geldi. J. B. Homann 1715'te, VI. Charles tarafından Kutsal Roma İmparatorluğu'nun İmparatorluk Coğrafyacısı seçildi ve Prusya Bilimler Akademisi'nin üyesi oldu. Kişisel itibarı ve bağlantıları ona, yayınlarını koruyan ve onu müşterilere tavsiye eden imparatorluk basım ayrıcalıklarını kazandırdı. Homann, en çok 1716'da yayınlanan Grosser Atlas Über die Ganze Welt (Büyük Dünya Atlası) ile tanınır. J. B. Homann, 1724'te öldükten sonra, Homann Heirs yayınevi, oğlu Christoph Homanni'ye (1703-1730) geçti. Yayınevi, 1848 yılına kadar Homann Erben adıyla faaliyetine devam etti.
     
  • Kayaya gömülü 8 belemnit fosili… (*) Yüksekliği 60 cm., taban genişliği 15 cm. Belemnitler, 10, 12, 15 cm gibi çeşitli uzunluktadır. Menşei, Fas.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: S. Uğurlu koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Belemnitler, günümüzde kalamara benzeyen, soyu tükenmiş bir kafadan bacaklı deniz canlısıdır. Nautiloidler ve ammonitlerin aksine çok sağlam iç iskeletleri vardı. Düz, mermiye benzeyen gövdeleri ve iri gözleriyle dikkat çekerlerdi. Bir tür jet itici kullanarak hızla yüzüyorlardı. Düşmanlarına karşı ahtapota benzer şekilde siyah mürekkep bulutları püskürttükleri tahmin ediliyor. Belemnitler, Dünya tarihinin Jura ve Kretase olarak bilinen dönemlerinde yaşadılar. Takriben 135 milyon yıl hayat sürdüler. Jura Dönemi yaklaşık 201 milyon yıl önce başladı ve Kretase yaklaşık 66 milyon yıl önce sona erdi. Kretase Dönemi'nin sonunda, aşağı yukarı dinozorların ortadan kaybolmasıyla eş zamanlı olarak belemnitlerin nesli yok oldu. Günümüzde fosil olarak hayvanın kalıntılarının daha sonra kayaya katılaşan tortuya gömülmesiyle oluşurlar. Belemnitler hakkında kuvvetli akademik literatür mevcuttur. Ref: What's belemnites ------------------------------- Belemnites are an extinct group of cephalopod that probably looked like a squid. Unlike nautiloids and ammonites, belemnites had a very solid internal skeleton called a rostrum. Many people will be familiar with belemnite rostra, they are straight, and look rather like bullets. Apart from their shells, palaeontologists have also found some belemnite fossils that show their internal structure and soft parts. These fossils tell us a great deal about the way these animals lived. Belemnites had large eyes, and swam quickly using a form of jet propulsion. Like the octopus they could probably squirt clouds of black ink at their enemies to avoid attack. Belemnites lived during the periods of Earth history known as the Jurassic and Cretaceous; together, these represent a time interval of about 135 million years. The Jurassic Period began about 201 million years ago, and the Cretaceous ended about 66 million years ago. The belemnites became extinct at the end of the Cretaceous Period, at roughly the same time as the dinosaurs disappeared. However, we know a lot about them because they are commonly found as fossils, formed when the remains of traces of the animal became buried in sediment that later solidified into rock. Ref:
     
  • G. Marconi marka,  model 566 radyo ve plakçalar. 1936 İngiliz üretimi ahşap kasa radyo ve plak çalar. Kondisyonu mükemmel ve koleksiyonluktur. 78 × 78 × 51 cm. Radyo ve plak çalar orjinal parçalarla aslına uygun olarak restore edilmiştir, FM ilavesi olmuştur ve çalışır durumdadır.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: B. G. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Marconi, "Kablosuz Telgraf ve Sinyal Şirketi", kablosuz telgrafın mucidi Guglielmo Marconi'nin İngiltere'de kablosuz telgraf patenti almasının ardından 20 Temmuz 1897'de kuruldu. Şirket, 1898 yılında Londra'nın kuzeydoğusundaki Chelmsford'daki Hall Street'te dünyanın ilk radyo fabrikasını açtı ve radyo ve televizyon alanında, 1904'te diyot vakum tüpü (Fleming), 1907'de ilk transatlantik radyo yayını, yüksek frekansa ayarlanmış yayın, British Broadcasting Company'nin kurulması (BBC), Kısa Dalga yayını, radar, Televizyon yayını gibi en önemli ilerlemelerin bazılarına imza attı.
     
  • Duralit üzerine yağlı boya. tarihsiz (Muhtemelen 1900'lu yılların başı... Erken dönem), Osmanlıca imzalı peyzaj, 18 x 15 cm. (26 x 23 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: G.B. Koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Osman Asaf (Bora) (1868-1938) Saraybosna’da doğdu, 20’li yaşlarında Sanayi-i Nefise Mektebi’ne kaydoldu. İlk öğrencileri arasında bulunduğu Sanay-i Nefise’den mezun olan sanatçı, Osmanlı’daki ilk sanatçı topluluğu olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurucuları arasında bulundu. Cemiyetin yayın organı olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti mecmuasının sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Savaşın yaşandığı dönemde, Balıkesir, Bandırma’da Belediye Başkanlığı yaptı. Cumhuriyet döneminde Numune-i Terakki Mektebi’nden başlayarak birçok rüştiye ve lisede resim öğretmenliği yapan sanatçı, 1932 yılında Pertevniyal Lisesi’nden emekliye ayrıldı. Osman Asaf, ölümüne yakın çıkarılan soyadı kanunu gereği Bora soyadını aldı. 1935 yılının Kasım ayında, Kadıköy Kızıltoprak’taki evinde vefat etti. Osman Asaf Bora’nın resimlerinde konularının çıkış kaynağı doğadır. Manzaralarını açık havada gözlemleyerek resmetmektedir. Bu bakımdan, Hoca Ali Rıza kuşağının tarihsel ve kırsal doğayı betimleme eğilimine Osman Asaf’ın da kendine özgü renk zenginliği ile katıldığı söylenebilir. İstanbul’un doğasından yapmış olduğu manzaralar, Osman Asaf’ın en önemli yapıtlarını oluşturmaktadır. Sanatçı İstanbul semtlerini, eski konakları, ağaçlı yolları, kayalıkları titiz bir tasvir duygusuyla saptamıştır. Genellikle çalışmalarında figüre çok az yer verir. Sınırsız bir boşluk içinde uzayıp giden doğa kadar cami, türbe, çeşme, harabe, köprü, konak, kız kulesi gibi mimari yapılara da resimlerinde yer verir. Yağlıboya tekniğini erken dönemde çalıştığı eserlerinde daha çok tercih etmiştir. Sağlık sorunları sebebi ile daha sonraki eserlerinde suyla karıştırılan ve kokusu yağlıboya kadar yoğun olmayan guaj ve suluboya tekniğinde çalışmalar yapmıştır. Uyguladığı teknikler her biri kendi içinde ayrı bir değer taşımakla birlikte suluboya tekniğinde yapmış olduğu eserlerle farklı bir yetkinlik gösterir.
     
  • Kapadokya...
    • İmzalı, 2007
    • Tuval, yağlı boya
    • 50x50cm.
    ___________ Ekrem Kadak (1957- )
    • 1979 Samsun Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü bitirdi.
    • Anadolu Üniversitesi’nde lisansını tamamladı.
    • 1985’ te başlayan Anadolu Sergileri, 1990 yılından itibaren büyük kentlerde devam etti.
    • Kapadokya’ya coğrafya ve tarihine özel ilgisi vardır. Abdullah Şen’le birlikte "Kapadokya Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması"nı organize etti. Yerli ve yabancı 300’e yakın sanatçıyı buluşturdu.
    • Camaltı resimlerini Kapadokya Uçhisar’da Ekrem Kadak Cam Müze Ev ile sanatseverlere sundu.
  • D.K. koleksiyonu (*)
    • Kağıt
    • Sulu boya
    • İmzalı, 1987
    • 25x19cm.
    (*) DK, henüz çiçeği burnunda bir koleksiyoner iken Betil'i evinde ağırlar. Betil hatıra olarak defter kağıdına müzayede sunduğumuz eseri yapar. ------------------------ Tuncay Betil (1938-1988) Memur bir babanın dört çocuğundan en küçüğü olarak 15 Temmuz 1938 tarihinde Erzincan'da doğdu. 1957 tarihinde Ankara Kız Teknik Olgunlaşma Enstitüsü'nden mezun oldu. Bu yıllarda kısa bir dönem fotomodellik yapmıştır. Alaylı ressam.. 1965 - 1971 yılları arasında Paris'te özel bir atölyede çalıştı. Ankaralı. Resimlerinde koca gözlü insan figürlerine boyayı tinerle karıştırarak masalsı bir derinlik verdi. Oğluna çok düskündü. Anne-çocuk ve şefkat-sevgi gibi ana-oğul ikilisini tematik karakteristiği haline getirdi. Kitap illüstrasyonları yaptı.